Seferihisar’a devasa bir  lavanta ağacı… Olmaz mı? Öykünün başlangıcı şöyle anlatılıyor:

Birinci Dünya Savaşı sırasında Belçika’da Flamanya bölgesinde Kanadalı askeri doktor ve topçu komutanı Binbaşı John McCrae, 2 Mayıs 1915’te 22 yaşındayken, bombardıman sonucu parçalanarak hayatını kaybeden arkadaşı Lieutenant Alexis Helmer için bir şiir yazar. Hüzün dolu bu şiir ‘Flamanya’da gelincikler uçuşur’ mısrasıyla başlar. Dillerde dolaşan bu şiirde geçen ‘gelincik’ savaşta ölen askerlerin simgesi haline gelir.

Ve gelincikler savaşın her yıldönümünde Londra’nın her yerinde, insanların yakalarında göğüslerinde gelincikler açmaya başladı.

Derken Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yıl anması için “Blood Swept Lands and Seas Of Red (Kan, Toprakları ve Denizleri Kırmızıya Boyadı)” adıyla özel bir proje için kollar sıvandı.

Londra Kalesi‘nin çevresinde 16 dönümlük alana savaşta hayatını kaybeden 888.246 askeri simgeleyen 888.246 gelincik dikildi.

Bunlar solmayan, boynunu bükmeyen gelincikler.

Hepsi tek tek elde, seramikten yapılmış.

Bakın işte…

Görüntü muhteşem.

Hal böyle olunca, insanlar akın akın bu görsel şöleni izlemeye geliyor Londra Kalesi’ne.

İsteyen 25 paund verip, o gelinciklerin bir eşini alıyor, evine yurduna götürüyor.

Vefa, sanat, turizm, ekonomi…

Nereden bakarsanız bakın akıl dolu bir iş yapılmış İngiltere’de…

Diyorum ki…

Düşünelim biraz hadi.

Seferihisar için kafa yoralım.

Ne olabilir?

Neler yapılabilir?

Londra’daki gelincikler bize nasıl bir ilham verebilir?

* * *

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer eminim düşünmeye başlamıştır hemen.

Mesela…

Normalde olmaz ama hayal edilirse devasa bir lavanta ağacı yükselemez mi şehrin tam ortasında.

* * *

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer eminim düşünmeye başlamıştır hemen.

Mesela…

Normalde olmaz ama hayal edilirse devasa bir lavanta ağacı yükselemez mi şehrin tam ortasında