SON DAKİKA

Öğretmenlerimiz,kadın, kadın danışma ve doktorlarımız

Bu haber 26 Kasım 2014 - 13:48 'de eklendi.

Öğretmenlerimiz, kadınlarımız, belediyenin kadın danışma merkezi ve doktorlarımız

Öğretmenlerimiz toplumumuzun çok önemli değerleridir. Düşünün; pek çok aile, üç çocuğunu eğitmek ve onları hayata hazırlamakta zorlanırken, fedakar öğretmenlerimiz, kendilerine teslim edilen minik yavrularımızı yetiştirmek için 30-40 kişilik sınıflarda canla başla çalışmaktadırlar. Bu yüce emeklerinin karşılığında aldıkları ücretler ise gülünç rakamlarda kalmaktadır. Bu da yetmiyormuş gibi Atatürk’ten sonraki dönemlerde bütün iktidarların hedefi olmuş, eğitimin siyasete alet edilmesinin acısını çekmişlerdir. Bunlar da yetmemiş, uyarı, kademe durdurma, sürgün, meslekten ihraç cezaları da kılıç gibi hep üzerlerinde sallanmıştır.

Ben hakikaten çok merak ediyorum. Öğretmenlerimizi veya okul müdürlerimizi sadece siyaset uğruna oradan oraya süren, aileleri parçalayan, sadist ruhlu yöneticileri hangi öğretmenler yetiştirmiştir.

Bana göre en kötü öğretmen, en iyi siyasetçiden çok daha onurlu ve çok kariyerlidir. Çünkü onlar bu toplumun fertlerini adam gibi adam yapmak için çırpınıyorlar.

Ancak Ulu Atatürk’ün isteği doğrultusunda fikri hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeye çalışırken düşünceleri ve sendikal tercihleri yüzünden sıkıntı ve acıya mahkum ediliyorlar. Öğretmenlerimize bu kış gününde cefa çektirenleri şiddetle kınıyor, bu davranışlarının işgal ettikleri koltuklara yakışmadığını bir kez daha kendilerine hatırlatıyorum. Eğitim tarihinin kendilerini lanetle anacağını asla unutmasınlar.

Ben yine de gelenek haline gelen öğretmenler gününü içtenlikle kutluyor, onlara mutlu ve sağlıklı yarınlar getirmesini temenni ediyorum.

KADINLARIMIZ

Önceki gün bir nedenle araştırma gereği duydum. Stres haplarını toplumda en fazla kimlerin kullandığını araştırdım. Sonuca inanamadım. Kimler kullanıyor söyleyeyim; KADINLARIMIZ… Bu ilginç araştırmaya göre stresten hasta olan insanlarımız arasında kadınlarımız maalesef yüzde 80 gibi çok yüksek bir oranı teşkil ediyorlar.

Buna rağmen o stresli kadınlarımız, bu durumu ne yakınlarına, ne eşlerine, ne çocuklarına, ne de eşlerine belli etmemek için çabalıyorlar.

Onlar aile içerisinde, çalıştıkları ortamda veya herhangi bir konudaki sıkıntılarını kolay kolay ikinci kişilere anlatmazlar.

Neden biliyor musunuz?

İkinci bir kişinin daha sıkılmasını istemezler de ondan… Ayrıca dile düşme endişesi de onları içlerine kapanık yapar. İşte onun için en çok stres hapını kadınlarımız kullanmaktadır.

Hani “Kadınla erkek bir olamaz! Çünkü fıtratında yok!” deniyor ya bu cümleye katılmıyor ve böyle düşünenleri de kınıyorum. Erkeklerden çok daha duygusal ve alıngan olan kadınlarımızın niçin stress haplarında çare aradığını her konuyu fıtrata bağlayanların da iyi irdelemesini istiyorum.

Tüm erkeklerin kadınlarımıza karşı daha anlayışlı davranmaları halinde çok daha huzurlu bir toplum olacağımıza yürekten inanıyorum.

Bu düşüncemle “Kadına şiddete hayır..” kampanyalarının yeterli olamayacağına, toplumumuzun bu konuda çok daha fazla eğitime ihtiyacının olduğuna da inanıyorum…

Söz açılmışken bir konuyu merak ediyorum!

Bizim Seferihisar Belediyesi’ne bağlı ‘Kadın Danışma Merkezi” ne iş yapıyor?

Hakikaten ne iş yapıyor?

Bugüne kadar kaç kadına yol gösterdi veya kaç kadının derdine deva oldu?

Geçtiğimiz günlerde bir konuya tanık oldum. (O konuya başka bir yazımda açıklık getireceğim.) Gördüğüm kadın danışma evi değil, adeta mahkeme duvarı gibiydi.

Tıpkı mahkeme duvarı gibi…

Ne iş yaptıkları veya kaç kadınımızın derdine çare olmaya çalıştıkları konusuna bir yetkilimiz açıklık getirirse sevinirim.

DOKTORLARIMIZ:

Hiçbirmiz hasta olmayınca doktor veya hemşirelerimizin kıymetini bilmeyiz. Ne zaman hasta olsak veya hastaneye yatsak o zaman onların birer can kurtarıcı veya melek olduklarını görür, biliriz ama sağlığımıza kavuştuktan ve aradan kısa süre geçtikten sonra yine unuturuz…

Ancak polikliniklerde veya acil serviste bazen öyle konulara tanık oluyoruz ki; bırakın doktor veya hemşire olmayı, o kişinin annesi veya babası olsanız o kahırlara katlanamaz, dayanamazsınız.

Daha uzun yaşamamız için çabalayan, dertlerimize derman olmak için çırpınan doktor veya hemşirelerimize sadece yapmacık “Doktorlar Günü’nde, Hemşireler Haftası’nda veya TIP Bayramı’nda’’ değil, yılın her gününde saygı göstermeliyiz.

Onlara her an teşekkür ve minnet duymamız gerektiğini asla unutmamalıyız.

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.