SON DAKİKA

Başkanlardan çok şey öğrendim, siz de öğrenin

Bu haber 04 Aralık 2012 - 15:26 'de eklendi.

Yaşam bir bina gibi… Dünyaya gözlerinizi açtığınız andan itibaren sürekli bir şeyler öğreniyor, her gün de üzerine birkaç tuğla koyuyorsunuz. Ben de hayatta pek çok şey öğrendim.

‘Artık, kemale erdim, her şeyi biliyorum’ dediğim bir dönemde 12 Eylül İhtilali’nden sonra başkanlık koltuğuna oturan Cumhur Gürüz ile tanıştım. Ondan ‘kin tutmamayı’ ve ‘insanlar arasında ayrım yapmamayı’ öğrendim. İki konu bana çok şey kazandırdı.

Gürüz hakkında ağır, bazen de hakarete varan ölçüde haberler yapsam da ofisime çay, kahve içmeye gelir, ‘Basın özgürdür’ derdi. Akşamları da sık sık beraber olurduk. Yani ‘O haberi yaptın ha! Ben sana sorarım’ edasını taşımaz, kin tutmazdı…

Ruhu şad olsun…

Cumhur Gürüz’ün bir hayali vardı. Karakayalar’dan Sığacık’a yol açmak istiyordu. Ama o yıllarda yapamadı. Bu hayali 24 yıl  sonra Tunç Soyer gerçekleştirdi…

Daha sonra başkanlık görevini Etem Çalış üstlendi. Etem Çalış’tan dürüst yöneticiliğin nasıl olduğunu öğrendim.

Kul hakkı yememenin, devletin bir kuruş parasını ziyan etmemenin nasıl bir erdem olduğuna tanık oldum.

Çalış’tan sonraki 10 yılı yazmama gerek yok. O on yıl içinde belki olumlu yönde bir şeyler öğrenmedim ama kötü yöneticiliğe, koskoca bir ilçenin çok önemli yıllarının basiretsizce nasıl heba edildiğine tanık oldum. Dişe dokunur bir hizmet üretmeden, ‘Bizim oğlan’ , ‘Sizin evladınız’ teraneleriyle insanların nasıl kandırıldıklarını gördüm.

Sadece saraylarda, padişahların çevresinde var olduğunu sandığım soytarı, şarlatan ve düzenbazların, alt birimlerdeki erk sahiplerinin çevresine de kümelendiklerine, yalamalıkta, yağcılıkta ne kadar ustalaştıklarına tanık oldum.

Tunç Soyer başkan seçildikten sonra bu soytarıları belediyeden uzaklaştıracağını düşünmüştüm. Fakat o, Cumhur Gürüz’ün hoşgörülüğünden, Etem Çalış’ın dürüstlüğünden aldığı feyz ile hiç kimsenin kılına dokunmadı, ‘Onun ekibi, bunun ekibi’ demeden herkesle çalışmayı sürdürdü. Kendisini destekleyen, oy veren kişilerin ‘Geçmişten intikam alma’ beklentilerine hiç prim vermedi.

Onun bu tavrı sayesinde soytarı, yalaka dediğimiz insanlar, asli görevlerinin kamuya hizmet olduğunu anladı, bizim de onlara bakışımız değişti. Zamanla selamlaşır, sohbet eder olduk. Onların da günahlarıyla, sevaplarıyla birer insan olduklarını fark ettik.

Tunç Soyer’in işini yapan, akıllı olanı, iş ve proje üretenleri sevdiğine tanık olduk.

Tunç Soyer’i yakından tanıyanlar bilir. Soyer bir arkadaş sohbetine katılır. Sohbetin önemine göre güler, şakalaşır, cevaplar verir ama önemli konular bittiğinde ve sohbet yozlaştığında saatine bakar ve “Arkadaşlar benim hemen gitmem lazım” der. Çünkü daha sonraki dakikalar, karşılıklı bilgi edinme açısından verimli geçmeyecektir.

Tunç Soyer üç konuyu asla affetmez. Dördüncü konuya ölümüne tahammülsüzdür.

1.Yalan söyleyeni sevmez.

2.Arkadan konuşandan hoşlanmaz.

3.Kamu malına zarar vereni affetmez.

Dördüncü madde olarak da bayanları taciz eden, sözle, telefonla veya başka şekillerde kadınlara rahatsızlık verenleri ebedi olarak kitabından siler, yok kabul eder.  İşte bu madde Tunç Soyer için ölüm fermanıdır.

Tunç Soyer dönemini zaman zaman Cumhur Gürüz dönemine benzetsem de o yılların nüfus yapısıyla günümüzün nüfus yapısı karşılaştırıldığında Soyer döneminin biraz daha zor olduğunu, ancak onun her kesime, her topluma içten yaklaşımıyla bu zorluğu aştığını görürüz.

Son cümlem:

Ben başkanlardan çok şey öğrendim. Seferihisarlılar, özellikle de gençlerimiz Soyer’den çok şey öğrenebilir.

Tabii ki kendileri için büyük şans olan bu fırsatı kullanmak isterlerse…

Buna biz yaştakiler de dahildir….

mustafa@seferihisar.com

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.