SON DAKİKA

Asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri

Bu haber 12 Şubat 2010 - 17:21 'de eklendi.

İlk kez Seferihisar dışından bir haber yazmak geldi içimden…
Nedeni de, “Her insan evinin önünü temizlerse ülke tertemiz olur” düşüncesi ile her zaman kendi evimin önüne bakıyor olmam…

Bu konu da kendi evimin önünü ilgilendirdiği için ilk kez genel bir yazı yazmaya karar verdim..

Neden evimin önü?

Çünkü ben ve iki oğlum, her Türk vatandaşı gibi vatan için Türk Silahlı Kuvvetleri’nde vatani görevimizi yaptık. Bundan sonra da yaşımız ne olursa olsun, her zaman vatanımız için görev yapmaya ve vatanımızı korumaya kanımızın son damlasına kadar hazırız…

Bir yakınımın subay olmaya hazırlandığı şu sıralar, bir subayın ne kadar zorluklarla ve ne kadar emek verilerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nde göreve hazırlandığını iyi biliyorum.

Bu uzman rütbesi de olabilir, assubay rütbesi de, hiç fark etmez…

Son günlerde haberlerde görüyoruz, “Şu albay tutuklandı, bu albay intihar etti…”

Bir Türk vatandaşı olarak bu durum benim öyle ağrıma gidiyor ki…

Çok iyi biliyorum ki bizim askerimiz gururludur. Komutanı, askerine “hücum” dediğinde ölümü pahasına ileri gider. Dahası sadece asker değil, her Türk vatandaşı da kadınıyla erkeğiyle vatanı için kanının son damlasına kadar savaşır.

Her Türk vatandaşı Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı birer askerdir..

Ancak başta komutan olmayınca her Türk vatandaşı asker olmuş neye yarar ki…

Ülkemizin dört bir yanı sahte dostluklarla dolu olduğu da bilinen bir gerçek…

Bu güzel ülkemizde ve çok zor şartlar altında yetişen albaylarımızı, general rütbesine kadar yükselen komutanlarımızı son aylarda öylesine kolay karalıyoruz, öylesine onurlarıyla, gururlarıyla oynuyoruz ki…

Bu karalama kampanyalarını yürütenlere önce Allah, sonra da Türk halkı mutlaka cevaplarını verecektir. Bu konuda bir Türk olarak umutlarımı hiç yok etmedim, etmeyeceğim de…

Asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri dediğimde yine evimin önüne gelelim…

Seferihisar’ı göz önüne alalım ki (Pek çok sahil kesimlerimizin sorunu..) Seferihisar’ın güney bölgesi, yani Akarca’dan Doğanbey’e kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tatbikat alanı…

Kuzeyde Seferihisar, doğuda Kavakdere ve Orhanlı köyü, kuzeydoğuda da Beyler köyüne, güneyde Doğanbey sınırına kadar olan alan askeri bölge…

Bu bölgede yılda bir kez on beş günlüğüne tatbikat yapılıyor. Bir zamanlar Yunan tehdidine karşı tatbikat alanı ilan edildi, öyle de devam edip gidiyor.

Buraya kadar tamam..

Peki Seferihisar’ın Düzce köyüne bağlı Azmak mezrası niçin askeri bölge?..

Burayı da geçelim!

Camikebir mahallesi Paşa Çiftliği’ne giderken, yolun sağında ve solunda etrafı çevrilmiş yüzlerce dönüm arazi var ve bu alanda da “Askeri Bölge” levhaları bulunuyor. Bu niye?

Diyelim ki bir gün gelir Türk Silahlı Kuvvetleri bu alanı, alay veya tabur oluşturmak amacıyla kullanabilir.

Peki bunun uygulanması, binlerce dönüm alanı kapsayan Doğanbey tatbikat alanında niçin düşünülmez de Seferihisar’ın kuzeyinde ve Seferihisar’ın gelişecek alanı muhafaza altına alınır!

Seferihisar’ın yukarıdan bir fotoğrafını çekelim ve sivil yerleşim alanları ile askeriyeye tahsis edilen alanlara bir göz atalım. Sonra da ister asker, ister sivil olarak elimizi çenemize koyalım, bir düşünelim…

Bir savaş anında tüm mal varlığımız bu vatan için feda edileceğine göre Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu kadar alanı kapatmasının anlamı nedir Allah aşkına…

Yukarıda da belirttiğim gibi ülkemizin dört tarafında güvenilir komşularımız olmadıkça her Türk vatandaşı yaşı ne olursa olsun her zaman askerdir.

Ancak askerin de, yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de kendisini sivil halktan kopuk veya ayrıcalık hanesine tabi tutmaması gerekmez mi..?

Ben bir Türk vatandaşı olarak doğrusu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bazı uygulamalarını anlayamıyorum. Lütfen anlayan biri varsa bana anlatsın…

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.