SON DAKİKA

Anketler üzerine

Bu haber 19 Şubat 2014 - 10:34 'de eklendi.

Partilerin veya adayların, her seçim öncesinde sarıldığı en büyük silah anketlerdir.

Kimi zaman partili gençlere, kimi zaman anlaşmalı ajanslara yaptırılır. Elbette bu işi objektif olarak yapanlar da vardır ama doğrudan bir partiye dayanan anketler her zaman şaibe kokar. Nitekim geçtiğimiz iki haftanın gündem maddelerinden birisini de ulusal bir bir gazetenin yöneticileri arasında yapıldığı iddia edilen ‘MHP’nin oylarını 2.5 puan düşürüp BDP’nin oylarını yükseltelim” sözleri oluşturdu.

Kamuoyu, anketleri tartışırken ben de konuyla ilgili birkaç anıyı paylaşayım istedim.

Kapı kapı dolaştılar ama

Yıl 1989…

Manisa’da ara seçimler var. Birinci ve ikinci bölgeden birer milletvekili seçilecek.

Gazetenin bir, iki elemanını Manisa’da anket yapmakla görevlendiriyor. Hayatlarında ilk kez anket yapacak olan gazeteciler, ellerine tutuşturulan formlar ile kapı kapı dolaşıp çalışma yapıyor.

Kendilerini işlerine öylesine veriyorlar ki sanki kırk yıllık anketörler… Bir hafta süren çalışma sırasında üç bine yakın insanla görüşülüyor. Çıkan sonuca göre bölgelerin birisinde Sümer Oral’ın, diğerinde Ümit Canuyar’ın seçimi kazanacağı görülüyor.

İki gazeteci görevlerini gönül huzuru ile yapmanın mutluluğu içinde merkeze gelip sonucu görevlilerin önüne seriyor.

İlk tepki idare müdüründen:

Mümkün değil…

İkinci bölgeyi bilemem ama birinci bölgeyi filanca kazanacak. Filanca dediği de tayyareci aday…

İkinci tepki genel yayın yönetmeninden (Aşağılayıcı bir tavırla)

Bunlar zaten anketör değl ki…

Ne anlarlar anketten… Kabahat bizde. Niye bunları görevlendirdik ki!..

Üçüncü tepki reklam müdüründen:

Sonuç böyle çıkarsa yandık. Filanca parti kaybederse reklam paralarını da alamayız…

Hayatlarında ilk kez anketörlük yapan iki gazeteci, suç işlemiş gibi başlarını öne eğiyor, asli görevlerine dönüyor. Gazete de günlerce anonsunu verdiği, duyurusunu yaptığı anketin sonucunu bir türlü yayınlayamıyor

Bir süre sonra seçimler oluyor. Sandıklardan Doğruyol Partisi adayları Sümer Oral ve Ümit Canuyar birnci çıkıyor. İdare müdürü, genel yayın yönetmeni ve reklam müdürünün banko gösterdiği diğer partinin adayı umudunu sonraki seçime taşıyor..

Anketörlük yapan ik gazeteci, kendilerini Manisa’da anket için görevlendiren müdürlerine, ‘’Gördünüz mü bak… Bizim sonucumuz milim sapmadı’’ diyecek oluyor. Müdürleri, ‘’Fazla kurcalamayın, yukarısının işlerine sizin aklınız ermez’’ diyerek kendilerini susturuyor.

‘’Birkaç puan yükseltin’’

Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kurduğu ANAVATAN ile İsmail Cem’in kurduğu YTP’nin henüz ‘siyasi mevta’ olmadığı dönemde bir gazete seçim öncesi anketi yapıyor. Oraya buraya kutular yerleştirilip vatandaşın tercihi soruluyor.

AK Parti, CHP, MHP oyları toplarken, ANAVATAN ve YTP’ye oy çıkmıyor. İki parti yüzde bir, yüzde iki civarında oy alıyor. Ama iki partinin yöneticisi de personelin ‘Şizofren’ diye isim taktığı genel yayın yönetmeninin arkadaşı…

‘Şizofren’ ikide bir kendisine telefon eden iki partiliye, ‘’Millet, size sırtını dönmüş. Size oy moy yok’ diyemiyor, alttaki müdürüne ANAVATAN ile YTP’nin oylarını biraz yükseltin’’ talimatını veriyor. İki partinin yerlerde sürünen oy oranı, sihirli bir dokunuş ile birden yüzde 5-6’lara tırmandırılıyor… Yüz oranını tutturmak için de yüksekteki partilerden birer ikişer puan tırpanlanıyor. Ertesi gün de “Gazetemizini objektif bir şekilde yaptığı ankete göre…” denilerek sonuç açıklanıyor.

Çakma dernekler platformu

Türkiye tarihinin kırılma noktalarından 2010 referandumu öncesinde, Ege’nin büyük bir ilçesinde, aynı kişiler, aynı kişilerin çevreleri tarafından dandik isimlerle bir sürü çakma dernek kuruluyor. Hani polis denetimini kırmak için kumar oynatılan yerlere ‘Kümes hayvanlarını koruyup kollama derneği’ , ‘Sokak köpeklerini kemikle besleme derneği’ , “Bilmem ne köyünü geliştirme, kalkınma derneği’ gibi tabelalar asılır ya; söz konusu ilçede bunlara benzer isimlerle 40’ın üzerinde dernek kuruluyor. Ardından bu çakma derneklerden çakma bir platform oluşturuluyor.

