Büyükşehir Yasası’yla belde ve köylerin statüleri değiştirilip mahalleye dönüştürülünce; Doğanbey ve Ürkmez, Seferihisar Belediyesi’nin, Gümüldür ve Özdere de Menderes’in hizmet ağına girdi.

Aklı selim sahibi herkes, kendilerini bile idare edeyemeyecek durumdaki belediyelerle 25-30 kilometre ötedeki mahallelere hizmet götürülemeyeceğini daha o zaman yüksek sesle haykırıyordu.

İki yıllık süreç, böyle düşünenlerin haklı olduğunu göstermeye yetti. Seferihisar Belediyesi, Doğanbey ve Ürkmez’e hizmet için Doğanbey’de müdürlük oluştursa da başta imar ve kaçak yapılaşma olmak üzere pek çok sorunun önüne geçilemedi. Daha doğrusu belediye, Sığacık ve Ulamış’ı kucakladığı gibi Ürkmez ve Doğanbey’e dört elle sarılamadı, oraları üvey mahalle gibi gördü.

Menderes Belediyesi için de Gümüldür ve Özdere sanki sırtta kanburdu. Bir bugünkü Özdere’nin perişan haline bakın, bir de Haldun Ertok döneminin modern Özdere’sine… Gümüldür de Bülent Rüzgar’ın bıraktığı kent değil sanki… Adeta Menderes’in varoşu olmuş. İmar sorun, altyapı ayrı bir sorun, sosyal yaşam başlı başına sorun…

KAFA YAPILARI DA UYGUN DEĞİL

Aslında işin buraya geleceğini dönemin AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi görmüş, teşkilatlardan sorumlu olduğu yıllarda bu hattaki yerleşim yerlerini ayrı bir ilçe çatısı altına almak için çabalamıştı ama yeni oluşacak belediyenin merkezi Özdere mi, Gümüldür mü, Ürkmez mi olsun tartışmaları arasında bu düşünce hayata geçirilemedi.

Bugün gelinen noktada görülüyor ki, büyükşehir yapılanması bu haliyle Türkiye koşullarına uygun değildir. Belediyelerin kadroları, makine parkları, en önemlisi de idarecilerin kafa yapıları kilometrelerce öteye hizmet götürecek düzeye gelmemiştir.

O halde yanlışta ısrarın anlamı yok. Yanlıştan dönmek de erdemse Büyükşehir Yasası gözden geçirilerek belde ve köylerin eski statülerinin iadesi de dahil olmak üzere gereken düzenlemeler bir an önce yapılmalı, yerel seçim sandıkları ortaya çıkmadan, aksaklıklar, eksiklikler giderilmelidir.

Doğanbey-Özdere hattında ya belde belediyelikleri yeniden oluşturulmalı ya da Hüseyin Tanrıverdi’nin üzerinde çalıştığı şekilde bu hatta yeni bir ilçe yapılanmasına gidilmelidir.  Aksi takdirde Doğanbey Koyu’nun etrafına inci kolye gibi dizilen güzelim turizm merkezleri, birkaç yıl içinde tamamen köhne birer mahalleye hatta sokağa dönüşecek, Seferihisar ve Menderes belediyeleri de ‘Buraları sahiplenmiyorlar’  ithamlarından hiçbir zaman kurtulamayacaktır.