Gazeteci büyüklerim ve üstatlarıma açık mektup

Gazeteci büyüklerim ve üstatlarıma açık mektup

4

Sevgili gazeteci üstatlarım ve büyüklerim. Seferihisar’da 35 yıldır sizlere hizmet veren ben Mustafa Karabulut’a kulak vermenizi istiyorum.

Türkiye’nin dört bir yanında mesleğe Yeni Asır gibi nadide bir kurumda başlayan, sonraki yıllarda da ulusal gazetelerin üst kademelerinde görev yapan ağabeylerim var. Ben de gazeteciliği sizler sayesinde Yeni Asır’da öğrendim. Bize mesleğin temel kuralı olarak da her haberde doğru ve tarafsız olmamız gerektiği hatırlatıldı.

Bir haber yazarken veya herhangi bir konuda yorum yaparken vicdanımızın sesini dinlememiz gerektiğini de bana sizler öğrettiniz.

Yazımı uzatmadan konuyu Tunç Soyer ile ilgili yanlı haberlere getirmek istiyorum. Seferihisar Belediye Başkanı ibaresini de özellikle kullanmıyorum. Çünkü bu isim sadece Türkiye geneline değil, tüm dünyada tanınıyor ve uluslararası yayın kuruluşlarında en başarılı yerel yönetici olarak yer alıyor.

Bu nedenle de adının geçtiği her haber ve yazı ilgi çekiyor, kelimesi kelimesine okunuyor.

Sevgili üstat ve hocalarım,

Ben 35 yıldır sadece Seferihisar‘da değil, Menderes, Özdere, Gümüldür, Ürkmez,Yelki, Doğanbey ve Güzelbahçe’yi kapsayan coğrafyada habercilik yapıyorum. Bu bölgede gazetecilik yaparken Tunç Soyer dönemine kadar rahat çalışabildiğim başka bir dönemi hatırlamıyorum. Sadece ben değil, herhangi bir gazeteci Seferihisar Belediyesi’ne gelsin ve “Şu belgeyi istiyorum” desin. ‘‘Dur bakalım. Önce bir başkan yardımcısına veya belediye başkanımıza soralım” demezler. Anında istenilen belge bulunur ve elinize verilir. Yani Seferihisar Belediyesinde gizli saklı bir yönetim şekli yoktur.

Konu: Gayrimenkul satışları…

Bir zamanlar bir maliye bakanı vardı. Bir açıklamasında “Türkiye’nin ne kadar çok gayrimenkulü ve özelleştirilecek kurumu varmış! Sat sat bitmiyor” demişti. O zaman kaç gazeteci bu açıklamanın karşısında durdu ve konuyu köşesine taşıdı?

Yalova’da Et ve Balık Kurumunun arazisi bir milyon lira civarında bir rakama satıldı, bu gayrimenkulü alan kişi veya firma, bu taşınmazı yıl dolmadan milyonlarına milyonlar katarak sattı. Hangi köşe yazarı veya gazete bu konuyu gündeme aldı?

Hangi yazar Tunç Soyer’e yüklendiği gibi bu taşınmazı satan veya satanlara yüklendi? Ya TEKEL? Yanılmıyorsam 400 milyon liraya özelleşti. Alan firma daha sonra 2 milyarın üzerinde fiyata bir başka firmaya devretti. Telekom, üç yıllık gelirine denk bir fiyatla elden çıkarıldı. Hanginizin sesi çıktı…

Bunlar iyi örnek mi? Tabii ki değil:

Yine dönelim Seferihisar’a. Sizlerin yetiştirdiği bir gazeteci olarak ilk baktığım konu, ‘Bu kurumun başındaki ismin kendi çıkarları için çalışıp çalışmadığı, çalıp çırpıp çırpmadığıdır.’ Şeffaf olup olmadığıdır.

Şimdi ben iddia ediyorum! Türkiye’de hiçbir belediye veya bir kamu kurumu Tunç Soyer yönetimi kadar temiz ve şeffaf değildir. Bunu üzerine basa basa iddia ediyor, Seferihisar Belediyesi kadar şeffaf başka bir kurumun olmadığını iddia ediyorum.

