SON DAKİKA

İzmir mi? Muğla mı?

Bu haber 02 Kasım 2016 - 8:01 'de eklendi.

Muğla’da bir akşamlığına konuk olduk. Kaldığımız otel Muğla merkezindeydi.

Büyükşehir Tarım Daire Başkanı Salih Tufan, Tarım Dairesi Şube Müdürü Orman Mühendisi Atilla Küçükala, Ziraat Mühendisi Taner Mercan ve Muğla Yerel Tohum Takas Derneği Muğla Şube Başkanı Mehmet Bal eşliğinde Muğla’nın ünlü Karabağlar yaylasına davet edildik.

Karabağlar, Muğla Merkez’den 15 rakım aşağıda düz bir ovaya kurulmuş mini bir turistik yerleşim alanı. Kış mevsiminde yollar tamamen sulardan geçilemez hal alıyormuş.
Bölge siyah üzümleriyle ünlü bir kent. Evliya Çelebi 600 yıl önce bu kentte peştemal törenleri düzenlermiş.

Bölgede genelde yaşlı çınar ağaçları var. Tamamı SİT Kurulu tarafından koruma altına alınmış.

Gittiğimiz restoranın ismi ‘Keyfoturağı restoran’. Restoran’ın bahçesi tarihi çınar ağaçlarıyla kaplı, yanı başında da cami var. Cami yüz metreden biraz mesafeli, ahalinin bazıları namaz vakti camiye gidiyor dini ibadetlerini yerine getirdikten sonra yine bu mekâna geliyor masadaki sohbetlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Muğla Şube Başkanı Mehmet Bal atalarımızdan kalan tohumları gelecek nesillerimize bırakabilmek için yaptıkları çalışmaları heyecanla anlatırken Tarım Daire Başkanı Salih Tufan da sendikacılık günlerindeki anılarını masamıza taşıyor ve tüm sohbetlerimiz gelecek nesiller ve CHP ve hükümet politikaları üzerine kuruluyor…

Ancak asıl konu tarım daire başkanı ve ekibi ile Seferihisar ekibinin “atalarımızdan kalan tohumların gelecek nesillere nasıl miras bırakabiliriz” oluyor.

Konu Seferihisar’dan açılınca restoran sahibi Mehmet Oran yanımıza geliyor…

Siz Seferihisar’dan mısınız?

– Evet cevabından sonra,  “Benim Akarca Haritacılar sitesinde akrabalarım var. Seferihisar’ın çok iyi bir ilçe olduğundan ve Belediye Başkanı Tunç Soyer’den sıkça söz ediyorlar. İsteğim birgün Seferihisarlı olabilmek” sohbetlerinden sonra akşamın geç saatlerinde masamızdan kalkıp Ziraat Mühendisi Taner Mercan aracıyla bizi Muğla merkeze getiriyor.

Muğla merkeze saat 22.00 sularında geliyoruz. Genç ve orta yaşlı insanların eğlendikleri bir pasaj var sanırım saklı bahçe, diğer adı da türkü bahçe diye de anılıyor.

Bu mekânda bir saat kadar gençleri ve Muğla halkını izliyoruz.

İZMİR Mİ? MUĞLA MI?

İşte yazımın da başlığı buradan geliyor!

Muğla’nın bu ve benzer mekanlarında resmi kıyafetli emniyet görevlilerini görebilmeniz mümkün değil, insanlar doyasıya eğleniyor sohbet ediyor. Biz saat 23.30’da bu mekanlardan ayrılırken bu mekanlara gurup gurup genç ve orta yaşlı insanların eğlenmeye geldiğini görüyoruz.

O arada İzmir’in eski Alsancak bölgesi geliyor aklıma. Nerede o gençlerin eğlendiği mekanlar? Nerede eski Alsancak eğlenceleri? Aslında bu soruyu İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na sormak lazım!

Nerede İzmir’in o eski şaşalı günleri?

Alsancak kordon boyundaki iş yerlerinin önleri yok kapalı olacak yok dışarı çıkılamayacak gibi eften büften kararlarıyla İzmir’in sıradan bir kent haline getirildiğini sanırım hiçbir İzmirli yanlış diyen olamaz…

Kısacası Bizler İzmirliyiz ve aydın bir kente sahibiz diyoruz ya inanın Muğla’yı görmediğimizdendir…

Söz gelmişken Seferihisar’a da değinmek istiyorum.

Başkan Tunç Soyer turizmci ve ufku açık vizyon sahibi… Peki, Seferihisar’da gençlerin veya bir akşam saatlerinde bir bardak alkol alabilme olanağı var mı?

Veya Tunç Soyer 7 yıldır görevde bu gibi mekanları yaratabilmek için niye çaba göstermedi veya göstermiyor?

İlçe halkı bir konuğu geldiğinde Sığacık veya Ürkmez gibi uzak bir mekânlara gitmek zorunda niçin bırakılıyor?

Seferihisar’ın merkezi Anadolu’da bir yerleşim alanına benziyor mu? Benzemiyor mu?

Tunç Soyer ve ekibi niçin belediye yakınındaki mekânların bir bölümünü çiçek pasajı benzeri mekânlar oluşturmadı?

Anlaşılır gibi değil!

İşte bu gözlemlerimden dolayı İzmir aydın bir kent gibi gözükse de asıl aydın kent Muğla olduğuna inanıyorum!

Siz okurlarım da bir gün Muğla’ya konuk olun gezin görün ve yazdıklarımın doğruluğuna tanık olun…
TÜM POLİTİKACILARIN ÖRNEK ALACAĞI YAZIM!
Sonraki yazımda Muğla’dan Aydın Çine’ye, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun icraatları ile halka yaklaşımını okuyabilirsiniz..

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Arif2 Kasım 2016 / 14:26Cevapla

Seferihisar dutlar altında artık bira verilmiyor, sıcağıkta ise birçok restorantta alkol verilmiyor, aslında biri hariç hiç bir yerde (plajları kast etmiyorum). Çupra mı alıp bankta yiyorum inanır mısınız? Esnaf belediyenin izin vermediğini söyledi yani bu eziyeti chp li bir belediye yapıyor. Bilmiyorum kimin sorumluluğu büyük şehirin mi yoksa seferihisar beldiyesinin mi.

    ahmet3 Kasım 2016 / 16:47Cevapla

    arif bey ruhsat verme işlevi yasalar dahilinde verilir. eksik yada kanunlar uygun olmayan sebepler olabilir (okul yakılığı vb) belediyeler kimseye ruhsat vermemezlik yapmazlar.