En büyük zaafiyet, ‘kanıksamak’

En büyük zaafiyet, ‘kanıksamak’

4

Toplumların hayatındaki en önemli tehlike, başlangıçta infial yapan olayların tekrarlandıkça sıradanlaşması, kanıksanmasıdır.

Terör, artık günlük şehit veya terörist sayısı ile ölçülmeye başladıysa ‘kanıksama’ hastalığı toplumu kemirmeye başlamış demektir.

Güneydoğu’daki olaylar, milletin ‘bayrak’ , ‘bağımsızlık’ , ‘ülke bütünlüğü’ hassasiyeti nedeniyle şükür ki ‘kanıksama’ aşamasına gelmedi. Toprağa düşen her şehit için analar gözyaşı dökmeyi sürdürüyor, sürdürecek.

Ama Suriye’deki savaş ve Ege Denizi’nde, Akarca’da, Doğanbey açıklarında boğulan onca can için aynı şeyleri söylemek mümkün değil… Artık gazetelerde, televizyonlarda ‘Suriye uyruklu üç kişi boğularak öldü’ haberleri ilk zamanlardaki kadar ilgi çekmiyor. Gazeteciler, ‘çocuk’ , ‘kadın’ unsurunu öne çıkararak Ege’deki boğulma haberlerini ‘okunur’ yapmaya çalışıyor. Sözün özeti, Avrupa hayaliyle binilen botların alabora olması sonucu meydana gelen ölümler ‘kanıksanıyor’ , ‘sıradanlaşıyor.’

ONLAR BİRER İNSAN

Oysa Ege’nin soğuk sularında can verenler, o günkü sayıları kaç olursa olsun birer insan… Evlerini, yurtlarını, işlerini terk etmelerinde zerrece günahları olamayan, silah tüccarlarının, petrol, ilaç tröstlerinin, mülteci simsarlarının doymak bilmeyen iştahlarına kurban giden bir yığın çaresiz…

”Aman ha oraya gitme, orada Suriyeliler var” diye çocuklarımızı ürküttüğümüz, ”Tren istasyonları, merdanlar Suriyelilerle doldu” diye hayıflandığımız o zavallıların her biri birer insan….

Suriyelileri böyle yargılarken, onlara ‘öcü’ gibi bakarken büyük fotoğrafı görmüyoruz veya görmek istemiyoruz. Oysa büyük fotoğraf son derece net… En küçük bir fluluk yok…

AMAÇ PETROL KORİDORU

O fotoğraftakiler Ortadoğu hesaplarını yaparken aralarında eminim şöyle konuşmuşlardır. ”Türkiye büyüyor. Türkiye yıldan yıla güçleniyor. İlerde bize diklenebilir, petrol boru hatları konusunda bizimle pazarlık yapabilir… Kuzey Irak’tan Akdeniz’e bir koridor açalım. Petrol boru hattını kendi denetimimizde buradan geçirelim. Bunun için Saddam’ı boşuna ortadan kaldırmadık. Irak’ta yönetim boşluğunu boşuna yaratmadık. Kürtler yıllardır bizimle işbirliği içinde… Türkiye’nin başına zaten PKK belasını sardık. Ordunun terörle mücadelede deneyimli üst yönetimini tasfiye ettik. Onlar terör belası ile uğraşıken biz de Irak ve Suriye’deki radikal islamcıları ayaklandırıp kaosu derinleştirelim…

Sonra da onları ortadan kaldırma, Esat’ı devirme bahanesiyle Suriye’ye çöreklenir, Kuzey Irak petrolünü, doğal gazını kendi hakimiyetimizdeki bu koridordan Akdeniz’e akıtırız. Türkiye’ye de zırnık koklatmayız…”

Şimdi her olaya ‘şehir efsanesi’ gözüyle bakan devekuşları, ”Hadi canım sen de! Çok iyi senaryo yazıyorsun” diyebilir. Oysa bunlar sadece benim görüşlerim değil.