Aksini savunan varsa buyursun ispat etsin.

Kısacası, ben belediye meclisinin aldığı satış kararları ile bu kurumun başındaki kişi, kişisel çıkar sağlıyor mu sağlamıyor mu ona bakarım.

Öncelikle buna bakarım.

Siz üstat veya hocalarımın da aynı şekilde bakması gerektiğine inanırım.

Peki, ‘Gayrimenkul satmak zorunda kalması yönetim beceriksizliği mi?‘ derseniz, ‘Evet, bu konuda dört dörtlük yönetici diyemem!‘ yanıtını veririm.

Niçin böyle bir yanıt veririm? Çünkü Tunç Soyer, belediyede işi olan hiç kimseyi sıkboğaz yapmaz, ‘Senin işini hallederim, ama belediyeye şu kadar, spor kulübüne bu kadar bağışta bulunacaksın‘ demez.

Tunç Soyer sadece yasaların verdiği ölçülerde kurumunu yöneten bir isimdir!

Basın camiasında müdür, genel müdür, yazar veya muhabir düzeyinde görev yapan sevgili arkadaşlarım.

Tunç Soyer benzeri isimler, Türkiye genelinde zor yetişen, zor bulunan kişilerdir. Bu cümleyi Mustafa Karabulut kullanıyor ise iyi düşünün.

Benim nasıl bir gazeteci olduğumu, hiçbir zaman hiçbir makamın yalakası olmadığımı, mesleğimi çıkar için kullanmadığımı sizler çok iyi bilirsiniz.

Zaten beni de sizler yetiştirdiniz…

Seferihisar muhabiriniz olarak, beni de yakından tanıdığınızı düşünerek sesime kulak vermenizi istiyorum…..

Unutmayın… Bize adil ve doğru haber düsturunu öğreten kişiler olarak sizler de adaletli ve objektif olmalısınız, herkesçe bilinen isimlerin tetikçisi durumuna düşmeyin…

Saygılarımla

4 Comments

  1. Nevzat Dönmez

    Sevgili Mustafa.. Seni tanıdığım yaklaşık 30 yıldır Gazeteciliğinden, insanlığından, samimiyetinden, dürüstlüğünden çalışkanlığından ve mertliğinden hiç şüphem olmadı. Seferihisar Belediye Başkanı hakkında verdiğin referans benim için değerlidir. Sen diyorsan benim için çok değerlidir. Sen hep doğrunun yanında oldun. Senin gibi gazetecileri çok özlüyoruz. Sevgiyle kal…

  2. Sermet Öge

    Merhaba Karabulut. Senin gazeteciliğe başladığın Seksenli, doksanlı yıllardaki gazeteciliği hep özlüyoruz. O yıllarda gazetecilik alanda, sokakta yapılırdı. Şimdi masa başında bilgisayar karşısında derleme yazılarla haberler yapılıyor, yazılar yazılıyor. Haberi yerinde araştır mayınca da fotoğraflarda gördüğümüz gazetecilik çıkıyor ortaya…

  3. M.Ali ALTINTAŞ

    Tunç Soyer Seferihisar için bir şanstır.Alçak gönüllü,çağdaş,medeni,Bilgili, Atatürkçü ,örnek bir aile sahibi , kendini değilde sadece vatandaşı ve toplumu düşünen bir şahıstır. Haliyle bazı çevreler tarafından beğenilmemektedir ve bircoğuna kıskançlık krizleri yaşatmaktadır…!

  4. Semiha Uşaklığil Canbolat

    Mustafa Bey, Tunç Başkanın kişisel çıkar düşündüğünü düşünlerin gözleri ama olur. Bunun bilincindeyiz. Benim merak ettiğim iki konu var. Basın ağız birliği yapmışcasına “Seferihisar’da 300 milyonluk satış” haberleri yayınlandı. Bu gayrimenkullerin gerçek fiyatı nedir? ikinci merak ettiğim konu hepsi birlikte mi? İhtiyaca bilahare gerektiği kadar mı satılacak?

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu haber dikkatinizi çekebilir

Seferihisar’ı dilenciler bastı!

Düne kadar hiçbir dilencinin olmadığı Seferihisar’da, dilenci sayısı