Tam anlamıyla “hesapsız-kitapsız” bir dönem yaşanıyor.

Dönem” sözcüğü çok masum kelime aslında.

İlk anda 3 ay veya 1 yıl gibi bir süre gelir, “dönem” denince, insanın aklına.

Bu başka.

Siz deyin 15 yıl, ben diyeyim 16 yılı kapsıyor bu dönem.

Ve onca zamandır satıp, savılan millet memleket varlıklarının haddi hesabı; herkese göre farklı çıkıyor.

Bazı kaynaklardan kimi listelere ulaştım.

Aktarmaya kalksam, bana ayrılan yerin 20-30 misli alan lazım!

* * *

Yine de şu kadarını hatırlatayım:

Şeker fabrikaları, TEKEL’in onlarca işletmesi, çimento ve demir çelik fabrikaları, gübre fabrikaları, TCDD’ye ve Türkiye Denizcilik İşletmesi’ne ait limanlar, gemiler, turizm ve dinlenme tesisleri, devletin elindeki özel sektörün dev firmalarına ait hisseler, SEKA’nın fabrikaları (şu aralar kağıt bulamadığı için basılamayan gazeteleri, kapanan ve/veya kapanmak üzere olan derdi ve yayınevleri hatırlayın), Ray ve Başak sigorta, Eti Holding’e ait (altın değerinde ve belki de daha kıymetli) tesisler…

Off.

Her biri yürek acısı, gönül sızısı olan daha yüzlercesi.

* * *

Öylesine yapılan açıklamalarla yetinmem mümkün değil.

Tek tek kime satıldıklarını, kaç paraya satıldıklarını ve asıl önemlisi satıldıktan sonra alanların oraları ne yaptıklarını çok ama çok merak ederim.

* * *

Misal, bir şirketi yerli veya yabancı “yatırımcılar” 100 liraya almış olsunlar ve o şirketin 100 birime ayrılan malı-mülkü bulunsun.

Acaba 1 birimini (kupon yerde bir arsa gibi) 100 TL’ye satıp, verdikleri paranın tamamını tek hamlede geri mi aldılar?

Soru ortada kalmaya mahkum.

Zira cevap yok!

Özdere’deki askeri tesis satılıyor mu?

İzmir Milletvekili Murat Bakan, sormuş Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a:

“Seferihisar Özdere’de bulunan TSK’ya ait askeri kamp alanın Katarlılara satıldığı iddialarına yönelik açıklamanız nedir?

Cevap gelir, gelmez bilmem ve şimdilik askeri kamp şöyle dursun…

Malum.

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olana dek TELEKOM’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı’ydı.

Demem o ki, Murat Bakan asıl “1001 iddia ile adı anılan” ve Ürdün/Suudi pasaportlu Hariri ailesine satılan ve de geçenlerde iade alınan TELEKOM’un; Türkiye açısından trajik hikayesini sormalıydı Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na.

Olur, olur.

Günü gelince o da sorulur!