Bir eğitici ‘Sen bu yazıyı neden yazdın?’ dedi.

Bir eğitici ‘Sen bu yazıyı neden yazdın?’ dedi.

0

Geçtiğimiz günlerde ‘Seferihisar’ın huzurunu bozdurtmayız’ mealinde bir yazı yazmıştım. Yazımın konusu bir öğretmenin, hem de bir öğretmene kaba kuvvet uygulamasıydı.

Yazımın başlığı ‘Seferihisar’da neler oluyor?’ idi…

PEKİ, YAZIMIN İÇERİĞİ NEYDİ?

Seferihisar’da neler oluyor?

Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Gelelim konuya…

Yazımı muhatap alan ve öğretmeni dövdüğü iddia edilen Mehmet ismindeki arkadaş üç yoldaki kahvede beni ısrarla masasına davet etti.

Akşam yemek vaktiydi, konuşacak hiç vaktim olmamasına rağmen ısrar üstüne ısrar masasına oturdum ve konuyu anlatmasını istedim…

Sözlerine “Abi sen bu yazıyı niçin ve neden yazdın?” cümleleriyle başladı.

Ben de 38 yıllık gazeteci olduğumu ve hiçbir zaman kişileri hedef almadığımı, istediğimin ilçemizde huzurun olmasını ve bunun yanında bir öğreticinin (güreş öğreticisi) bir öğretmeni dövmesinin her zaman kamuoyunda haber veya yazıya muhatap olacağını söyledim.

Güreş öğretici olsanız da sonuçta eğitimcisiniz, sizler gençlere örnek olmanız gerekirken bir öğretmeni dövmeniz ne kadar etik? Ne kadar ülkemizin örf ve adetlerine uygun?” cümlelerime rağmen ısrarla “SEN BU YAZIYI NEDEN YAZDIN? SEN SEFERİHİSAR’DA BÖLÜCÜLÜK YAPIYORSUN? cümlelerini sürdürdü…

ANLATTIM!

Arkadaş benim eski yazılarımı oku!

Çanakkale savaşında ülkemizin her yanından şehitlerimiz var! Ben Diyarbakır, Batman, Rize, adana, Ederirne’den şehitlerimiz var. Ülke topraklarında kanı olan her Türk insanı birbirleriyle kardeştir. Ben bu ve benzer yazıları defalarca yazdım! Ne bölücülüğü?

Cümlelerime rağmen, arkadaş tutturdu “Abi sen bu yazıyı neden yazdın?

Baktım masada rüzgar gergin. Ben ne söylersem söyleyeyim isminin Mehmet olduğunu bildiğim Güreşçi arkadaş “Sen bu yazıyı neden yazdın” türü tehditkar cümlelerinden sonra lavaboya gitme gerekçemle masadan ayrıldım…

GELELİM KONUMUZA!

Küçük alanlarda gazetecilik yapmak böyle bir şey!

Bu yazıyı ulusal medyada bir köşe yazarı yazmış olsaydı o gazetenin kapısından yazıya muhatap olan kişi veya kişiler içeri giremezdi.

Peki, yazdıklarım doğru muydu?

Doğruydu!

Atatürk ne demişti? “Ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim”.

Bölgede huzur isteyen bir gazeteciyi hemen yanı başında bulacaksın “Sen bu yazıyı neden yazdın?” diye defalarca sorgulayacaksın!..

Ne kadar güzel bir dünya!

Yani öğretmene yumruğu ben vurdum ya…

Bakın arkadaşlar!

Tekrar söylüyorum!

Benim ne kadar bölücülük yapıp yapmadığımı bırakın Seferihisar‘daki doğu ve güneydoğulu arkadaşları, toplumun Ankara’dan tutun Devletimizin tüm ilgili birimleri bir yana tüm ülke bilir. Ben Türkiye sınırları içerisinde kavgadan ve terörden uzak; ülke ve ülke milletini seven her kişi benim kardeşimdir.

Aksi davranan ne Seferihisarlıdır, ne İzmirlidir, nede Türkiyelidir. Bu biline…

Ayrıca yerelde bir gazeteyi kahvenin kıyısında bulup “Sen bu yazıyı neden yazdın?” sorusunu defalarca sormak yerine önce iğneyi kendine sonra karşındaki kişiye çuvaldızı bastıracaksın…

Kısacası 38 yıllık gazetecilik yaşamımda hiç kimsenin ne ekmeğiyle ne kişilik yaşamıyla ilgilendim. Ben her zaman önce Seferihisar sonra İzmir daha sonra ülkemin huzuru için elimden ne gelirse yapmak isteyenlerdenimdir..
Bu çok ama çok iyi biline…

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu haber dikkatinizi çekebilir

Uyuşturucu kullanmak delikanlılığın dibe vurmasıydı ve Seferihisar Belediye Meclisi

Gençliğimizde, bırakın uyuşturucu veya benzeri keyif verici maddeleri