SON DAKİKA

Kaymakam Bey’in cep telefonu

Bu haber 11 Şubat 2014 - 10:32 'de eklendi.

Sık sık “Allah devlete, millet zeval vermesin” deriz, ama en çok sıkıntıyı da devlet kapısında çekeriz.

Amirlerin özel kalemlerinden veya kapıdaki görevlilerinden “Bugün git yarın gel” , “Müdür Bey toplantıda, sonra gel” , “Önceden randevu aldın mı” , “Çat kapı gelinir mi” türünden ifadeler duymayanımız yok gibidir.

Özellikle de seçilmişler… Adaylıkları döneminde her ne kadar ‘şeffaf yönetim’ , ‘kapıları sökme” sözü verseler de müritleri kendilerini uçurduktan sonra bu sözleri yerine getirmekte bir hayli zorlanırlar.

Seferihisar Kaymakamı Resul Çelik ise bu anlayışı daha göreve başladığı ilk yıllarda yıkıp atmış. Halen de sürdürüyor.

Maiyetindeki memurlara kesin talimatı var: “Benimli görüşmek isteyeni asla kapıdan çevirmeyeceksiniz. Toplantıda bile olsam gelip haber vereceksiniz. Vatandaşı ya içeri alırım ya da içeride toplantı varsa kapıya çıkar kendisini dinlerim. Daire dışındaysam da vatandaşı benimle ya doğrudan ya konferans sistemiyle ya da telefon numaramı vererek görüştüreceksiniz.”

Maiyetindeki memurlar, önceki kaymakamlar döneminde alışkın olmadıkları bu durumu biraz yadırgasalar da zamanla alışmışlar.

Askere giderken ve siyasal öğrencisiyken yaşadığı iki olayda vatandaşın ‘devlete’ ulaşmasının zorluğunu yaşadığını kaydeden Kaymakam Bey, “Kendi kendime söz verdim. Göreve başladıktan sonra da vatandaşın devlete ulaşmasını kolaylaştırmayı kendime şiar edindim” diyor.

Evet… Siz de devletle ilgili, aşamadığınız bir sorununuz olduğunda veya bürokrasiyi geçmekte zorlandığınızda Kaymakam Resul Çelik Bey’I doğrudan makamındaki 0232 743 56 82 numaralı sabit telefondan veya 24 saat açık olan 0530 393 37 00 numaralı cep telefonundan arayabilir, facebook arkadaşı veya twetter takipçisi olabilirsiniz. eseferihisar@izmir.gov.tr adresinden e mail de atabilirsiniz.

TİMUR HOCA, GÜCÜNÜ KÖKENİNDEN ALIYOR

İşadamı Necat Hepkon’un annesi Fevziye Hepkon adına ilçemize kazandırdığı meslek yüksekokulunun müdürü Prof. Dr. Alp Timur, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Seferihisar için büyük şans.

Akademik hayatta 43 yılını dolduran Prof. Timur, bir koltukta iki karpuz değil, beş altı kapruz birden taşıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin tüm mali işlerini, para akışını o yönlendiriyor.

Üniversite bünyesindeki iki vakıf, bir kooperatif ve bir ilköğretim okulu da mali açıdan kendisine bağlı.

Fevziye Hepkon Meslek Yüksekokulu müdürlüğünün yanında Foça Turizm Meslek Yüksekokulu’nun işlerini organize ediyor.

Bu kadar işe nasıl yetiştiğine şaşırmamak elde değil ama gücünü eğitimci kökeninden aldığı kesin.

Ne de olsa büyük dayısı psikiyatri alanında uzman. Amcası profesör, babası da dekandı.

KALAMAR AVCISI, TEZGAHÇILARIN’ PEŞİNDE

Geçtiğimiz günlerde Sığacık’ta karşılaştığım Kalamar Avcısı, bu kez Atatürk Caddesi’ndeki büromuza geldi. “İyi gidiyorsunuz iyi… Son sayınızı bayağı beğendim” dedi.

