Seferihisar Emlak

Ancak hayvan sayısındaki bu artış, et ve süt ürünleri fiyatlarının astronomik rakamlara ulaşmasını engelleyemiyor.
Besiciler, et fiyatlarındaki tırmanışın faturasını aracılara; tüketiciler, kasaplara ve marketlere kesiyor.

MALİYETLER ARTTI

Oysa fiyatlardaki yükselmenin suçlusu onlar değil, maliyetlerdeki artış…

Mevcut işleyişte besici, büyükbaş hayvanını karkas olarak kilosu 28 liradan celebe kestiriyor. Kuzu ise kilosu 41-42 liradan mezbahadan çıkıyor…

Kemikli karkas eti celepten 29-30 liraya alan kasap, yüzde 20 kemik, yüzde 4 buzdolabı firesini ve diğer giderlerini düştükten sonra eti kuşbaşı veya kıyma olarak 44-48 liradan müşteriye ulaştırıyor.

Bugün 28 lira olan karkas, yani 4 parça halinde mezbahadan çıkan kemikli etin kilo fiyatının 20-22 liralara çekilmesi için tek şart maliyetin düşürülmesi.

Maliyette en önemli unsur da yem, akaryakıt ve elektrik giderleri…

NAKLİYE NEDENİYLE SAMAN FİYATI KATLANIYOR

Kurdaki tırmanış ve dövizle GDO’lu mısır ve soya ithal ederek üretim yapan fabrikalar üzerinde bir denetim ve yaptırımın olmaması nedeniyle geçen yıl 45-47 lira olan 50 kiloluk bir çuval yemin fiyatı bu yıl 60-65 liraya ulaştı…

Trakya’da, Konya’da, Afyon’da kilosu yazın 15-20 kuruş olan saman, nakliye ve tüccar karı eklendikten sonra İzmir’de 42-43 kuruştan satıldı. Şu anda dönem sonuna gelindiği ve akaryakıt fiyatları füze gibi yükselişini sürdürdüğü için 65 kuruşa ulaştı…

50-60 büyükbaş hayvanın bulunduğu bir besihanenin aylık yem gideri 17-18 bin, saman, yonca gideri 7-8 bin lirayı buluyor…

Silajı kendisi de yapsa dışarıdan da alsa işletmeye 6-7 bin liralık ek bir yük daha geliyor…

Aylık toplam yem gideri 30 bin lirayı aşıyor…

Elektrik, su, veteriner ücreti, aşı, hastalık, sigorta ve telef olma gibi nedenlerle de bu maliyet rakamı 40 bin liraya yaklaşıyor. İşletme, süt üzerine yoğunlaşmışsa aylık 25-30 bin lira arasında gelir elde ediyor…

Aradaki 15 bin liralık açık, dana, buzağı satışıyla dengelenmeye çalışılıyor.

ALIRKEN YÜZDE 1 SATARKEN YÜZDE 8 KDV

Olaya celep ve kasap yönünden bakıldığında, bir celep ortalama 300 kiloluk karkastan 300-400 lira civarında para kazanıyor…

Kasap ise 300-400 liralık satış kazancının dışında kasasına 700-800 lira da deri, kelle, ayak, işkembe, ciğer gibi sakatat geliri koyuyor. Alırken yüzde 1 KDV ödeyen kasabın satışta yüzde 8 KDV’ye tabi tutulması, dükkan kirası, elektrik, su giderleri, eleman çalıştırıyorsa maaş, sigorta, stopaj ödemesi yapması, dana başına yaklaşık 1000-1200 lirayı bulan kazancını aşağılara çekiyor, tüketicinin et almasını zorlaştırıyor.

Günde 100-150 hayvan kesen büyük işletmeler ve süpermarketler 150-200 bin lira civarında kazanç sağlarken küçük üretici 20-22 ayda kesime getirdiği holstein bir danadan ancak 1000-1200 TL kar edebiliyor. Simental hayvanlarda bu rakam biraz daha düşüyor.

Dana başına verilen 250 liralık destek ise hem miktarı hem de tarım müdürlüklerindeki bürokratik işlemlerin yarattığı sıkıntı nedeniyle besiciye çok fazla katkı sağlamıyor.
Küçükbaş hayvanda da tablo hemen hemen aynı… Oradaki hesap 41-42 liralık celep kesim fiyatından başlıyor, satışta ön kol ve butta 50 liranın üzerine, şiş ve pirzolada 70-80 liralara kadar çıkıyor.

KESİME GÖNDERİP HAYVANCILIKTAN ÇEKİLİYORLAR

Maliyetlerdeki yükseklikten bıkan besicilerden bir kısmı hayvanlarını kesime göndererek işini bırakıyor.
Zor şartlara rağmen hayvancılığı sürdürmeye çalışan Egeli üreticiler ise yem fiyatlarının kontrollerinde olması amacıyla üyesi oldukları Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği aracılığı ile Bayındır’da ilk yem fabrikalarını kurma projesi geliştirdi. Bu adım çok önemli. Birlik ve kooperatiflerin Bayındır’da olduğu gibi kendi yem fabrikalarını kurmaları, besicinin sanayi yemine mahkumiyetini kısmen önleyecek…

Maliyetler böylesine yüksek iken 2018’in mayıs ayında 28 lira olan karkas et fiyatını aşağılara çekmek mümkün olabilir mi?…

Bana göre olabilir….
Nasıl olabileceğini de önümüzdeki pazartesi günü yayımlanacak yazıma bırakalım…