Bir siyasi parti, taşra teşkilatlarını kurmadan yerel ve genel seçimlere katılabilme hakkını niçin kazanamaz?

Cevap: Parti tüzüğünün tüm vatandaşlara ulaşması ve parti iktidara geldiğinde toplumun en alt kesiminden kurulacak hükümetin bakanlarına kadar tüm unsurlarıyla toplumu kucaklayabilmesi ve bütün sorunlara hakim olabilmesi için!..

Cumhuriyet Halk Partisi de cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze kadar yaptıklarını ve yapacaklarını nüfusun 7’sinden 70’ine yani her kesimine anlatan bir partidir.

Seferihisar ise hariç…

Seferihisar’ın hariç olduğunu söylüyorum çünkü Seferihisar CHP’nin bugüne kadar yaptığı bir hizmeti olmadığı gibi geliştirdiği proje veya yapmayı planladığı iş de yok.

’Hayır, var’’ diyenlere sorarım.

Seferihisar CHP Teşkilatı bugüne kadar hangi sorunu yukarılara taşıdı!

Hangi sorunun Büyükşehir tarafından çözümlenmesini sağladı?

Dönelim başa!

10 yıldır Seferihisar CHP’nin başında olan İsmail Yetişkin, ilçenin hangi sorununu Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na anlattı da çare bulundu?

Otopark sorununu mu aktardı?

Büyükşehre giden imar dosyalarının bir an önce onaylanmasını mı sağladı?

Kocaçay sorununu mu çözdü?

Sığacık yolunu mu genişletti?

İlçeye giriş yolunun genişletme çalışmalarının bir an önce yapılmasına mı vesile oldu?

Bunları bir tarafa bırakalım, CHP Teşkilatı, Büyükşehir Belediyesi vasıtasıyla ilçenin tek bir sorununu ortadan kaldırdı mı?

GELELİM BELEDİYE MECLİSİ ÜYELERİNE

Yerel seçimler öncesinde belediye meclisine aday belirlenirken her mahalleden bir ismin olmasına dikkat edilir.

Niçin?

Bölgesindeki sorunları belediye meclisine getirsin ki vatandaşın dertlerine çare bulunsun…

Peki, geride kalan 4 yıl içerisinde Seferihisar Belediye Meclisinin hangi üyesi bölgesinin hangi meselesini toplantılara getirdi de seçilme amacı doğrultusunda hizmet üretti?

Ben bu meclis toplantılarını anlatayım;

Belediye bürokratları önerileri hazırlar, seçilmiş meclis üyelerine de sadece ellerini havaya kaldırmak kalır…

Oldu mu bu şimdi?

Küçük bir örnek: Önceki gün, ilçe terminaline giriş-çıkışı sağlayan yolun anayol bağlantısının tehlikeli olduğunu ve her an hasarlı veya ölümle sonuçlanabilecek kazaların olabileceğinin haberini yayımladık.  Çok sayıda okurumuzdan tebrik telefonları aldık.

Peki, bu yoldan bu güne kadar hiçbir belediye meclisi üyesi veya CHP’nin ilçe başkan ve yönetiminden hiçbir fert geçmedi mi?

İlçenin çocuk oyun parklarında elektrik lambalarının çoğu yanmıyor!

Parklar da gece ışıklar yanmadığı için bazı parklar aşk yuvası, bazıları ise alkol içme mekanı olarak biliniyor!

Bu parklardaki mekanlar boyanmadığı için çoğu çürüme noktasında, bunların en başında ise Hıdırlık parkı geliyor….

Hangi meclis üyesi bu sorunu meclise taşıdı? Hangi meclis üyesi kavşak tehlikesini gündeme getirme ihtiyacı duydu?

Anlaşılır gibi değil!

Buradaki sorun kavşak konusu ve park sorunundan ziyade ilçemizin pek çok sorunundan sadece ikisi…

Peki, tüm sorunları gündeme taşımak sadece belediye bürokratlarının sorunu mu? Sadece Belediye Başkanı Tunç Soyer’in sorunu mu?

Parti teşkilatı ve belediye meclisi üyeleri, toplumun sorunlarını Seferihisar Belediye Meclisi’ne veya Büyükşehir Belediyesi’ne niçin taşımazlar?

Niçin?

Açıklama getireyim!

Çünkü onların halkın dertleriyle ilgileri yoktur. Onların tek derdi kişisel çıkarlarını, kişisel konumlarını korumak, kişisel ihtiraslarını önde tutmaktır.

Sorunun asıl kaynağı ise ilçe teşkilatı yönetici ve belediye meclisi üyeleri seçilirken halkın iradesinin sandığa yansımaması, ‘delege sistemi’ adı altındaki bir ‘garabetin’ uzantısı olarak, yönetimlerin belirlenmesi, belediye meclisine aday belirlenirken ‘siyasi, ekonomik, etnik güç’ olgusunun göz önüne alınması halkın da sadece sandıkta onay mercii olmasından kaynaklanmaktadır.

Yani bu isimlerin seçilmesinin nedeni; seçmenin önüne liste konulurken kapalı kapılar arkasındaki pazarlıkların etkili olmasıdır.