Kaderini, geleceğini belirlemek her zaman insanların kendi elinde olamıyor. Anlatacağım hikaye de bunlardan bir örnek…

Türk lirasının konuşulmadığı, özellikle gayrimenkullerin ABD doları üzerinden alınıp satıldığı veya kiralandığı, taşı toprağı altın olan İstanbul’da milyonlarına milyon katan iş adamımız artık yorulmuştu. İş çevresine ve dostlarına, ‘’Çok param var. Bu servet dünyalığıma yeter! Zaten çoluk çocuk da yok. Ben İzmir’in küçük bir şehrine yerleşeceğim ve ömrümü orada tamamlayacağım’’ sözleriyle veda etmek istedi. Dostlarının, “Arkadaş, daha genç sayılırsın, hazıra dağlar dayanmaz, gel, vazgeç bu kararından” uyarılarına kulak vermedi.

Üstelik, İstanbul’u terk ederken onlarından da yakından tanıdığı ve sıkça gittikleri lüks tavernada sahne alan iki kocadan ayrılmış, tek çocuklu sanatçı ile evleneceğini de arkadaşlarına söylememişti. Çünkü tüm gerçek dostları bu sanatçı ile evliliğine karşı çıkacaktı.

Sanatçı bayan, iri gözlü, esmer zarif yapılı, güzel mi güzel, alımlı mı alımlıydı. Hani derler ya, “Yürüdüğünde yeri göğü sallıyor” diye!..

İşte öyle bir afetti. Lüks taverna da zaten bu sanatçı sayesinde her akşam tıklım tıklım dolardı.

Dört yıl önceydi…

Bir akşam Sığacık’taki bir balık lokantasında bu güzel bayan ile söz konusu iş adamının Seferihisar’ın önde gelen iş adamı ve siyasetçisi ile yemekte olduğunu görünce yerimden fırlayıp masanın yakınındaki ekmek sepetinin arkasına saklandım ve konuşmaları dinlemeye başladım.

İş adamı siyasetçiden bölgemizde denize nazır, villa türü hazır bir ev veya arsa satın almak için bilgi alıyorlardı. Geç saatlerde ağzındaki baklayı çıkardı. “Abi, biz …… bayan ile evleneceğiz. Burada yaşayacağız. Artık iş hayatımı noktalıyorum…

Ben konuşulanları duydukça, “Deli mi bu adam, bu yaşta işini bırakıp Seferihisar’a yerleşecek ve kendisini erkenden emekliye ayıracak. Çok saçma…” diye düşünmüştüm..

Bir yıl sonra duydum ki; iş adamı kararını uygulamaya koymuş, bayan sanatçı mesleğini bırakmış, uzaktan deniz gören bir arsa alıp güzel bir villa yapmışlar, her ikisi de orta yaşlarda emekliliği tercih etmiş…

Aradan dört yıl geçmişti ki iş adamını yol üzerinde minibüs beklerken gördüm. Kendisini tanıyan bir Seferihisarlı, durup orta yaşlı emekliyi aracına aldı. Bu aracın sahibi, duyduklarını daha sonra bir arkadaşına anlatırken dedikoduya kulak misafiri oldum. Aman Allah’ım, gelişmeler inanılacak gibi değildi.

Evlendiği bayan, villayı ve İstanbul’daki bazı daireleri üzerine yaptırmış, ardından da kızıyla birlikte yurt dışına çıkıp izini kaybettirmiş. Adamcağız, şu anda saçı sakalı bırakmış ve yaşamdan tamamen bezmiş durumda…

Sahilde kiraladığı küçük bir evde yaşamaya ve sadece aydan aya aldığı emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor…

Son Güncelleme : 12 Eylül 2018 15:46