Sığacık’ın 3 Tahsin’i

Sığacık’ın 3 Tahsin’i

0

Şu anda ilçe müftülüğünde görev yapan Tahsin Dursun ile eğitimci-gazeteci Tahsin Danışman ve emekli eğitimci Tahsin Öğretmen bölgede “Tahsin Hoca” unvanıyla biliniyor.

Ama üçü de aynı mahallede, yani Sığacık’ta yaşayınca hep birbirlerine karıştırılıyor.

Bir vatandaşımız, eşinin isteği üzerine imam nikahı kıydırmak ister. Karşılaştığı bir hemşerisine İmam Tahsin Dursun’u kastederek, Tahsin Hoca’yı nerede bulabileceğini sorar. Hemşerisi “Biraz önce kahveye doğru gitmişti” der.

Kahveci de köşe masada okey oynayan Tahsin Danışman’ı işaret eder. Vatandaş Tahsin Hoca’yı okey başında görünce, önce tereddüt eder, ”Allah Allah, bu nasıl imam. İmamlar taş oynar mı” diye düşünür.

Sonra da utana sıkıla Tahsin Hoca’yı dışarıya çağırıp derdini anlatır. Şaşıran Tahsin Danışman Hoca, önce, ”Kıyalım kıymasına da benim kıyacağım dini nikah geçerli olmaz ki. Sen cami imamı Tahsin Hoca’ya git” deyince, adam yanlış kişiye ulaştığını anlar, İmam Tahsin Hoca’ya koşar. Ancak imam Tahsin Hoca da imam nikahı kıymadan önce kendisinden resmi nikah belgesini, yani evlilik cüzdanını getirmesini ister. Adam “Sonra getiririm” dese de imam nikahı kıydıramaz. Çünkü nikah kıymak istediği kişi resmi eşi değildir.

Marina’nın karşısındaki yamaçta evi olan Tahsin Danışman Hoca tüp siparişi verir. Bekler bekler tüp gelmez…

Bayiye telefon ettiğinde de ”Getirdik ya hocam… Üstelik parayı bizzat kendin ödedin” deyince Tahsin Danışman Hoca uyanır. Meğer sipariş ettiği tüp, üçünü Tahsin Hoca’nın, yani emekli eğitimci Tahsin Öğretmen’in evine gitmiştir. Tahsin Öğretmen de tüp istemediği halde o sırada pazara gitmiş olan eşinin sipariş verdiğini düşünerek mutfaktaki bitmemiş tüpü değiştirmiştir.

RAKI DA YANLIŞ EVE GİTTİ

Fıkra gibi karışıklıkların üçüncüsü TEKEL bayisinde yaşanır. Tahsin Danışman Hoca Sığacık’taki bayiye parasını verip 70’lik bir rakı ayırtır. Ancak akşam eve giderken almayı unutur, telefon açıp, ”Bir zahmet benim rakıyı gönderiverin” ricasında bulunur. Bayi, mahalleden bir çocuğa, ”Geçerken şu rakıyı Tahsin Hoca’nın evine bırakıver’ der. Çocuk da imam Tahsin Hoca’nın kapısını çalıp rakı şişesini uzatır.

Oldukça şaşıran imam Tahsin Hoca, ”Çocuğum ben rakı içmem ki! Bu ne böyle?” dese de çocuk, ”Bana ne ya… Bayi size vermemi söyledi” diyerek emaneti uzatıp kapıdan uzaklaşır. İmam Tahsin Hoca, rakının gazeteci-eğitimci Tahsin Hoca’ya ait olduğunu anlamıştır ama çocuğu ikna edememiştir. 70’lik şişe yoğun telefon görüşmelerinden sonra ancak akşamın ilerleyen saatlerinde gerçek sahibine ulaşabilir.

Sonunda imam Tahsin Hoca müftülükte görevlendirilir de bu karışıklıklara karışmaktan kurtulur. Diğer iki Tahsin Hoca ise zaman zaman birbirlerine karıştırılarak Sığacık’taki yaşamlarını sürdürüyor….

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu haber dikkatinizi çekebilir

Doğanbey, Ürkmez, Gümüldür, Özdere hattı

Büyükşehir Yasası’yla belde ve köylerin statüleri değiştirilip mahalleye