Seferihisar Emlak

Osmanlı döneminde su şebekesi olmadığı için umumi tuvaletlerin önünde ibrikçiler görev yaparmış. Bunlar boşalan ibrikleri doldurup sıkışık halde helaya koşanlara uzatırlarmış.

Sahip oldukları yetkiye sahip çıkmak için de ‘’O ibriği alma, ötekini al’’ türünden uyarılarla kendilerinin bir matah olduğunu ima ederlermiş. İbrikçi başı ise bunların en yetkilisi yani padişahın ibrikçisi imiş.

İbrikçi başlık önemli bir makammış. Çünkü yedi cihana nam salan hünkarın poposunu gören tek kişiymiş…. Günümüzün ibrikçi başları ise erk ve makam sahiplerinin peşinden koşar, onların üzerinden gelecek hayalleri kurarmış…

Şimdi gelelim ibrikçi başlıkla bağlantılı konumuza…

Aziz Kocaoğlu’nun kameraların karşısına geçip “Bir daha aday olmayacağım” açıklamasını yaptığı dakikalarda Tunç Soyer belediye meclisi toplantısındaydı.

Kocaoğlu’nun açıklamasını duyan ibrikçi başları birden belediye meclisi kapısında peydah oldu.

Tunç Soyer kapıdan çıktığında hep beraber, “Tebrikler başkan” diye bağırdılar.

Tunç Soyer, neyin tebriği olduğunu anlamadan kapıdaki ibrikçi başlarının yüzlerine baktı ve, “Neyin tebriki bu” dedi.

İbrikçi başları hep birlikte, “Başkanım, Aziz Kocaoğlu tekrar aday olmayacakmış! Sizin büyükşehir adaylığınız kesinleşti” dediler.

Tunç Soyer, bu tür soytarıların yabancısı değildi. İbrikçi başlarının yüzüne hafifçe gülümsedi ve makamına geçti.

Soyer bu tür soytarıların yabancısı değildi ama yine de biraz sabırsız davranıp İzmir medyasına, “Aziz Kocaoğlu aday değil ise ben adayım” açıklaması yaptı.

Bu açıklama, bizim ibrikçi başlarını biraz daha heyecanlandırdı.

Soyer’in adaylığı ile birlikte Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanlığı hayalleri depreşen ibrikçi başılar, bazen eşleriyle bazen arkadaş grubu ile İzmir’e koşup Büyükşehir Belediyesi’ne ait lojmanların önünde karargah kurdular. Kimi denize nazır kimi dağ manzaralı dairelerden seçti. İbrik taşımaktan popoları terleyenler ise püfür püfür rüzgar alan lojman aradı.

KOCAOĞLU’NUN AÇIKLAMASI, SEFERİHİSAR’I BAŞKA NASIL ETKİLEDİ

Tunç Soyer’in İzmir Büyükşehir’e gideceğini duyan pek çok isim, “Nihayet Soyer’den kurtulduk da önümüz açıldı” düşüncesiyle belediye başkan aday adaylığına soyundu.

Bunlardan bazıları, “Ben bu işi becerebilirim” düşüncesiyle hareket ederken bazıları da belediye meclisi üyeliğini garantilemek amacıyla bu hamleyi yaptı.

Şimdiden kendisini belediye başkanı ilan edenler de az değil hani…

Bu isimler, ‘’Arkamda Tunç Soyer var’’ diyerek Başkan’dan icazet aldıkları havasını yayıyor. Bunların kendilerini şimdiden belediye başkanı ilan etmeleri de yeterli gelmiyor. Ulufe gibi başkan yardımcılığı ve daire müdürlüğü dağıtımı yapıyorlar. Başkan yardımcılığı veya daire müdürlüğü ile taltif edileceklerini düşünenler de seçime daha altı ay varken koltuk düşü görüp her gün sinekkaydı tıraş oluyor, takım elbiseyle dolaşıyor.

Hiçbiri,; “Tunç Soyer’in büyükşehir adaylığı yatar da tekrar Seferihisar aday olursa bizim prestijimiz ne olur’’ diye düşünemiyor.

Son cümlem.

Belediye başkanı da olsan, belediye meclisine de girsen şimdiye kadar nasıl göründüysen öyle kal be arkadaşım!

Hani bir deyim vardır!, “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol..” Aksi takdirde bu halk sizi suyun başına kadar getirir ama damla su vermeden geriye de döndürür.

Burası Seferihisar arkadaşlar, Seferihisar….