Seferihisar Emlak

Doğanbey’de jeotermal kuyuların hizmete girmesi ve jeotermal enerji ile mandalina ve defne yaprağı kurutulması ile de ilçenin kalkınmasına termal su katkısı sağlandı.

AÇIKLAMALARA DİKKAT

Ancak jeotermal kaynakların; turizm, seracılık ve mandalina kurutma tesisinde kullanılmasının heyecanını yaşarken beni jeotermal enerji santralleri konusundaki tehlike çok korkutuyor. Konuya vakıf olup da ‘’Doğanbey’deki suyun sıcaklığı 80 derece…

Sadece seracılık ve ısınmaya uygun…

Jeotermal enerji santralı için 150 derecelik su gerekir’’ diye düşünenleriniz olabilir.

Benin kaygılarım ise jeotermal elektrik santralleri üzerine faaliyet gösteren ve Doğanbey’de Seferihisar Belediyesi ile işbirliği yapan Ankara merkezli firmanın ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in açıklamalarına dayanıyor.

Şimdi firmanın 16 Mart 2015 tarihli bildirisindeki şu ifadelerini dikkatle okuyalım:

‘’Şirketimiz, yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde yaptığı çalışmalar kapsamında, Jeotermal kaynaklardan da elektrik enerjisi üretimi amaçlı, jeotermal kaynak arama ve projelendirme çalışmaları yürütmektedir. Urla-Güzelbahçe-Seferihisar arasını kapsayan jeotermal kaynak arama çalışmalarımızda jeolojik etüt çalışmalarımız tamamlanmış olup, jeofizik DES ve MT çalışmalarına başlama aşamasına gelinmiştir. Söz konusu çalışma hedefimizde elektrik üretimi, ısıtma ve termal sağlık kür merkezi entegre kullanımı hedeflenmektedir.’’

Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Kaya imzasını taşıyan bu bildiriden anlama özürlü olmayanların çıkaracağı sonuç, uygun sıcaklıkta kaynak bulunduğu takdirde Urla-Güzelbahçe-Seferihisar arasında jeotermal elektrik santrali kurulacağıdır.

BAŞKANDAN YEŞİL IŞIK

Bunun akabinde Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in şu açıklamasını da dikkatlice okuyalım.

Diyor ki Tunç Soyer, ‘’Yaptığımız araştırmalarda Seferihisar ilçe merkezinde, Turabiye, Camikebir, Hıdırlık, Sığacık, Çolak İbrahim Bey mahallelerimiz sınırları içinde de jeotermal kaynak bulabileceğimizi anladık. Bu anlamda arama yetkisi almak için başvuru yaptık. İlk etapta gravite ve manyetik haritalarında gömülü fayların yerlerini bulacağız. Sıcak su potansiyellerini araştırıp bölgemizin hizmetine sunmak istiyoruz.’’

Başkanın ve firmanın yönetim kurulu başkanının açıklamalarını üst üste koyduğumuzda, bölgede yeterli sıcaklıkta termal suya ulaşıldığı takdirde Urla, Güzelbahçe, Seferihisar üçgeninde mantar gibi jeotermal enerji santrallerinin biteceği anlaşılıyor.

Artık ÇED olumlu raporunda yöre halkının rolü olmadığına, valiler ‘’ÇED gerekli değildir’’ kararı ile bu yatırımlara geçit verebildiğine göre bölgeyi büyük tehlike bekliyor.

AYDINLILAR FERYAT İÇİNDE

Asırlardır, ‘’Dağlarımızdan yağ, ovalarımızdan bal akıyor’’ diye övünen Aydınlılar, bu günlerde jeotermal santrallerin yol açtığı tahribat yüzünden, ‘’Dağlarımızdan da ovalarımızdan da zehir akıyor’’ diye feryat ediyor.

Aydın’daki toplam 53 santralin 23’ünü jeotermal enerji santralleri oluşturuyor. Yapım aşamasında olan 2, ön lisans alan ve planlanan 8 santral da sırada…

Aydınlıların, Germenciklilerin yakarışları fayda etmiyor. Dünya Sağlık Örgütü değerlendirmelerine göre Aydın dünyanın 2. sağlıksız şehri olmayı,kanserden ölüm oranı yönünden de Türkiye’de ilk sıralarda yer almayı sürdürüyor.

Yıllardır jeotermal yasasının çıkartılmadığı Türkiye’de bu konuda tam bir başıboşluk yaşanıyor. Firmaların çoğu, ek maliyet nedeniyle enerji üretiminde kullandıkları ve toprağı çoraklaştıran termal suyu, yeniden yerin altına vermeyip doğaya bırakıyor. Çevreye yayılan kükürt dioksit ve diğer partikül maddeler de yerleşim alanlarının, sebze ve meyve bahçelerinin üzerine yağarak ürünlerin kalitesini düşürüyor, başta kanser olmak üzere pek çok ölümcül hastalığa sebep oluyor.

Şimdi Seferihisar Belediye Başkanı CHP’li Tunç Soyer’i uyarıyorum:

‘’Sayın Başkan, başarılı çalışmalarınızı takdirle izliyor ve sizi seviyoruz. Ancak sakın ola ki termal suyun masumane kullanımı konusunda Doğanbey’de işbirliği yaptığınız firmanın veya başkalarının Yarımada’da jeotermal santral kurmalarının önünü açmayınız.

Aksi takdirde, tarih de Yarımada halkı da sizi asla affetmez.’’