SON DAKİKA

Dertler hep siyasetten olacak değil ya!

Bu haber 13 Mart 2014 - 10:35 'de eklendi.

Seferihisar Belediye Başkan adayları, Zenşiye Güler Kültür ve Anı Evi’nde centilmenlik anlaşması için buluştuklarında törene geçmeden önce kısa bir süre birlikte oturdular. Fotoğraf güzeldi ama öyle benli sohbet ettikleri de söylenemezdi.

Bana göre o sırada Belediye Başkanı ve CHP adayı Tunç Soyer, küçük kızının bir an önce hukuk tahsilini bitirip hayata atılmasını düşünüyor gibiydi.

AK Parti adayı Nişancı, ululuslararası ticaret alanında sürdürdüğü yükseköğrenimini bir an önce tamamlamanın hayalini kuruyordu.

MHP adayı Hüseyin Gökdeniz, kurucusu olduğu Sığacık Konakları etrafındaki yolların, taş ocağı kamyonları tarafından sürekli bozulması ile ilgili sorunu nasıl aşacağına ilişkin çareler arıyordu.

Saadet Partisi adayı Yakup Akcan, Seferihisar gibi İzmir’in burnu dibindeki bir ilçeye hala doğalgaz gelmeyişinin nedenini çözmeye çalışıyordu.

Bu adaylarla daha once bir araya geldiğimiz için ne düşündükleri konusunda elimizde ipuçları vardı. Demokrat Parti adayı’nın ne düşündüğünü ise çözemedik. Çünkü kendisini ilk kez orada gördük. DP’nin Seferihisar’da aday çıkardığını da orada öğrendik.

AHTAPOT AVCISI

“Çamur at izi kalsın siyaseti başladı”

“Sen galiba daha önce Seferihisar’da seçim yaşamadın” diye söze girdi Ahtapot Avcısı…

“Hayrola, ne oldu yine” deyince de dilinin altındaki baklayı çıkardı.

Meğer belediye başkan adayları arasında centilmenlik anlaşması imzalanması haberini birinci sayfadan vermemize bozulmuş. “Hadi siyasi partiler ve adayları birbirlerine, seçmene göstermelik de olsa dostluk mesajı vermek için böyle bir anlaşmaya imza attı. Siz bunu nasıl yer, birinci sayfadan nasıl verirsiniz?

Seferihisar’da dedikodu kazanı çoktan kuruldu. Özellikle de siyasette her yolu mubah görenler durmadan belden aşağı vuruyor. Bu tür siyasetçiler, adayların doğum yerlerinden, dini inançlarından, secerelerinden, etnik kimliklerinden girip türlü türlü yalanlarla rakiplerini hırpalamaya başladılar.

Bana hiç kimse centilmenlikten falan söz etmesin. Ortalıkta dönen iftiraların, özellikle bir kanat tarafından yayılan yalanın, dolanın haddi hesabı yok. ‘Çamur at izi kalsın’ anlayışı ile akıllarına gelen her şeyi gerçek gibi etraflarına aktarmaya çalışıyorlar. Önceki yıllardan deneyim sahibi olanlar bunları yemiyor ama seçim tecrübesi yaşamamış olanlar maalesef oltaya takılıyor, bu yalanların peşinden koşuyor” dedi.

Halkı mı haksız mı bilemedim. Siz çevrenize, etrafınızda konuşulanlara bakın bakalım, Ahtapot Avcısı haklı mı, değil mi?..

Üç kişiye karşı tek kaldım

Seferihisar Doğanbey arasındaki askeri tatbakat alanı her dönemde tartışma konusu oldu.

Geçtiğimiz günlerde biz de Mustafa Karabulut, Tahsin Hoca ve sayfalarımızın gizli kahramanı, grafik ustamız Lütfi Çelik ile birlikte bölgeyi inceledik. Sahildeki ana yoldan gidiş, Kavakdere istikametinden de dönüş yaptık. Mustafa Karabulut ve Lütfi Çelik, geniş bakir coğrafyanın tatbikat alanından çıkarılarak imara açılması gerektiğini savundular.

Tahsin Hoca da deniz kenarına bol yıldızlı turizm tesisleri, balkonlu yamaç evleri, tepelerde tek katlı bahçeli yapılar hayal ederek onlara katıldı.

Mustafa Karabulut ve Lütfi Çelik, Seferihisar, Doğanbey ve Ürkmez’in o zaman uçuşa geçeceğini söylediler.

Ben de alanın askeri tatbikat bölgesi olmaktan çıkarılmasını ama imara açılmadan milli park ilan edilmesi gerektiğini savundum. Seferihisar’ın asla Kuşadası, Bodrum, Marmaris gibi beton yığını olmaması gerektiğini, milli park ilan edilirse çam, meşe fidanları ile yeşilleneceği fikrinde direndim.

Zaman zaman seslerini yükselterek, milli parkın kimseye faydasının olmayacağını vurguladılar. Sonuçta 3 kişiye karşı daha fazla direnemedim ve sesimi kıstım.

Geçtiğimiz günlerde işadamı Kadir Başlı’nın da imara açılmasını istediği alan konusunda sizlerin fikri nedir? Bu konuda ben gerçekten fazla hayalci ve ütopik mi düşünüyorum?

tetortamis@hotmail.com adresime e mail atın, birlikte tartışalım…

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.