Seferihisar Emlak

Son günlerde Seferihisar’da bazı Belediye Meclisi üyeleri ile Başkan Soyer arasında bir sorun yaşanıyor.

Nedenini tahmin ediyorum ama o konuya şimdilik girmek istemiyorum. Ancak yerel seçimlere bir yıl kala, yani “Arkadan kalkan sofrayı kaldırsın” misali, bu tartışma veya gerginliğe ne gerek var diye düşünüyorum?

Meclis üyeleri arasında dokuz yıl görev yapanlar, kökten CHP’li olanlar var.

İki gün önceki meclis toplantısında, bir meclis üyesi, Başkan Soyer’e hitaben şu cümleleri kullanmış: “Başkan, ben 5 yıldır CHP’liyim ama Hüseyin Ercan kökten CHP’li, onu bile çıldırttınız!” Tercümesi şudur, “Ben hala CHP’li olamadım. Burda bir sıkıntı olursa ilk gemiyi ben terkederim

Aksi olsaydı o toplantıda konuşanları dışarıya sızdırmazdı…

Birkaç gün önce Halk TV’de Fatih Ertürk’ün konuğu olan CHP Grup Başkan Vekili Ergin Altay’a CHP’nin ülke genelinde yüzde 27’yi niçin aşamadığı soruldu. Engin Altay, açık ve net cevap verdi: “Partimizin sobasına odun taşımayan, buna rağmen bir yerlere gelen insanlardan ne sosyal demokrat olur ne de yürekten CHP’li… İthal isimlerin partiden önce kendi çıkarlarını gözettiği deneyimlerimizle görülmüştür…

İşte, “Ben sonradan olma CHP’liyim ama kökten CHP’li Hüseyin Ercan’ı bile çıldırttınız..” cümlesini kullandıktan sonra olup biteni kamuoyuna aktaran bu ismin ifadeleri bunun kanıtıdır..

Çünkü gerçek CHP’lide, “Kol kırılır, yen içinde kalır..” anlayışı hakimdir…

Peki, ithal meclis üyelisi zat, bugüne kadar CHP’nin sobasına bir kucağı boş ver bir tek odun taşıdı mı?…

Geçelim…

Başka bir konu:

Yerel seçimde CHP’den belediye meclisine giren Mehmet Şenel, geçtiğimiz yıllarda parti yönetimine giremediği için olacak ki aynı gün CHP’den istifa etti. Şu anda bağımsız belediye meclisi üyesi…

Bu arkadaşımızın da Seferihisar’da olanları, diğer anlatım ile aile içinde yaşananları, başka basın organlarına taşıyor olması da başka bir garabet…

CHP’nin oylarıyla seçilecek, sonra partiden istifa edeceksin, sonra da Seferihisar’da olanları kendine göre dış basına taşıyacaksın…

Biz Seferihisar’da üç kişiyiz birbirimizi iyi biliriz…” Bu yüzden, Şener’in yaptıklarının da herkes farkında…

Ben olsaydım, namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum, CHP’den belediye meclisine girseydim, partimden istifa ederken belediye meclisi üyeliğinden de istifa ederdim..

Düşünün: Hem belediye meclisi üyeliği yapacaksın hem de muhbirliğe soyunacaksın! Günler, aylar ve yıllar geçer ama halk neyin ne olduğunu unutmaz lütfen bu böyle biline…

Mazbatayı ben almadım:

Tunç Soyer ikinci döneminde aday olduğunda, hangi ismi yanına belediye meclisi üyesi yazdırırsa yazdırsın o isimler meclis üyeliğine seçilirdi.

Mazbatayı aldınız, oturumlarda el kaldırma hakkını elde ettiniz. O günlerde, ‘’Biz şu ismi başkan yardımcılığı görevinde istemiyoruz’’ tavrını hep birlikte gösterseydiniz o zaman size hak verebilirdim…

Hüseyin Ercan’ı sever ve sayarım:

Hüseyin Ercan, hiçbir belediye meclisi üyesine benzemez! Her belediye binasına gittiğinde mutlaka bir vatandaşın sorununu çözme çabası içindedir!

Her ne olursa olsun: Bırakın Seferihisar’ı, Türkiye’nin bu gibi sorunlarla boğuşacak bir dakikası yok! Bırakalım küçük çekişmeleri artık dönem, bir ve birlik olma zamanıdır.

Seferihisar’ın en bakir Turabiye Mahallesinde ikamet eden insanlar bile çocukları ve torunlarıyla birlikte daire ve son model araçların sahibi oldular. Köylerdeki üreticiler ve bölgedeki ev hanımları tomar tomar para kazanıyor.

Halk Seferihisar’daki gelişmelerden memnun…

Bu aşamada yarınlar adına bir ve birlik olma zamanı geldi de geçiyor bile…

Bakın Türkiye’nin en çok okunan yazarlarından Ertuğrul Özkök, Seferihisar üzerine ne yazmış:

‘’EN ŞANSLI KASABA SEFERİHİSAR MI?’’

Bir Ege kasabası düşünün ki…

– Ülkenin en büyük yönetmenlerinden biri orada doğmuş…

Çağan Irmak…

Perde arkasında, sessiz sedasız orası için çalışıyor…

***

– Ülkenin en büyük komedyenlerinden biri en güzel filmlerinden birini orada çekmiş…

Ata Demirer… Bütün Türkiye’ye o şirin kasabayı tanıtmış…

***

– Ve dün Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Posta gazetesindeki mülakatından öğreniyoruz ki…

Ülkenin en büyük starı Tarkan da orası için iki konser verip çok özel okullar yapılmasına katkıda bulunmuş.

O kasaba İzmir’in Seferihisar’ı…

Hemen dibinde o harika Sığacık ile Türkiye’nin şanslı kasabası…

Bir kenara yazın…

Bu belediye başkanını, Seferihisar’ı ve Sığacık’ı çok duyacağız…

Gördüğüm en şirin amblem

SEFERİHİSAR’da bir de “Çocuk Belediyesi” kurulmuş…

Amblemi o kadar naif, o kadar şirin ki… Bir salyangoz, bir meyve ve üzerinde zeytin yaprağını andıran iki yaprak… İçim açıldı…’