Ertesi gün basın açıklaması yapılıyor. “40 küsur sivil toplum örgütünün bir araya gelmesiyle oluşturulan bilmem ne platform, referandumda evet veya hayır yönünde oy kullanılması için karar almıştır. Kamuoyuna duyurulur.”

Millet de çakma isimlerle kurulan derneklerin oluşturduğu ‘bilmem ne platformunu’ ipe sapa gelir bir kurum sanıp ardına takılıyor.

İradenizi dinleyin

Şimdi de genel seçim kadar önemli gösterilen, oysa sadece kentleri yönetecek başkan ve meclis üyelerinin seçileceği bir yerel seçim öncesindeyiz. Her sabah kalktığınızda yeni bir anket sonucu ile karşılaşabilirsiniz. Birisinde AK Parti’nin, diğerinde CHP’nin oylarının yüksek olduğunu görürsünüz.

MHP veya BDP’yi seçime ortak gösteren rakamlarla da karşılaşabilirsiniz. Bana sorarsanız kamuoyunu yönlendirmeyi, özellikle de henüz tercihini belli etmemiş yüzer-gezer oyları etkilemeyi amaçlayan bu anketlere kulaklarınızı tıkayın, kendi iradenize güvenin. Önce adayı, sonra partisini, sonra ne yapıp yapamayacaklarını değerlendirip oyunuzu ona göre kullanın. Unutmayın, oyunuz kutsaldır. Onu başkalarının yönlendirmesine fırsat vermeyin, kendi iradenizi dinleyin.

HAYAT DERSLERİ

İnsan, özgür bir iradeye sahip olduğu içindir ki, çobanını seçme hakkı olmayan koyundan üstündür.

Ahtapot Avcısı’ndan

Ahtapot Avcısı, geçtiğimiz günlerde bir dostunu işyerinde ziyarete gitmiş. Aralarındaki sohbet derinleşirken, işyeri sahibinin hanımının bilgisayarda kısa sureli bir işlem yaptıktan sonra internet bağlantısını sağlayan modemi ikide bir kapatıp açtığını görmüş.

“Hayrola, bu ne iş” der gibi arkadaşının yüzüne bakmış. Gülülümseyen dostu, “Hanımın modemi niye açıp kapattığını merak ettin galiba? Söyleleyim. Bir site halka açık ankete başlamış. Malum bu tür anketlerde aynı bilgisayardan sadece bir kez giriş yapılabilir. Bizim hanım ise işin şifresini çözmüş. Meğer modemi tekrar tekrar kapatıp açarsan, her defasında yeniden oy kullanılabilir ve systemi yanıltabilirmişsin. Bu yüzden sabahtan beri 100-150 kez aç-kapa yaptı. Sonuçta anketi kendine göre yönlendirmeyi başardı…”

Bu açıklamanın ardından ne yapsın Ahtapot Avcısı… “Aklım ermiyor bu tür eksandirik işlere, ben en iyisi teknemle Kokar’a doğru açılayım, bakarsın iki ahtapot yakalarım” diyerek dükkandan uzaklaşmış.

DJ Mert neden Bodrum’da çalışıyor?

Şimdiki gençler bilinçli.

Hepsi de ne yaptıklarını, ne yapacaklarını gayet iyi biliyor.

Ürkmezli Mert Aksay da bu bilinçli, pırıl pırıl isimlerden birisi…

Kendisiyle sohbet ederken Bodrum Gümbet’te DJ’lik yaptığını, Nisan-Ekim ayları arasında Bodrum’da çalıştığını söyledi.

“Madem ailen Ürkmez’de yaşıyor. Burası da turizm bölgesi neden burada çalışmıyorsun. Burada kendinize ait bir mekan da açabilirsiniz” diyecek oldum.

“O zaman iflas ederiz. Sadece ben değil, ailem de çöker” dedi. Ardından ekledi:

“Turizmci Soner Değerli de gazetenizdeki açıklamasında önemli bir konuya dikkat çekti. Ürkmez ve Doğanbey, kağıt üzerinde turizm bölgesi görülüyor. Ama gerçek hiç de öyle değil.

Burada yazlıkçı sorunu var. Müziği biraz açsanız, işyerinizde bulaşık yıkarken birazcık gürültü çıkarsanız hemen Seferihisar Belediyesi’ne hatta Büyükşehir Belediyesi’ne şikayette bulunurlar. Zabıta da gelir, müzik yayınınızı durdurur, eğlenceyi yarıda keser.

Israr ederseniz ceza yersiniz. Yazlıkçılar buraya eğlenmeye değil, Doğanbey ve Ürkmez’i sessizleştirmeye geliyor. Siz olsanız burada müzikli mekan açar mısınız?”

Sustum kaldım. Çoğu emekli olan yazlıkçıların zaman zaman sorun yarattıklarını biliyordum ama esnafı böylesine canından bezdirdiğinin farkında değildim. Genç kardeşim, önümüzdeki aylarda yaşamaya başlayacağımız bir sorunu şimdiden beynime yerleştirdi.

Ne de olsa ne yaptığını, ne yapacağını bilen, büyüklerine gurur veren günümüz gençlerinden…

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.