SON DAKİKA

Fethullah Gülen’i 45 yıl önce sanık sandalyesine oturtan savcı

Bu haber 22 Temmuz 2016 - 14:53 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türkiye 15 Temmuz günü bir darbe girişime tanık oldu ve karanlık bir gece yaşadı. Gülen Cemaatı bağlantılı TSK askerleri yönetime el konulduğunu açıkladı. Ülkenin Genelkurmay Başkanı rehin alındı.

Başkentin kalbi, TBMM binası bombalandı. Savaş uçakları Ankara ve İstanbul‘da korku saldı. Köprüler kapandı, televizyonlar basıldı ve ekranlar karardı. Bunların hepsi 15 Temmuz gecesinde yaşandı.

Geçtiğimiz günlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tamamlanan “Ana Gülen Yapılanması” iddianamesinde ise ”Gülen Yapılanması”nın 1971 yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde örgütlenmeye çalıştığı belirtilerek şu tespitler yer alıyordu: “İlk zamanlarda az olan bu sayı yıllar geçtikçe artmış, 1984 yılından sonra bu faaliyetler yoğunluk kazanmıştır. O dönemde TSK içerisine yerleştirilen bu öğrencilerin birçoğu şu anda kurmay albay veya general rütbesindedir.

İllegal örgütlenmenin 1971’e dayandığı tezlerinin en büyük dayanağı, 19 Ağustos 1971 tarihinde cesur bir savcının hazırladığı iddianame…

Bir savcı, Gülen Cemaatı’nın özellikle TSK’da yapılanmasının hemen başlangıcında, Türkiye’nin bugünlerde yaşayacağı travmayı tespit etti ve iddianameyi hazırladı.

Fethullah Gülen, iddianamede bir numaralı sanık olarak yer aldı. Hazırlanan iddianameyle, 54 sanık “Laikliğe aykırı olarak devletin içtimai, iktisadi, siyasi, hukuki temel nizamlarını kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla cemiyet tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare etmek, böyle cemiyetlere girmek veya girmek için başkasına yol göstermekle” suçlandı.

Davanın savcısı, yargılama sürecinde sayısız ölüm tehditi aldı. Tehditler öyle bir boyut aldı ki, mahkeme salonunda yumruklaşmaya kadar vardı. Davanın Hâkimi Albay Kaya Alpkartal, Gülen davasının savcısına ‘Nur talebelerini suçlu göstermek için delil diye lüzumsuz şeyleri dosyalara doldurmuşsun!’ diyerek mahkeme esnasında yumruk attı.

Yapılan yargılamada 29 sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Gülen’e TCK‘nun 163/4. Maddesini ihlalden üç yıl ağır hapis cezası verildi. 19 Ağustos 1971’den 2015 yılına kadar geçen 44 yılda  Fethullah Gülen’in hüküm giydiği tek dava, 1971 / 42 esas, 1971 / 27 karar sayılı iddianamenin sonucudur.

Peki kimdi bu cesur savcı?

Çok uzağımızda değil…

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in babası rahmetli Nurettin Soyer.

Devlet adamlığı, öngörülü olmayı gerektirir. Rahmetli Nurettin Soyer, Türkiye tarihinin en travmatik olayının başlangıcına ışık tutmuş, adeta tehlikenin sinyalini vermiş.

Bugünleri öngören cesur savcıyı rahmetle anıyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

13 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Fiko29 Temmuz 2016 / 10:39Cevapla

Işıklar içinde yatsın diyenler, elektrik kesilince nolacak acaba:)

Ersin Bankoğlu.25 Temmuz 2016 / 21:14Cevapla

Aynı savcı,ülkücü katillerin cinayet listesini ve silahlarını kasalarından yakalatmıştı,ZAmnın sıkıyönetim komutaı Recep Ergun olayı örtbas etmişti,daha sonra anap’tan milletveli seçilerek ödüllendirilmişti bu komutan.

cengiz cansız25 Temmuz 2016 / 12:17Cevapla

sevgılı rahmetlı savcımızı şukranla anıyorum aılesıne büyük ve onurlu mıras bıraktı

Naci Çağdagül24 Temmuz 2016 / 18:54Cevapla

71 Davasında , iddianamenin bir nolu sanığı Av.Bekir Berk, iki nolu sanık Fetoydu. Ve feto cezaevinden başlayarak bir nolu sanığa daima sinsi bir düşmanlık yürüttü…
Bu hatalı bilgiyi düzeltin…

haşım yavuz24 Temmuz 2016 / 15:10Cevapla

boyle bır babanın evladı olmak gurur verıcı ruhu şadolsun

haşım yavuz24 Temmuz 2016 / 15:09Cevapla

boyle bır babanın evladı olmak gurur verıcı

Omer24 Temmuz 2016 / 13:26Cevapla

Benim anlamadigim niye herkes isiklar icinde uyusun diyor. Genelde biz Allah rahmet eylesin mekani cennet olsun filan deriz ama. Merakimi celbetti sorayim dedim. Ha birde cevabini bulamadiginiz o muhtesem sorunuza cevap vereyim. Cumhuriyet kurulali beri agzindan salyalar akitarak dundar insanlara saldiran bir guruh olmasa idi kirk yilda bir dogruyu soylediginde savci beye inanan cikabilirdi. Gercekten bu cevaba ulasmak bu kadar zor mu sizin icin yoksa geyik mi yapiyorsunuz topunuz. Neyse Allah rahmet eylesin bu savciya…

Hilmi Balım24 Temmuz 2016 / 02:07Cevapla

Nurettin Soyer’i sevgi, saygıile hatırlıyor ve anıyorum. Sanırım yanılmıyorsam o dönemde MHP için de bir dosya açmıştı.i siklar içinde yat Cesur yurek.

