SON DAKİKA

Saray kızı Anna’ya Sığacık’ta burç

Bu haber 24 Kasım 2013 - 10:29 'de eklendi.

‘Sakin Şehir’ unvanlı Seferihisar’a gidip de Sığacık’ta balık keyfi yapmayanınız, koy kenarındaki kalenin içinde pazar günleri tezgah açan kadınlardan reçel, tatlı, börek almayanınız herhalde yoktur.

Yoktur ama o tezgahların bulunduğu sokakları çevreleyen büyük kale surlarına, kökü Bizans saraylarına kadar uzanan bir aşk öyküsünün sindiğini de çok az kişi biliyor olmalıdır.

Asırlar sonra kılıç şakırtılı Türk filmlerinin senaristlerine ve yönetmenlerine ilham veren o aşk öyküsünün kahramanları, Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Alpaslan’ın komutanlarından ve İzmir tarihinin simge isimlerinden Çaka Bey ile tahtta kırk yıla yakın oturan Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos’un kızı Anna’dır.

SARAYDA BİR ESİR

Büyük aşk, Bizans ile denizde hesaplaşmak için açık denize ulaşan Türk akıncılarından Çaka Bey’in Sinop’un ele geçirildiği Karadeniz’deki savaş sırasında Bizans’a esir düşüp saraya götürülmesiyle başladı.

İmparator Nikephoros Botaneiates, komutanlarından gelen, “Bu Türk’ün kellesini uçuralım” önerilerini, “Selçuklu ordusunda önemli bir mevki sahibi olan bu genci koz olarak elimizde tutalım” diyerek geri çevirdi.

Anadolu’ya yayılan Türklerin planlarını öğrenmek için de Çaka Bey’in sarayda serbestçe dolaşmasına izin verdi.

Çaka Bey burada Bizans kültürünü, saray yaşamını, Latince ve Grekçe’yi öğrenme fırsatı bulurken, İmparator Nikephoros’tan sonra tahta geçecek olan Aleksios Komnenos’un güzel kızı Anna ile de arkadaş oldu.

İki genç arasındaki yakınlık kısa sürede aşka dönüştü. Yiğitler yiğidi Çaka Bey ile sarı saçlı, ela gözlü Anna sık sık buluşmaya başladı. Nikephoros’un ardından tahta geçen yeni imparator Aleksios ise, kızı Anna’nın Çaka Bey ile yakınlaşmasından hoşnut olmadı, Selçuklu komutanının zindana atılmasını emretti. Ancak Çaka Bey, babasının planını öğrenen Anna’nın yardımı ile Bizans sarayından kaçmayı başardı. Saraydan ayrılırken de son kez sarıldığı Anna’ya, yeniden geleceğinin sözünü verdi.

Çaka Bey, Anadolu’daki akıncılarla birlikte Bizans askerlerine karşı kılıcını kullanırken Bizans’ı alt etmenin yolunun denizden geçeceğini biliyordu. İzmir ve Efes’te birer tersane oluşturdu. İyon kentlerinden Teos’un kurulduğu koyda büyükçe bir liman yaptırdı.

Kırk parça gemi ile denize açılıp Bizans’ın elindeki Ege adalarından elde ettiği ganimetle Teos kenarındaki limana dönerken, iç denizin kara ile buluştuğu noktanın bir kale inşaatı için çok uygun olduğunu fark etti. Komutanlarına eliyle işaret ettiği yere üç ayrı yönde kapısı olan bir kale inşa etmelerini emretti.

ANNA İÇİN BURÇ

Bu kalede hem Bizans’tan ele geçirdiği ganimetleri depolayacak hem ani bir baskında açık denizde hedef olmaktan kurtulacak hem de sevgilisi Anna’yı Bizans sarayından alıp buraya getirecekti. Kuzeydeki dağlardan kaydıraklarla taş sürükleyen leventlerden biri, “Karya’dan bu yana her taraf sığla ağaçlarıyla dolu.

Bu kalenin adı da bölgedeki yeşilliğe uygun olarak Sığla olsun deyince kale ‘Sığla Kalesi’ adıyla yükseldi.

Kuşadası, Ayasılık ve Seferihisar yönlerine bakan üç kapısı olan kale, denize bakan dış kısım ve leventlerin eğitim aldığı avlu ile iki bölüm halinde bitirildi. İmparator kızı Anna’nın barınabileceği şekilde de büyükçe bir burç Hıristiyan kalelerindeki şapeller gibi oda şeklinde düzenlendi.

Çaka Bey, haftalar süren hazırlığın ardından Sakız Adası yakınlarında karşılaştığı Bizans donanmasına büyük bir darbe indirdi. Bizans güçlerinin yanında yer alan zırlı giysiler içindeki Fransız askerlerini de yok etti. Yenilgiyi haber alan imparator, yüz on gemiden oluşan bir kuvveti Çaka Bey’in üzerine gönderdi. Ancak Balkanlar’daki Peçenekler Bizans için pusudaydı. Anadolu Selçukluları da İznik üzerinden Bizans’ı sıkıştırıyordu. İmparator, donanmayı geri çağırmak zorunda kaldı.

ENTRİKA İŞ BAŞINDA

Anna ile Çaka Bey’in aşkına gelince… Bizansın ünlü entrikacıları Anna’ya Çaka Bey’in Bizans askerleriyde savaşırken öldüğü haberini ilettiler. Çaka Bey’e de Anna’nın saraydan bir komutan ile evlendiğini duyurdular. Oğuz büyükleri uzun süredir Çaka Bey’e ancak bir Türkmen kızının yakışacağı yönünde telkinde bulunuyordu.

Çaka Bey, yaşamını bir Türkmen kızı ile birleştirdi. Kız büyüyünce İznik’i elinde tutan 1. Kılıçaslan ile evlendirerek Bizans’a karşı damadıyla sırt sırta verdi. Ancak entrika ve düzenbazlık o dönemde çok etkindi. Fitne ve fesat kaynakları, bin bir yalanla Çaka Bey ile damadı 1. Kılıçaslan’ın arasını açmayı başardı. Kayınpederinin kendisini yok etmek için İznik’e yürüdüğüne inandırılan 1. Kılaçarslan, verdiği davette kayınpederi Çaka Bey’i öldürttü.

DİKKATLİ BAKIN

Bugün pazar… Balık yemek ve becerikli Seferihisar kadınlarının kale içi pazarında açtığı tezgahlardan alışveriş yapmak için Sığacık’a giderseniz, üç kapıdan birisinden girince surlar, zindanlar, eğitim alanları ile karşılaşacaksınız.

Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın Kaptan-ı Derya Palak Mustafa Paşa’ya Teos taşlarıyla on altıncı yüz yılda onarttığı kalede Anna’yı koruyacak burcu belki göremeyeceksiniz ama kalıntılara dikkatlice bakarsanız, belki de kocaman taşlar size Çaka Bey ile imparator kızı Anna arasındaki aşktan bir şeyler fısıldayabilir.

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.