Seferihisar Emlak

Yıllar önceydi…

Ekonomi eğitimi almış ve devlette önemli görevlerde bulunmuş ünlü bir isim, daha sonra milletvekili adayı olarak tarlada seçim çalışması yaparken, ‘’İkinci el pamuk para etmiyor,’’ diye yakaran üreticilere, ‘’Canım siz de ikinci el pamuk ekmeyin,’’ yanıtı vermişti.

Üreticiler, milletvekili adayının açıklaması ile şaşkına dönerken danışmanlar ve parti yöneticileri, ikinci el pamuğun ikinci ekim olmadığını, birinci hasattan sonra tarlada yapılan ikinci toplama olduğunu kulağına fısıldamışlardı.

Bu milletvekili adayı daha sonra seçildi ve ülke ekonomisine ve tarımına yön veren bakanlığın başına getirildi…

CHP’Lİ VEKİL ABD’NİN SÖZCÜSÜ OLDU

CHP’nin ABD’de eğitim almış bir milletvekilinin, seçim öncesinde Uşak’ta muhtarlarla birlikte düzenlediği toplantıya rahmetli gazeteci Selamettin Bayındır ile birlikte katılmıştık.

CHP’li vekil iktidara atıp tuttuktan sonra, ‘’Tütünümüz para etmiyor. Kota bizi öldürüyor,’’ diye haykıran muhtarları, ‘’Canım siz de o kadar ilaç atmayın. Tütünleriniz zirai ilaç kokuyor,’’ diye susturmuş, ‘kota’ tezgâhının ABD’nin Virginia tütününe ve bu tütünle imal edilen sigaralara pazar açmak için kurulmuş bir düzen olduğuna hiç değinmemişti.

Bu muhterem isimlerden birisi çeşitli bakanlıkları üstlenerek yıllarca ülke yönetiminde söz sahibi oldu, diğeri de güya emeği ve üreticiyi savunan bir partinin milletvekili olarak meclis koltuklarını işgal etti. Muhtemelen de şimdi ya ‘kıyak emekli’ ya da bir yerlerde danışmandır…

İki örneği niye hatırlattım?

Ankara’ya böyle isimleri çok gönderdik. Daha doğrusu genel başkanlar isimleri önümüze koydu, bizler sandıkta onayladık.

Bakanlık müsteşarlıkları, daire başkanlıkları, yetkili makamlar, çoğu zaman halktan uzak bu tür isimlere teslim edildi, ülkenin kaderini bunlar belirlediği için de çevreyi ve yeşili en fazla koruması gereken bakanlıklar, ‘yeşilin düşmanı’ kurumlar haline geldi.

TARIM, ENDÜSTRİYE TESLİM

İncirin Aydın, pamuğun Söke, mandalinanın Seferihisar için ne anlama geldiğini bilmeyen, dünyaya sadece endüstriyel açıdan bakan zihniyetin hâkimiyetinde en verimli tarım alanları jeotermal santralleri ile dolduruldu. Termik santraller ile en güzel topraklar kül denizine dönüştürüldü.

Hepinizin bildiği bu gerçekleri bir kez daha vurgularken asıl niyetimin ‘mera’ olayına dikkat çekmek olduğunu belirteyim.

Asırlardır hayvanlarımızın otladığı meralar özellikle son yıllarda Mera Yasası’na eklenen değişikliklerle ranta kurban edildi. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan yasal değişikliklerle çayırlar imara açıldı. Mera, yaylak ve otlaklarda sanayi tesisi veya OSB kurulmasına imkân tanıyan değişiklikler torba yasalarla hayata geçirildi.

Bu arada büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık GDO’lu yeme teslim edildi. Dolardaki her zıplayışta mısır ve soyanın fiyatı da astronomik rakamlara ulaşınca yükün altından kalkamayan, meraları da kısıtlanan besiciler, hayvanlarını kesime verip sektörden çekilmek zorunda kaldı.

NEPTÜN HANIM AÇIKLADI

KÖY-KOOP Genel Başkanı, hemşerimiz Neptün Soyer’in bayram nedeniyle yaptığı açıklama, bu alandaki kara bulutların birazcık dağıtılacağını müjdeliyor.

Soyer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın meraların üreticilere tahsisi konusunda bir karar aldığını, bunun çok isabetli olduğunu, meraların üreticilere tahsisi ile girdi maliyetlerinin kısmen düşeceğini belirtiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na teşekkür ederek de mera arazilerinin tahsisinin kooperatiflerle işbirliği içerisinde düzenlenmesinin, üreticilerin daha fazla yararına olacağını, meraların kullanımı, bakımı ve yenilenmesi için ellerinden geleni yapacaklarını vurguluyor.

Bakanlığın bu konuda attığı olumlu adımı desteklemekle birlikte Sayın Neptün Soyer’e, ‘’Çok fazla umutlanmayın Neptün Hanım…

Her iktidar döneminde adım adım ilerleyerek Anadolu topraklarında yerli tohumu yok eden, 783 bin kilometrekarelik ata topraklarımızı melez tohumun, zirai ilaç kartellerinin vatanı yapan, GDO’lu yem ile geleneksel hayvancılığımızı ‘süt endüstrisine’ dönüştüren, torba yasalarla meraları küçülttükçe küçülten güç, bakanlığın bu olumlu adımına da çelme takacak hainlikleri devreye sokmaktan çekinmeyecektir’’…

Ama yine de Allah’tan dileğim, bu kez bakanlığın uygulamalarının beni yanıltması, sizi haklı çıkarmasıdır