SON DAKİKA

Kalenin fethi için görev Binali Yıldırım’a

Bu haber 18 Ekim 2011 - 16:33 'de eklendi.

BU YAZIYI SAKLAYIN:

İzmir… Smyna’yı kuran Amazon kadınlarından Kadifekale’yi zaptedip sevgilisi adına muhteşem bir giriş kapısı yaptıran Büyük İskender’den bu yana her güç sahibinin ele geçirmek istediği muhteşem şehir… Dünyanın gözdesi, Ege’nin incisi, kolyesi…

İzmir…

Bir yanda, Kurtuluş Savaşı’nda, ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterim’ diyen Mustafa Kemal’in emanetini savunan kent…

Bir yanda, yönetimini zaman zaman Osman Kibar’dan Burhan Özfatura’ya kadar muhafazakârlığa teslim eden bir şehir.

Yani… İnsanları sabit fikirli değil. Takım tutar gibi bir partinin peşine takılıp siyasetin esiri olmuyor. Günün şartlarını değerlendirip ona göre tavır alıyor…

Bunları niye yazdım…

İzmir’i CHP’nin veya ‘sol’un arka bahçesi görenlerin kafasına ‘tokmak’ olsun diye bir hatırlatmada bulunmak için..

Aziz Kocaoğlu… İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı… Sanıyor ki 2009 yerel seçimlerinde vatandaş kendisini çatık kaşları, soğuk tavırları ile karizmatik bulduğu için oy verdi..

CHP İl Başkanı Tacettin Bayır… Sanıyor ki İzmir ahalisi CHP der de başka bir şey demez, başka bir parti tanımaz…

Her ikisi de hiçbir zaman İzmir ve ilçelerinin sorunlarına yeterince sahip çıkmadılar. Aziz Kocaoğlu, İZBAN ile birlikte İzmir ulaşımında yol açtığı yarayı savunmaya, bu konuda kılını kıpırdatmamaya devam ediyor.

ESHOT, İZBAN, İZULAŞ gibi kurumların devlet içinde devlet konumuna geldiğini ne Kocaoğlu fark ediyor ne de Tacettin bayır… İZSU’nun vatandaşa derebeyi tavrı ile yaklaştığını her iki ‘büyük adam’ da görmüyor, göremiyor…

Kocaoğlu, 2.5 yılın ardından bazı daire müdürlerini görevden alarak, bazılarının yerlerini değiştirerek olumlu adım atıyor gibi göründü ama hikaye… İzmir içerisinde İZBAN ile gelen otobüs hattı iptallerinin sıkıntısı sürüyor. Vatandaşın öfkesi ilk günkü gibi devam ediyor. Halkapınar’da bir trenden inip diğer trene binenler, hiç kimseye teşekkür etmiyor, kendilerini saatlerce otobüs beklemeye mecbur edenlere küfür ediyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ekibi, Seferihisar’ın Sığacık ve Akarca bölgelerini turizm alanı ilan etti. Turizm alanı ilan edilen bölgeler yazlık, kışlık evlerle dolu… Aralarında kalan arsalara ise ne otel ne pansiyon yapılabiliyor. İnsanlar mülklerine, arazilerine tek çivi bile çakamıyor.  Bu vatandaşlar  haksız uygulama yapanlara hergün yüzlerce küfür ediyor ama duyan kim?.. Vatandaşın şikayetlerini  araştırmak için kıçlarını o yumuşak koltuklardan kaldırıp  “yahu biz yanlış bir şeymi yaptık acaba!” diyerek sorunları maalesef yerinde inceleme zahmetinde bile bulunmuyorlar. Kocaoğlu ise adeta bürokratların esiri. Bürokratlarım ne derse doğrudur gafı içerisinde…
Seferihisar belediye yetkilikeri de yok 1/5000’likler yapılacak, yok 1/1000’likler yapılacak diye vatandaşı oyalama peşinde…

Yapabilecek çok birşeyide yok zaten…

Kocaoğlu tabanının sesine asla kulak vermiyor ve olan bitenin farkında değil. CHP’li büyükşehir belediyesi, “Ben yaptım oldu” mantığı ile ne vatandaşı dinliyor ne hakkı ne hukuku… Bu yüzden de geride kalan 2 buçuk yılda hanesinde kazanç olarak sadece halkın nefreti var…

Diğer tarafta DYP, ANAP, AK Parti olarak bütünlük arz eden muhafazakar sağ, İzmir’i hiç yalnız bırakmıyor. Bir yanda Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bir yanda  Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmir’de CHP’yi, Aziz Kocaoğlu’nu ve Tacettin Bayır’ı dut silkeler gibi silkeliyor, savundukları ideolojinin önünü açıyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan,  her fırsatta İzmir için sıcak mesajlar veriyor.   EXPO 2020 projesi ile bir bir ilgileniyor. Ve bu planlı çalışma görülüyor ki Büyükşehir Belediyesi seçimlerine de yansıyacak. Muhtemelen de Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olacak.

İpuçları ise şöyle:

AK Parti’de bir siyasetçi en fazla 3 dönem aynı göreve seçilebiliyor. Binali Yıldırım da milletvekilliğine üçüncü kez seçildi. 4. kez parlamenterlik şansı yok.

Binali Yıldırım Egeli olmadığı halde son genel seçimde İzmir’den aday gösterildi ve şu andaki sıfatı İzmir milletvekilliği.

Üçüncüsü, vatandaşa CHP’lilerin baktığı gibi tepeden bakmıyor, ‘Ben yaptım oldu’ demiyor, son derece mütevazı…

Dördüncüsü, geliştirdiği ulaşım projeleri ile İzmir’in önünü açıyor. Beş yılda bitirilmesi planlanan Ankara-İzmir hızlı tren hattı da bunların en önemlileri arasında yer alıyor.

Burada kahin olmaya gerek yok. Şimdiden yazıyorum Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım iki buçuk yıl sonra, belki de Cumhurbaşkanı seçimleriyle birleştirilecek yerel seçimler öne alınacak ve Binali Yıldırım   AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Başkan adayı olarak  seçmenin karşısına çıkacak…

Seçimden sonra da muhtemelen Aziz Kocaoğlu ve CHP kurmayları, “Biz nerede hata yaptık da İzmir’i kaptırdık” sorusuna cevap arayacak.

Oysa bunun farkına varmak için beklemeye gerek yok, şimdiden çevreye bakmak ve vatandaşın, ‘küfürlü’  feryat etmesine yol açan hatalardan vazgeçmeleri yeterli…
Not: Bu yazıyı Aziz Kocaoğlu’nun etrafında fır dönen yalama ve yalaka takımı ile, hani Kocaoğlu ile vatandaşın arasına Çin setti çeken yağ damlatıcıları ve  tüm okurlarım, özellikle de sevgili İZBAN’cılar arşivlerinde mutlaka saklasın…

Seçimlerden sonra CHP kurmaylarıyla ve Kocaoğlu’nun etrafında fır dönen yağcı ve yalaka takımıyla birlikte bu yazıyı bir daha okuyalım…

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.