Benim de uzun gazetecilik yaşamım o öykülerle dolu geçti.

Bunların çoğu bende sır olarak kaldı.

Ama bir hikayem var ki aradan 32 yıl geçmesine rağmen izi tazeliğini hala koruyor.

Seçim öncesinde anketler çarpışırken, yüzde 30’lu, yüzde 50’li, yüzde 70’li rakamlar havada uçuşurken, bir ara seçimde yaptığımız anket çalışmamızı anlatayım da bunların ne kadar gerçek olduğuna, olabileceğine siz karar verin.

EV EV KAPI KAPI DOLAŞTIK

Merhum Özal, ANAP’lı, DYP’li, SODEP’li yıllarda, parlamentoda ölen milletvekillerinin yerini doldurmak için baskın ara seçim kararı almıştı…

Seçime 20 gün kala, ‘’Haydi bakalım anket çalışması yapacaksınız’’ diyerek beni Manisa’ya gönderdiler. Milletvekillerinden ikisi bu ilden seçilecekti.

Gazetenin Manisa Büro Şefi ile birlikte kolları sıvadık, ev ev, dükkan dükkan dolaşmaya başladık. Önce biraz yadırgadık ama ikinci günden itibaren sanki 40 yıllık anketörlük.

Sabahleyin bürodan çıkarken esnaf, işçi, çiftçi, genç, ev kadını, emekli için belirli sayıda form ayırıyor, yaş gruplarına göre de dağılım yapıyorduk.

Salihli’de anketin sağlıklı olması için 8-10 kişilik bir gruptan sadece bir kişiye oy kullandıracağı mı söyleyince, muhtemelen Demirelci olan bir zevat, bir yandan elimdeki anket kağıtlarını almaya çalışmış, bir yandan da, ‘’ Neden herkese oy kullandırmıyorsun. Şikayet edeceğim seni…’’ diye celallenmişti.

Cumhuriyet Halk Partili olduğunu düşündüğüm bir tütüncü, ‘Objektif davranacağınızı nereden bileyim’’ diye beni terslemiş ve ankete katılmamıştı.

Kenar mahallelerin birisinde, mavi leğende çocuğunu yıkayan şalvarlı kadın, ‘’Kaç para verceniz’’ sorusuna ‘’Para falan yok’’ yanıtını alınca, ‘’Defol şurdan, benim işim gücüm zaten başımdan aşkın. Bir de sizle mi uğraşacağım’’ diyerek ayağındaki terliği üzerime fırlatmış, isabet ettiremeyince de çocuğunun poposuna bir tokat yapıştırmıştı…

SONUÇLARI ELDEN TESLİM ETTİK

Üç bin civarında kişiye oy kullandırdığımız ve bir hafta süren anketin sonucuna gore 1. Bolge’de Doğru Yol Partisi’nden Sümer Oral, 2. Bolge’de aynı partiden Ümit Canuyar parlamentoya gidiyordu.

Sonuçları elden getirip bölge müdürüne teslim ettik.

İlk tepki, kağıt temininden reklamlara, personel alımından tahsilata kadar gazetenin hemen her işinde parmağı olan yakışıklı müdürden geldi…

‘’Olmaz…

Asla bu sonuç çıkmaz…

Manisa’da bizim parti kazanacak’’ diye söylene söylene üst kata çıktı.

Yazı İşleri Müdürü, ‘’Bunlar zaten anketor mü?.. Anketorlük uzmanlık ister. Biz bu çalışmayı profesyonel bir şirkete yaptırmalıydık’’ diye yakışıklı müdüre yalakalık yaptı.

Sanki suç işlemiştik.

Goz goze geldiğimiz genel müdür, ‘’Haydi çocuklar siz haberleriniz bakın…

Sonucu biz değerlendiririz’’ sözleriyle bizi uğurladı.

ÇARŞAF ÇARŞAF REKLAMLAR

Ertesi gün heyecanla gazeteye baktım. Anketle ilgili tek kelime yoktu. Günlerce önceden anonsları verilmesine rağmen de bizim anketin sonucu gazetede yayımlanmadı ama yakışıklı müdürün ‘’Bizim’’ dediği partinin reklamları ve ilk sıra adayının fotoğrafları çarşaf çarşaf sayfaları kapladı.

Sandıklar açılınca sevinen biz olduk. Yaptığımız anket, sıfır hata payı ile doğru çıktı. ANAP’ın oyu yüzde 42’den 32’ye düşerken Sümer Oral ve Ümit Canuyar, yüzde 23.5 oy alan DYP’den milletvekili seçildi.

O donemde bolge müdürü olan muhtereme, yıllar sonra, ‘’O anket niye yayımlanmamıştı’’ diye sorduğumda, sır vermedi ama ‘’O donemki reklamları hatırlamıyor musun’’ diye gülümsedi.

BİR TANIKLIK DAHA

Bir başka seçim sürecinde editor olarak sayfa yapıyordum. Gazete yine anket düzenlemişti. Bu sefer uzun saçlı müdür hazretleri, ‘’A, B, C partilerinden birer ikişer puan tırtıklayın, bizimkinin partisine ilave edin. Yüzde 10’ a yaklaşsın’’ dedi.

Meğer o da yeni kurulan partinin birinci sıra adayını kolluyormuş.

Bu iki olayın bizzat içinde yer alırken gazete veya şirket anketlerinin ne kadar fasa fiso olduğuna yakından tanık oldum.

Siz de sakın ola ki şarlatanlara, algı operasyonlarına inanmayın, sandığın başında vicdanınızın sesini dinleyin yeter…

Son Güncelleme : 12 Haziran 2018 10:35