Geçtiğimiz günlerde Seferihar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in başkanı olduğu ”Ege’de Birlikte Varolma ve İletişim Derneği” ile ”Ege’de Barış ve İletişim Derneği” üyelerinin Seferihisar Zenşiye Güler Anı Evi’nde bir araya geldiği toplantıda konuşan Yunanistan’ın eski milletvekili ve Midilli Adası’nın eski valisi Pavlos Vogiatzis şu ifadeleri kullandı:

“ABD ve Rusya anlaştı. Batı’ya taşınacak petrol için Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e çıkan bir hat açmak istiyorlar. Savaşın uluslararası ekonomik güçlerden başkasına yararı yok. Yugoslavya’nın parçalanması ile Hıristiyan ve Müslümanlar öldürüldü. Kuzey Afrika tam olarak dağıtıldı. Dost ülkeler düşman, düşman ülkeler dost yapılıyor. Uluslararası ekonomiyi yönetenler ne Yunanistan’ı ne Türkiye’yi ne de bir başka ülkeyi seviyor. Onlar sadece parayı seviyor.”

Tablo bu kadar açıkken, Saddam için dün, ”Ama o diktatördü” demek, Suriye’deki kargaşayı da sadece Esat’ın zalimliğine bağlamak yeterli değil. Büyük fotoğraf iyi okunmalı, iyi sorgulanmalı…

Orta parmaklarını Ortadoğu’dan dünyanın göbeğine sokup yerküreyi çevirerek ülkeleri kan gölüne çevirenler ortaya serilmedikçe, bunlara karşı devlet olarak mücadeleci bir tavır takınılmadıkça bizimle kedinin fare ile oynadığı gibi oynamayı sürdürecekler. Biz de terörle mücadelede ‘bataklığı yaratanlarla’ değil, ‘sivrisineklerle’ boğuşup duracağız.

(Not: Türkiye’nin artık bu oyunların farkında olduğunu düşünüyorum.  Hükümetin ve TSK’nın Akdeniz’e açılmak istenen koridor konusundaki hassasiyeti beni böyle düşündürüyor ama Suriye, Irak, İran üçlüsünden biri ile bile iyi ilişki içinde değilken bu iş nasıl olacak onu da çözemiyorum…”)

4 Comments

  1. hasan USTUNDAG

    Ingiliz generaline kurtulus savasi sonrasi sormuslar sayat mustafa kemal yenilseydi ne olacakti diye adam soyle cevap vermis anaduluda bir tek turk birakmayacaktik demis. Lozanda tam 2023 un yuz yil oncesinde gunesin batmadigi soylu ingiliz temsilcisi lord curzon ismet pasaya masada kazansaniz bile bize muhtacsiniz bu fakir halinizle bu ulkeyi nasil kuracaksiniz diyerek alay etmis. Bunlarin hedefi ruyalari dedeleri gibidir. Parcala bol yok et.unlar medenidir ama insanlik degerleri sifirdir. Varsa yoksa para zenginlik ve somurudur. Gothe demiski insanlar paraninsahtesini yaparlar fakat parada insanlarin sahtesini yapar iste buemperyalist devlet boyle sahte devlet ve toplumlardir. Demokrasi getiriz derler getirdikleri kan, goz yasi ve olumdur. Tek kurtulus buyuk insan mustafa kemalin birlik icinde kuvayi milliye ruhudur yoksa dogusuyla batisiyla bizi yok ederler.

  2. Sığacıklılar

    Ben böyle gazetecilik görmedim bu adamlar beynini yitirmiş olmalı siz kendinize baksanıza ne işimiz var başka memlekette

  3. hürriyet doğan

    ya seferihisarda ne oluyor biraz da bunları yassanız hi fena olmaz guneydogu ıle ısımız ne burası yerel site!!!!!!!!

  4. Hocam eski bir plagi dinler gibi oldum ah hep bu dis gucler

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu haber dikkatinizi çekebilir

Doğanbey, Ürkmez, Gümüldür, Özdere hattı

Büyükşehir Yasası’yla belde ve köylerin statüleri değiştirilip mahalleye