SON DAKİKA

Belediye’nin asli görevleri ve Seferihisar’da demokrasi

Bu haber 02 Kasım 2010 - 17:38 'de eklendi.

Seferihisar’ın yerli halkı belediye tarafından düzenlenen etkinliklere ve sosyal faaliyetlere fazla önem vermiyor, “Belediye etkinliklere önem verdiği kadar asli görevi olan icraatlara da önem versin” diyor.

Bu eleştirilere hak vermemek elde değil.
Gerçekten de, Tunç Soyer iş başına geleli bir buçuk yılı geçmesine rağmen şehir içindeki sorunlara bir gram bile el atılmadı.

Şehir içindeki sorunların başında trafik ve kaldırım işgalleri geliyor. Şehir içinde kaldırımlardan bir yayanın yürüyebilmesi için adeta cambaz olması gerekiyor. Çarşı merkezinde işyeri bulunan esnaf sadece kaldırımları değil, yolları, ana caddeleri de işgal etmiş durumda…

Zabıtanın varlığı ile yokluğu belli değil! Ya da siyasi baskılardan bunalan zabıta etkisizleştirildi. Artık işin orasını belediye yönetimi biliyor..

Bizim gördüğümüz Seferihisar’da zabıta teşkilatının asli görevini yapmadığı veya yapamadığıdır..
Seferihisar merkezine ve ana caddelerine yukarıdan bakıldığında, bazı evlerin balkonlarına sardunya çiçeklerinin konulmasının dışında önemli bir değişiklik de olmadığı yönündedir.
Geçtiğimiz hafta Başkan Soyer’e tam bu konuları açacakken “Seferihisar’da etkinliklere dört aylığına ara verip ilçe içindeki sorunları çözeceğiz” cümlesi açıkçası sevindiriciydi..

Bu cümleden yola çıkarak!
Bir an önce, ama bir an önce şehir içi trafik sorunları çözülmeli.
Aksi takdirde Cittaslow, yani Sakin Şehir ilan edilen Seferihisar Hindistan’da bile emsaline rastlanamayacak bir ilçe olmaya devam edecektir…

Seferihisar’da demokrasi…

Polisinden, jandarmasına, amirinden vatandaşına kadar Türkiye’de gözükmeyen veya tam olarak yaşanmayan demokrasi, Seferihisar’da varlığını sürdürüyor.  Bu inancımız, kaymakam, belediye başkanı ve diğer amir veya müdürlerin mesailerinden sonra halkla beraber olmalarına dayanıyor.
Düşünün, mesaiden sonra veya hafta sonralarında Seferihisar’ın belediye başkanı bisikletle geziyor ve özel gezilerine eşine ait araçla ve eşiyle beraber gidiyor. Bu özlenen bir demokrasi adına bana göre güzel bir yaşam biçimi…

Ancak bunu kötü kullanan da yok mu?, Tabii ki var. Örneğin meclis toplantılarında muhalefet kanadından meclis üyesi Şakir Ogün Tarhan öneri ve düşüncelerini konuşurken ayağa kalkmaması kadar vahim bir olay olabilir mi? Tarhan konuşma yaparken Tunç Soyer’i meclis başkanı veya belediye başkanı olarak görmüyor, karşısındaki kürsüde oturan’ı vatandaş Tunç Soyer olarak görebiliyor olmalı ki oturduğu koltuktan kalkmadan konuşmasını sürdürüyor..

Aslında uygulanan bu saygısızlığın Başkan Tunç Soyer’e değil tüm Seferihisar seçmenine, vatandaşına yapılan bir saygısızlık olduğunuda bilemiyor..

Dedik ya Seferihisar’da demokrasi sonuna kadar var, ancak bu demokrasiyi kimin nasıl ve nerede kullanacağını bilmesi de çok önemli…

Son cümlem:
Çok merak ettim ve soruyorum? Rahmetli Cumhur Gürüz’ün döneminde, Etem Çalış’ın döneminde ve daha sonraki on yıllık dönemde hangi belediye meclisi üyesi konuşma yaparken ayağa kalkmıyordu…
İşte ben bunu merak ediyor ve soruyorum?

Dedik ya! Bizim Seferihisar ahalisine demokrasi hayli fazla geliyor! Dahası bol geliyor.
Sizce?..

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.