“Eeee.. Sende ne var ne yok” deyince de, “Sorma, başım dertte. Malum benim oğlan Güzelbahçe’deki Anadolu Lisesi’ne devam ediyor. Her gün servisle gidip geliyor. Dersleri de iyi. Ama dönemin sonuna doğru bu okuldan kötü kokular gelmeye başladı. Özellikle de fizik, matematik, biyoloji derslerinin sınavlarında çocukların görmediği konulardan soru soruluyormuş.

Bu yüzden bu derslerden sınıflarda 5 alan yok denecek kadar azmış. Halbuki bu çocukların hepsi de seviye belirleme sınavında binlerce öğrenciyi geride bırakarak burayı kazandı. Yani geri zekalı değiller. Öğretmenlerin çocuklara ‘özel ders’ vermek için bu cendereyi kurduklarını sanıyorum. Ama peşlerindeyim. Ben de her gün Güzelbahçe’ye gidiyor, özel ders vermek için okul çevresinde ev kiralayan, ev satın alan öğretmenleri arıyorum. O evlerde bir tek öğrenciye bile parayla ders verirlerse işte o zaman çıralarını yakacağım” dedi. “Gelişmelerden seni de haberdar edeceğim” dedikten sonra çıktı gitti.

HAYAT DERSLERİ

Kaderinizi Tanrı, geleceğinizi karakteriniz belirler. “Bizden duymadıklarınıza inanmayın”

AK Parti’nin Seferihisar Belediye Başkan adayı Hamit Nişancı ziyaretimize geldi.

Ziyaretçi siyasetçi olunca konu döndü dolaştı, başkanlık seçimleri üzerinde yoğunlaştı.

Nişancı yaklaşık 45 dakikalık ziyarette pek çok konuya değindi. Kurduğu her cümlede de Belediye Başkanı Tunç Soyer’e yönelik eleştirilerde bulundu.

Ziyaret sırasında verdiği seçim stratejisine yönelik ipuçlarından şu izlenimleri edindim:

– Nişancı, kendi adaylığı ile Binali Yıldırım’ın AKP’den İzmir adaylığını bütünleştirecek. Yıldırım’ın İzmir için olduğu kadar Seferihisar için de şans olduğunu vurgulayacak.

– 17 Aralık, Yolsuzluk Operasyonu, neden AK Partiden’den aday olduğu gibi konulara pek girmeyecek.

– Kendisinin Seferihisar’ın sokaklarından geldiği, Başkan Tunç Soyer’in ise halktan uzak olduğu temasını işleyecek.

– Başkan Tunç Soyer döneminde belediyeye ait gayrimenkullerin, özellikle de belediye eski binasının bulunduğu alanın Büyükşehir Belediyesi’ne satışını gündemde tutacak.

– Soyer’in kazanması halinde seçimden sonra belediyeyi ağır borç yükünün beklediğini, personele maaş ödenemeyeceğini, üç ay sonra da AK Parti’nin en büyük çekincesi olduğu iddia edilen seferikartların doldurulamaz hale geleceğini iddia edecek.

– Bunların dışında kardeşlik vurgusu yapacak. Seçmenin karşısına olgun bir aday olarak çıktığını vurgulayacak. Üst yönetimde değişiklik yapacağını, ancak belediyeden personel çıkarmayacağını vaat edecek.

Hamit Bey, bu arada gerek kendisi, gerekse Tunç Soyer için önemli bir konuyu da gündeme getirdi. Adayların ekiplerinde yer alan bazı kişilerin karşı tarafı tahrik edici ifadeler kullanabileceğine, kendilerinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterebileceklerine işaret ederek, “Seferihisarlılar benim ağzımdan da Tunç Soyer’in ağzından da duymadıkları sözlere, dedikodulara itibar etmesin. Biz birbirimize söyleyeceklerimizi meydanlarda, mitinglerde, salonlarda açıkça söyleriz. Lütfen, üçüncü kişilerin yaydığı söylentilere inanılmasın” hatırlatması yaptı.

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.