Seferihisar Emlak

İster devlette ister özel sektörde olun, yönetici konumundaysanız öncelikle kendinize şu 3 soruyu sormalısınız…

İyi bir insan mıyım?
İşimi iyi yapıyor muyum?
İdeal bir yönetici miyim?

İyi bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız, kendinizle ve çevrenizle ne kadar barışık olduğunuzu, kendi çıkarınız kadar başkalarının da çıkarını düşünüp düşünmediğinizi, empati  gücünüzü sorgulamalısınız…
Olayları ne kadar yorumlayabildiğinizi, esen rüzgara göre hareket edip etmediğinizi, arkadaş listesinden sadece bir kişiyi bile satıp satmadığınızı, dürüst, sözüne güvenilir; kısaca adam gibi adam olup  olmadığınızı tartmalısınız… İşini iyi yaptığına kanaat getirenlerdenseniz, amiriniz veya çevreniz sizi taltif etmeden önce vicdanınızın taltifini kazanıp kazanmadığınızı ölçüp biçmelisiniz…

Gün sonunda evinize giderken göğsünüzü gere gere, ‘’Bugün işimin hakkını verdim’’ diyebiliyorsanız rahat uyuyun, siz işinizin erbabısınız…

YÖNETİCİLİĞİN OKULU YOK
Şimdi gelelim en zor soruya?İdeal bir yönetici misiniz?
Bu soruya öylesine balıklama atlayıp, ‘’Evet ya ben ideal bir yöneticiyim’’ diyemezsiniz.

Önce geliş şeklinizi sorgulayın…

Liyakat sonucu mu oradasınız, siyasi manevralarla mı?.. Sizden öncekinin yerinin kaydırılmasında payınız var mı yok mu?..

Siyasi icazetle mi, birilerine el açarak, el etek öperek mi oturdunuz o koltuğa?..

Yoksa U dönüşü yapıp birden çizgi değiştirmenin karşılığında mı oradasınız?… 

Sonra diğer soruları yanıtlayın…

Yol arkadaşlarınızı, yardımcılarınızı işlerinin ehli oldukları için mi seçtiniz yoksa diyet ödemek için mi?..

Ya da siyasi manevralar sonucu mu?…

ERK’İN SİHİRLİ DEĞNEĞİ

Yöneticilik, kişiliğinizi ne kadar değiştirdi?.. İnsanları siyasi görüşlerine, inançlarına, inançsızlıklarına, dillerine, dinlerine, renklerine, cinsiyetlerine göre yargılamaya başladınız mı?…

Koltuk, yetki, imza sizde güç zehirlenmesi yarattı mı? ‘Gözünün üstünde kaşın var’ , ‘Sen müdürünle nasıl konuşuyorsun’ ‘Bu neden böyle’ diyerek eleman kıyımı yapan psikopatlardan mı oldunuz? Ya da altınızdaki ruh hastaları giyotine sarılırken kılınızı bile kıpırdatmadınız mı? Yoksa artık o koltukta tükenmişlik sendromu yaşayan bir ölüye mi dönüştünüz?..
İşte bu üçüncü sorunun yanıtı sizin gerçek kimliğiniz aynadaki gerçek görüntünüzdür…

Bu aşamada ‘Ya galiba, evet’ türünden cevaplarınız çoksa tehlike büyümüştür, o koltuğu derhal boşaltmalısınız…

ÖRNEK ALINACAK BİR MÜDÜR

Yukarıdaki yargılarımla herhangi bir kişiyi hedef almadığımı, bu görüşlerimin 40 yıllık öğretmenlik ve gazetecilik hayatımdan çıkardığım hayat dersleri olduğunu belirterek, bu girizgahın ardından Seferihisar Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Tarım Müdürü Ali Özdemir’den söz etmek istiyorum…

Kendisini çok yakından tanımıyorum, sadece makamında iki kez sohbetimiz oldu… Ismarladığı bitki çayını içerken yüreğinin Seferihisar için nasıl çırpındığına yakından tanık oldum…

Kişileri yargılamayı pek sevmem ama gönlümden ‘’İyi bir insan’’ değerlendirmesi yaptım.

Kendisinden çok Seferihisar’ı, Seferihisarlı üreticileri düşünüyordu.  Başkan Tunç Soyer’in yerli üretim, organik üretim, üretici pazarı projelerinin başarıya ulaşmasında bu kurumun ve kurum müdürünün kaprissiz, kibirsiz çalışmalarının büyük payının olduğunu fark ettim.

Seferihisarlıların, lavantadankarabaş otuna, ebegümecinden yoz soğana kadar yöredeki tüm ürünleri paraya dönüştürmesinde, bilinçli, doğal, geleneksel veya organik tarım yapmasında Seferihisar Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ali Bey’in çok önemli katkısının olduğuna, işini çok iyi yaptığına tanık oldum.

LİYAKATLA ULAŞILMIŞ BİR MAKAM

Yöneticilik konusuna gelince…

Öncelikle engin bilgi birikimi ve deneyimi ile koltuğunu fazlasıyla doldurduğunu ve görevine liyakatla geldiğini ifade edeyim. İki sohbetimizde de müdürlük makamı arı kovanı gibiydi…
Odaya kucağı dosyalı memurlardan biri giriyor, biri çıkıyordu. Makamda ezilip büzülen, iki büklüm olan veya müdür korkusu yaşayan bir kişiye bile tanık olmadım…

Seferihisar’da dikili ağacım yok… 

İlçe Tarım Müdürlüğü ile de gazetecilik dışında da işim olmaz…

Ancak Müdür Bey’i Dünya Kadın Üreticiler Günü’nde pazarcı kadınlara karanfil dağıtırken de görünce bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum…

Evet Sayın Ali Özdemir Bey kardeşim… 
Siz iyi bir insan, işini iyi yapan bir memur ve yöneticiliğin hakkını veren ideal bir amirsiniz…

Sizin gibi idealist müdürlere her zaman ihtiyacımız var…

Başarılarınızın devamı dileğiyle…

Son Güncelleme : 22 Ekim 2018 0:57