Seferihisar Emlak

Gerek seçim öncesinde gerekse görevde bulunduğu süreçte hep destek verdiğim, sevdiğim, saydığım Başkan Tunç Soyer’in son dönemdeki bazı davranış ve uygulamaları beni şaşırtıyor.

Başkan ikinci dönemini ve koltuktaki 9,5 yılını geride bırakırken, ‘’Beyefendiliği ve kibarlığı ile gönüllerde taht kuran Tunç Soyer bu olmamalı” diye düşündüğüm mevzular duyuyordum. Son olarak kendimin de içinde bulunduğu bir olay, şaşkınlığımı biraz daha artırdı.

Geçtiğimiz hafta sonunda, Sığacık’taki CHP’li belediye meclisi üyesi Hüseyin Ercan’a ait restoranda iki duble alkol aldıktan sonra oğlum İnanç’ı arayıp gelip beni alıp eve götürmesini istedim.

Geldi ama masada sohbet iyi!

O ara Hamit Nişancı’nın Seferihisar’a doğru gittiğini gördüm. Masadaki arkadaşlara, “Hamit Bey’i çağırayım, iki kelam edelim” önerisinde bulundum. “Evet iyi olur, telefon et” dediler.

Nişancı, sağ olsun kırmadı, yarı yoldan döndü ve masamıza konuk oldu.

Konu Seferihisar’ın dünü ve bugünü idi. Bir de Hüseyin Ercan ile akraba olduklarını o akşam öğrenmiş oldum…

Sohbet iyi, Hüseyin Ercan ile okul ve futbol oynadıkları günlerden söz ettiler. Güldük neşelendik, saat 22.00 sıralarında Hamit Nişancı beni evime bıraktı, İnanç da kendi aracıyla evine gitti…

Bu arada belediyede adı birçok tatsız olaya karışan, fısıltı gazetesinde de “peynir faresi” olarak adlandırılan zat-ı muhterem, restoranın önünde iki volta atıp bizim Hüseyin Ercan ve Hamit Nişancı ile birlikte olduğumuzu canının istediği gibi 1-2 ismi de ekleyerek Tunç Soyer’in bir yakınına iletmiş.  O da Başkan’a aktarmış.

ERCAN’IN CHP’DEN İHRACINI İSTEMİŞ

Üç gün sonra Başkan Tunç Soyer’in, belediye meclisi üyelerinin katıldığı grup toplantısında, “Hüseyin Ercan ile Hamit Nişancı yemekte birlikte olmuşlar. Bu durum parti geleneklerimize aykırıdır ve ihracı gerekir!” dediğini, CHP’li meclis üyesi Tayfun İlhan’a dönerek de, “Bu senin görev alanına giriyor! Acilen partiden ihraç edin!” dediğini duyuyorum.

‘’Benim tanıdığım Tunç Soyer böyle bir istekte bulunmaz’’ diye düşündüm ve diş tedavimden dolayı konuşamadığım için konuyu WhatsApp’tan başkana yazıyla sordum ama ‘Doğru veya yanlış’ gibi bir yanıt alamadım.

ÇEKİRDEKTEN CHP’Lİ

Bu arada Başkan’ın ihracını istediğini duyduğum Hüseyin Ercan’dan söz edelim.

Hüseyin Ercan‘ın Babası Mustafa Ercan! CHP’nin resmen kapatıldığı günlerde Etem Çalış ile kol kola girerek Seferihisar’da SHP’yi oluşturan daha sonra Etem Çalış belediye başkanı olduktan sonra Çalış’ın en yakını ve akıl beyni olan isim…

Yani çekirdekten partili olan Hüseyin Ercan bugüne kadar CHP’nin gençlik kollarından başlayarak çeşitli kademelerinde görev almış, yüreği Seferihisar için çarpan bir kardeşimiz…

Benim davetim üzerine restoranına gelen Hamit Nişancı ile sohbeti ise Tunç Soyer’in başkanlığa seçildiği günden bu yana sürdürdüğü hoşgörü kültürüne yakışan bir davranış…

Üstelik orada mekanın işleticisi olarak ev sahibi konumunda…

Zaten Başkan Soyer de her zaman tüm ilçe başkanlarıyla dostluk siyaseti izleyip, onlarla makamında veya yemeklerde bir arada olmuyor muydu?…

Pekala bir belediye meclisi üyesi de eski belediye başkanı ile aynı masada olabilirdi. Bu asla partiden ihraç sebebi olmazdı.

OLANLAR BÖYLE ŞİMDİ KENDİ DÜŞÜNCELERİMİ AKTARAYIM!

Sevgili Başkan Tunç Soyer!

Seferihisarlılar sizi “İnsanlar kiminle konuşursa konuşsun, biz bölücü değil, ilçe halkını birleştirici olarak bu görevi üstlendik” dediğiniz için destekledi.

Hamit Nişancı’nın ekibindeki isimlere, “İstifa etmeyin, sizinle de iyi görevler yapabiliriz” dediğiniz için ‘’İşte kin tutmayan bir başkan’’ diye herkes alkışladı.

Onun bunun adamı olmak yerine görev yapan herkes benim dostumdur” diyerek, Hamit Nişancı’nın kurmaylarına kucak açmanız ayrımcılıktan, ötekileştirmekten bıkan ilçe halkına ilaç gibi geldi.

Sayın Hüseyin Ercan’ın, kendi restoranına davet ettiğim Hamit Nişancı ile sohbeti nedeniyle ihracını istemeniz ise ilacı inanın zehre dönüştürdü. Keşke o gün siz de oradan geçiyor olsaydınız da sizi de davet etseydik. Eski başkanla birlikte siyasetten uzak, dostça sohbet edebilseydik. Ankara’dan esen rüzgarların siyaseten parça pincik ettiği ülkemizin ihtiyacı da bu değil mi? Kılıçdaroğlu da Mevlana gibi “Kim olursan ol gel” demiyor mu? AK Parti’nin başarısı böyle gelmedi mi?

Anlattığım konunun ihracı oluşturacak zerre sebep olmadığını tartışmaya bile girmiyorum. Yoksa ihraç isteminin arkasında daha önceki geriliminiz ya da başka siyasi hesaplar mı var?

SON CÜMLEM!

Sevgili Tunç Soyer!

Seferihisar sizin aileniz sayılır. O ailenin reisi de bugün için sizsiniz. O halde gelin evlatlarınız arasında ayrım yapmayın…

Bir partilinizi ihraç ettirme gibi bir davranışın, kin gütmenin, kırıp dökücü olmanın size asla yakışmayacağını bilin…

Unutmayın ki siyasette, ticarette, insan hayatında en önemli vasıf vefalı olmaktır.  Yola çıktıklarınızı yolda bulduklarınızla değişmeden bu yanlıştan bir an önce dönün…

Bu cümlelerimi de bir ağabey nasihatnamesi olarak kabul edin…