6 Temmuz, rahmetli Nesin’in vefatının 18’inci ölüm yıl dönümü…

Kendisini rahmetle anıyor ve aydın camiamızın da ölüm yıl dönümünde en azından atacakları tweetlerle büyük ustayı anacaklarını tahmin ediyorum…

AKP ‘’YERELİ GÜÇLENDİRECEĞİZ’’ SÖZÜNÜ TUTMADI!

AKP göreve gelirken ‘’Yetkileri yerele vereceğiz, yerel yönetimleri güçlendireceğiz’’ demişti.

Ancak bu sözünü tutmadı. 23 Temmuz 2004’te yayımlanan Resmi Gazete’deki kararla ilçelerin tamamını Büyükşehir’e bağladı. 2009 yılında bakanlar kuruluna verilen yetki ile beldeler ilçeye, ilçeler de büyükşehir belediyesine katıldı.

Bu yetmezmiş gibi Nisan 2014’te mahalleye çevrilen köyler ilçelere bağlandı. Böylece köyler mahalle oldu, Büyükşehir’e bağlı ilçelerin de tüm yetkileri büyükşehir belediyelerine verildi.

GELELİM SEFERİHİSAR’A

Son dönemde Seferihisar’da yaşanan tüm olumsuzluklar Tunç Soyer ve yönetimine yıkılmak isteniyor!

Nedir bu olumsuzluklar?

Bazı vatandaşlar, Turabiye Mahallesi’nin yapılaşmasını Suriye’nin Münbiç sokaklarına benzeterek yapılaşmanın çok kötü olduğunu öne sürüyor, “ Seferihisar Belediyesi bu yapılaşmaya niçin müdahale etmiyor?” eleştirisini yöneltiyor.

Halbuki Seferihisar Belediyesi’nin bu yapılaşmaya zerre kadar müdahale etme yetkisi yok!

Bir vatandaşın inşaatı durdurulduğunda mahkemenin belediyeyi maddi cezaya çarptırabileceği bilinmiyor.

Çünkü imar planını değiştirme yetkisi Büyükşehir Belediyesi ve Çevre Bakanlığı’nda…

SOKAK VE CADDELERDE YÜRÜNMÜYOR ELEŞTİRİSİ!

Bugünlerde Seferihisar’ın cadde ve sokaklarında çocuk veya pazar arabasıyla yürümeniz neredeyse imkansız!

Seçime gidiyoruz ya bir yandan Telekom, diğer yandan doğalgaz şirketi kazdıkça kazıyor.

Bu arada tesadüf müdür kasıt mıdır bilinmez, Büyükşehir de pis su boruları döşemek için Sığacık yolunu kazdıkça kazıyor.

Seferihisar Belediyesi ise olan biteni izlemek zorunda kalmasına rağmen toz kalkmasın diye süpürme ve sulama işlerini yürütüyor!

Çünkü yapabileceği başkaca hiçbir şey yok!..

Zaten Büyükşehir’in ilçe belediyelerine gönderdiği “Bizden habersiz açılan çukurları kapatmayın ” yazısı da dosyada duruyor.

GELELİM TUNÇ SOYER VE YÖNETİMİNE!

Belediyecilik yarı siyasi bir makam olduğu için insanları memnun etmek zor zanaattır. Hele hele belediye başkanlığını yürütmek çok daha zordur. Çünkü belediyeye gelen herkes öncelikle karşısında belediye başkanını görmek, başkan ile çay-kahve içmek ister.

Bu, toplumumuzun genel bir eğilimidir. Yani belediye başkanı, makamına gelen her vatandaşı memnun etmek zorundadır…

Ama bu da başka bir sorunu ortaya çıkarır. Belediyenin tüm icraatlarını müdürler yerine tamamen belediye başkanı üstlenirse belediye başkanı diğer işlere zaman ayıramaz ki…

Tunç Soyer, bu yoğunluğa rağmen 9 yılı aşan görev döneminde tüketici pazarları ve Can Yücel Tohum Merkezi öncülüğünde tüm Türkiye’ye örnek oldu. Üreticilerimizi yerli tohumlara yönelterek doğal ve geleneksel üretime önder oldu.

Ancak görevde bulunduğu 9 yılda belediyeye 400’ün üzerinde eleman almasına rağmen bir türlü iskelet kadrosunu kuramadı. Hamit Nişancı döneminden kalan isimler ile belediyeyi yönetmeye çalıştığı için vatandaşı ve taraftarlarını mutlu edecek icraatlar yapamıyor.

Son Güncelleme : 06 Haziran 2018 12:08