Çok genç yaşta, ANAP’tan seçilip, Seferihisar Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu…

Genç yaşta, bir makam sahibi olmak, hem iyidir, hem kötüdür. O dönemi hatırlıyorum…

Nişancı, sert bir yüz seçmişti kendine…

Ama, hatalarından fazla, iyi şeyler yaptı…

Gençliğin heyecanı ile; bazı fevri davranışları oldu…

O zaman anlatsalardı Hamit’e, asla anlayamazdı…

Ama bu gün yaptığı hataları çok iyi fark ettiğini sanıyorum.

Çünkü o artık tecrübeli bir siyasetçi…

Ve en büyük tecrübesi de son AKP ilçe kongresinde yaşadıkları oldu.

……………….

Bana sorarsanız; Hamit Nişancı ile; AKP bir kan uyuşmazlığı yaşadı… Çünkü o AKP’ye dışarıdan nakledilmiş bir organ gibiydi. Genler uyuşamazdı uyuşamadı ve bence uyuşamayacakta…

……………..

Daha önce de yazmıştım; Seferihisar ilçe kongresinde, kendisine İl Başkanı tarafından yapılan saygısızlık, yenilir yutulur gibi değildi…

Bu sadece AKP ilçe Başkan adayı Hamit Nişancı’ya yapılmış bir saygısızlık değildi. Aslında ilçe seçmenine yapılmış bir siyasi nezaketsizlikti…

Bu saygısızlık AKP’ye yüzde 6 oranında oy kaybı getirdi.

…………….

AKP, alışılageldik bir parti değil…

Ne ANAP’a, ne CHP’ye, ne DSP’ye, ne AP’ye, ne SHP’ye, kurulmuş, hala ayakta olan veya kapatılmış hiçbir partiye benzemiyor…

Bu gün Türkiye partilerinde “Liderler sultası” hüküm sürüyor kabul ama; AKP’de sonsuz bir biat kültürü var! Bu partide tek ağızdan çıkacak emir demiri pırasa gibi kesiyor!

Son seçimlerden sonra da, Türkiye’nin genel yönetim sistemi de aşağı yukarı böyle oldu. Bir Totaliter Rejim ile karşı karşıya olup olmadığımızı zaman içinde anlayacağız. Henüz sistemi kavrayabilmiş değiliz!

Dönelim Hamit Nişancı’ya…

Seferihisar’da genç yaşında belediye başkanlığı yapan Nişancı, AKP ilçe Başkanlığından istifa edip, milletvekilliğine soyundu ama, ne yazık ki, listeye giremedi. Oysa İzmir’i almak isteyen AKP’nin özellikle Nişancı’ya bu şansı vermesi gerekiyordu.

İlçe kongresinde yaşananlar AKP’ye Seferihisar’da yüzde 6 oy kaybı olarak yansıdı. Yani; Hamit Nişancı’nın bu ilçede kişisel oyları var!

Yerel seçimler yaklaşırken; Nişancı’nın siyasi potansiyelini başka bir partiye aktarması gerektiğinin altını çizmek istiyorum…

Nişancı dört eğilimi temsil eden ANAP’ta siyasete başladı. CHP’li bir aileden geliyor… Ve eğer, gerçekten siyaseti bırakmak istemiyorsa AKP ile yollarını ayırmak zorundadır. Zira, o AKP’de kaldıkça, siyaseten büyük bir kayboluş, bitiş yaşayacaktır.

AKP ile kan uyuşmazlığı, onun partisinden dışlanmasına neden oldu. AKP de onu hazmedemedi. Çünkü Nişancı; AKPli tiplemesine uymuyor…

Tavsiyem; Nişancı eğer siyasete devam etmek istiyorsa, yeni bir yol haritası çizmek zorundadır. Bu yol haritasını çizerken, kendi fikirlerini, düşüncelerini, siyasi görüşlerini tartması, analiz etmesi gerekiyor. Kendisine soracağı ilk soru şudur; “Ben AKP’de ne aradım, ne buldum, ne yapmak istedim, ne oldu, Ülkemi, nasıl görmek istiyorum?

Sonrası kolay!

Siyaset, insanın iç sesinde şekillenir…

İç ses, özgür düşüncemizin bize söyledikleridir…

Hamit Nişancı bu sesi dinleme aşamasında bence…

Değilse bile, o aşamaya gelecektir…