X.X22 Temmuz 2016 / 23:25Cevapla

andarma Yüzbaşı Cengiz Basmaz ve sıkıyönetim emrindeki Bursa Emniyeti Siyasi Şube Müdürü idi. Hakkında arama kararı olmasına rağmen Yüzbaşı Basmaz, Fethullah Gülen’i serbest bıraktı. Basmaz, Gülen’e “güle güle gidin hocam” dedi.

Gülen İzmir’de birkaç gün kaldıktan sonra Ankara’ya geçti. Ankara’daki evi Kemal Erimez ayarlamıştı. Erimez, cemaatin Orta Asya’da okullarını kuran önemli isimlerinden biriydi.

Fethullah Gülen, Ankara’da Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç ile görüştü. İlginç bir ayrıntı ise Altıkulaç’ın AKP’nin kurucu ve ilk dönem milletvekili olmasıydı. Yeniçağ yazarı Sabahattin Önkibar’ın ifadesine göre Başbakan Erdoğan’ın parti kurma isteğini Altıkulaç, yakın olduğu Kenan Evren’e aktarmış, ondan askerlerle aralarının düzelmesi için aracı olmalarını istemişti.

Altıkulaç ile görüşmesinin ardından “aranan” Gülen’in tayini Çanakkale merkeze çıktı. 20 Mart 1981 günü Gülen devlet memurluğundan istifa etti. Tekrar İstanbul’a geldi.

Fethullah Gülen, Kenan Evren’in dershane yerine özel okulların açılması tavsiyesine uyarak kolej açmaya başladı. İzmir Bozyaka Öğrenci Yurdu, 1982 yılında Yamanlar Koleji’ne dönüşürken, İstanbul’da Fatih Koleji, Bursa’da Nilüfer Koleji açıldı. 1983 yılında ise Ankara’da Samanyolu Koleji açıldı. Hala “aranan” Fethullah Gülen, buna rağmen kolejleri ardı ardına açmaya devam etti.

Gülen o yıllarda “aranmasına rağmen” Tüm Türkiye’de rahatça dolaşıyordu. Birgün İzmir’den İstanbul’a gelirken İstanbul girişinde aramaya takılan Gülen’e aramayı yapan subay kimliğini geri vererek “buyurun gidebilirsiniz” diyordu.

İstanbul’da 1983’te Gülen’in kaldığı eve yeni bir baskın oldu. Ancak eve gelen ekip Gülen evde olduğu halde bulamadı!

Gülen o yıllarda sık sık asker ziyareti de yapıyordu. Ancak buna rağmen 1986 yılına kadar yakalanamıyordu!

Ta ki 1986 yılının 12 Ocak günü Burdur’da bir asker ziyaretine gidene kadar. O gün Fethullah Gülen, hakkında İzmir emniyeti tarafından verilen arama kararı nedeniyle Burdur Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Turgut Özal’ın devreye girmesiyle bir gün içinde serbest bırakıldı. İzmir Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt, Gülen hakkında arama kararı olmadığını söylüyordu.

12 Eylül’de büyük acıların hikayesini referandum sürecinde günlerce dinlediğimiz cemaatin en önemli ismi için 12 Eylül darbesi, o gece Burdur Emniyeti’nde geçen birkaç saatten ibaretti. Belki de bu nedenledir ki cemaatin her gün yayınlarına çıkardığı 12 Eylül mağdurlarının içinde Gülen cemaatinden kimse yoktu.

Barış Terkoğlu

Odatv.com

Hatice paydak22 Temmuz 2016 / 20:15Cevapla

Evet 12mart darbesinde savci olan sevgili nurettin soyeri sevgi saygi veminnetle aniyorum isiklar icinde olsun sevgili tunc bilmem beni hatirlarmisin Onderlebirlikte bize gelirdiniz senide sevgiyle kucaklar basarilarinin devamini dilerim Hatice Paydak

kimse kaçamaz22 Temmuz 2016 / 19:27Cevapla

bende memelerini istiyorum

Bülent çağlayan22 Temmuz 2016 / 19:13Cevapla

Böyle cesur ve vatanını seven ,korkmayan ahlaklı savcılara çok ihtiyacımız var.nur içinde yatsın ve mekanı cennet olsun…

Uğur Kulunkoglu22 Temmuz 2016 / 17:02Cevapla

Onurlu babanin, onurlu oglu.. Başkanimiz Sayin Tunc Soyer ile gurur duymakta hakliymisiz..
Babasi İşıklar içinde uyusun