SON DAKİKA

Seferihisar’a Seferider gerek

Bu haber 03 Eylül 2014 - 10:47 'de eklendi.

Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda annemi, babamı, dost ve yakınlarımı ziyaret için memleketim Demirci’de idim. İkinci gün de kısa adı DEDADER olan Demirci Dayanışma Derneği’nin geleneksel keşkek gününe katıldım.

Daha önce de iştirak ettiğim keşkek günü öyle sıradan bir etkinlik değil. Yani insanlar, eski itfaiye binasının yerine yapılan Belediye Kültür ve Ticaret Merkezi’ne sadece salçalı ve bol etli Demirci keşkeğine kaşık sallamak için gitmiyor. Dostluk ve dayanışma için el sıkışmak, dışarıdan gelen hemşerileri ile kucaklaşmak için keşkek kazanlarının kurulduğu alana koşuyor.

SİYASET ÜSTÜ

Derneğin kuruluş aşamasındaki toplantısına da katılmıştım. O toplantıda yapılan konuşmalarda derneğin temel amacı, Demirci’ye hizmet, kent halkı arasındaki dayanışmayı artırmak ve dışarıdaki Demircililerin memleketleri ile kucaklaşmasını sağlamak olarak açıklanmıştı. Özellikle de siyaset üstü bir çizgi izleneceği, tüm siyasi partilere ve tüm siyasi görüşlere aynı yakınlıkta, aynı uzaklıkta olunacağı vurgulanmıştı.

Gençlik yıllarında devrimci görüşleri savunan, son 35 yıldır da örgütlü siyasetin dışında, partiler üstü kalmaya özen gösteren bir kişi olarak bunun ne derece zor olacağını biliyordum. Çünkü etkinliğiniz olan bir konumda iseniz, siyasetçiler sizi yanlarında veya karşılarında görmek istiyor. Onların işine gelen şeyler yaptığınızda iyisiniz, hoşsunuz. İşlerine gelmeyen şeyleri yaptığınızda yandaşsınız, birilerinin adamısınız.

Bu yüzden ‘partiler üstü’ kalabilmek öyle kolay değil.

İşadamı Kasım Kabak’ın başkanlığını yürüttüğü Demirci Yardımlaşma Derneği DEDADER işte bunu başardı. Keşkek Günü’nde iktidar partisi ile muhalefet partileri mensupları başta olmak üzere farklı görüş, inanç ve düşünceleri savunanlar, başı açıklar, başı örtülüler bir arada idi. Kimse kimseyi dışlamadan, kimse kimseyi ötekileştirmeden birbiri ile kucaklaştı, hasret giderdi.

DEDADER Demirci’ye başka hizmetler de yapıyor. Özellikle eğitime ve Celal Bayar Üniversitesi’nin ilçedeki fakülte ve yüksekokullarına önemli destek veriyor. Bunlar da alkışlanacak, güzel davranışlar. Ama beni en çok memleketin çimentosu olmaları ve aynı coğrafyanın insanlarını ‘dostluk ve kardeşlik’ anlayışı etrafında kenetlemeleri etkiliyor.

Şimdi dönüp Seferihisar’a bakıyorum. Yerel seçimin üzerinden 5 ay geçtiği halde siyasi görüş ayrılıkları derinleşerek sürüyor. Gerilim birileri tarafından sürekli tırmandırılıyor. Gazete sayfalarını keseri hep kendine yontan siyasetçilerin marifetleri süslüyor. İyi niyetli, sağduyu sahibi birkaç kişinin çabası ise kentte kardeşlik kültürünün gelişmesine, insanların birbirleriyle içten bir şekilde kucaklaşmasını sağlamaya yetmiyor.

Umarım önümüzdeki aylarda Seferihisar’da da siyaset üstü bir SEFERİDER doğar da benim özlemim gerçeğe dönüşür.

SALMAN’IN PROJESİ HAYATA GEÇMELİ

Yerel seçimlerden önce Sığacık Mahallesi muhtarlığına aday olan Kemal Salman, seçildiği takdirde bir grup arkadaşı ile birlikte Sığacık’taki restoran ve işletmeleri bir dernek çatısı altında örgütleyeceklerini açıklamıştı.

Bu dernek, hem bölgenin tanıtımını hızlandıracak hem de fiyat istikrarı sağlayarak fiyat farklılıklarından doğan şikayetleri azaltacak, Sığacık’a kurumsallığı getirecekti.

Kaymakam Resul Çelik’in de çok yerinde bulduğu bu proje Sığacık seçmeninin bir başka ismi tercih etmesi ile düşünce safhasında kaldı.

Bana göre topluma hizmeti amaç edinen böyle bir projenin hayata geçmesi için illa muhtar olmak gerekmiyor. Herhangi bir mevki veya makamda olmadan da böyle bir derneğe öncülük edilebilir.

Seçimde rakip olunmuş olsa da yeni muhtar ile işbirliği yapılabilir. Siyaset üstü bir oluşum sağlanabilir.

Şimdi Kemal Salman ve arkadaşlarına düşen görev birlikteliği sağlayacak böyle bir oluşumu bir an önce başlatmalarıdır.

Dernekleşme fikrini yerinde bulan Kaymakamımız Resul Çelik, kendilerinin her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. Başkan Tunç Soyer ile bu konuda bir konuşmamız olmadı ama onun da gereken desteği vereceğine gönülden inanıyorum.

O halde 5 aylık zaman kaybı yeterlir bence…

AHTAPOT AVCISI

Uzun süredir ortalıkta görünmeyen Ahtapot Avcısı’na Kuşadası minibüsünde rastladım. Özdere-Gümüldür arasındaki bir durakta bindiği aracın şoför koltuğu arkasındaki sırasına oturdu. İki sıra arkada oturduğum için beni görmedi.

Şoförle tanışık olmalıydı ki hemen koyu bir sohbete daldı.

‘’Hani Özdere, Gümüldür, Ürkmez, Doğanbey birleştirilerek ilçe yapılacaktı ne oldu?

Menemen’den Özdere’ye, Gümüldür’e hizmet gelmesi mümkün mü?

Seferihisar Belediyesi, 30 kilometre öteye hizmet verebilir mi?

Ya buraların belediyeliği iade edilmeli ya da hepsi birleştirilip ilçe yapılmalı’’ diye konuştu.

Yolculardan birisi ‘İlçe olmayı bırak da bu yolun hali ne olacak böyle. Yıllardır Kuşadası yolunun bölünmüş hale getirileceği söylenir ama hayalden öteye geçemedi’’ deyince Ahtapot Avcısı, ‘’Onu seçimde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Binali Yıldırım’a soracaksın. Oy verip vermediğini bilmem ama onca yıl ulaştırma bakanlığı yaptı. Her tarafa hizmet yağdırdı. Seferihisar ise avucunu yaladı. Yazın hıdırellez yerine dönen bu yol bölünmüş hale gelmez de hangi yol bölünür şaşarım’’ diye yanıtladı yol konusunu gündeme getiren yolcuyu.

Şoförün derdi ise Kuşadası minibüslerinin şehir içine sokulmamasıydı.

‘’Siz bırakın belediyelikleri, bölünmüş yolları da biz şehir içine giremiyoruz, ona cevap verin’’ diye ikisini de susturdu.

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.