SON DAKİKA

Siyasetin kara mizahı ve Haldun Ertok…

Bu haber 23 Ocak 2011 - 17:20 'de eklendi.

Haldun Ertok!..
Özdere’de  dört dönem belediye başkanlığı yapan bu isim, Seferihisar-Özdere hattında bir efsane olmuştu.  Hatta genel ve yerel seçimlerin birlikte yapıldığı, CHP’nin de dibe vurarak TBMM’ye giremediği 1999 seçimlerinde bile yüzde 54 oy alarak  adını Türkiye siyaset tarihine yazdırmıştı.

1999 yılında Ege Bölgesi’nde en fazla oy alarak ikinci kez göreve seçilen,  sonraki seçimlerde de rakiplerine büyük fark atan Haldun Ertok, hiçbir seçimde yenilmedi, ama beldelerin kapatılmasıyla başkanlığa veda etmek zorunda kaldı.

Haldun Ertok’un Özdere Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde Özdere Belediye Meclisi ile Seferihisar Belediye Meclisi’nde alınan kararlar arasında kıyaslama yapardım. Özdere Meclisi kenetlenmiş halde beldenin çıkarlarına kararlar alırken, Seferihisar’da bırakın kenetlenmeyi, Belediye Meclisi’ndeki CHP’li üyeler bile birbirlerine saldırırlardı.
Konumuz Özdere:

Etem Çalış’ın Seferihisar Belediye Başkanı olduğu yıllarda, yani CHP’nin Belediye Meclisi’nde çoğunlukta olduğu yıllarda pek çok karar, Başkanlık oyu ile Meclis’ten geçebilirdi.

O zaman Özdere Belediye Meclisi’nin bir toplantısını izlemiştim..
Meclis’teki dağılım CHP (7),  DYP (1)  ve MHP (1) şeklindeydi. Gündemin son maddesinde belediyeye alınacak bir isim üzerine konuşuluyordu. Başkan Haldun Ertok,  “Arkadaşlar bu yurttaşımızın eşi hasta, kendiside sigortalı değil. Biz bu arkadaşı işe alırsak sigortası ile eşine baktıracak” dedi.

Üyeler kendi düşüncelerini açıklıyorlardı. DYP’li Meclis üyesi, o kişinin işe alınmaması için diretiyordu. Haldun Ertok, çoğunluk kendilerinde olmalarına rağmen bu meclis üyesine dakikalarca  dil döktü. Sonuçta o üyenin  de olurunu aldı.

Toplantı bitiminde Başkan Ertok ile baş başa kaldığımızda, “Başkan, CHP’nin 7 üyesi var! Hepsi onay veriyor, siz bir üyenin daha gönlünü yapabilmek için dakikalarca dil döktünüz! Niçin?” diye sormuştum. Başkan Ertok da,  “Mustafa Bey, demokrasilerde çoğunluğa sahip olmanız yetmez, önemli olan aldığımız kararların oy birliğiyle alınmasıdır” demişti…

Ertok, bu tavrını başkanlık yaptığı 4 dönemde de sürdürmüş, hiçbir zaman “Ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket etmemişti.   Belde belediyeleri kapanmasaydı eminim ki beşinci, altıncı hatta yedinci kez aynı makama seçilecekti. Çünkü başkanlarda olması gereken iyi belediyeci olma, iyi yönetici niteliği taşıma ve iyi insan vasıflarına eksiksiz haizdi.

Sonuçta ne oldu?
Haldun Ertok’un asıl mesleği mimarlıktır. Özdere Belediye binasının projesinde de onun imzası vardır. Beldeler kapatıldığında Mederes Belediye Başkanı Ergun Özgün, birtakım hesaplardan dolayı Haldun Ertok’u kendisine rakip gördü  için Ertok’u Menderes ve Özdere’ye hizmet etme sevdasından mahrum edildi.

Ama onun içindeki ülkeye ve insanımıza hizmet aşkı sürüyordu. Kuşadası İmar Müdürlüğü’ne ve Kuşadası Belediye Başkanı’na imar danışmanı oldu. Halen de bu görevini sürdürüyor.

Kısaca, Özdere, Gümüldür ve Ürkmez şeridinin dilinden, çok ama çok iyi anlayan bu isim, şu anda  Kuşadası’na hizmet veriyor!!

Peki, Menderes Belediye Başkanı Ergun Özgün, göreve geldiği günden bu yana Özdere ve Gümüldür’e ne hizmet getirdi? Hiçbir şey getirmedi! Çünkü bu bölgelerde ne yapılacağını veya yapılamayacağını bilmiyor…

Peki Haldun Ertok gibi bir isme, niçin, “Gel arkadaş, sen hem mimarsın hem bu bölgede 20 yıldan beri görev yapıyorsun. Bu bölgenin dilinden de en iyi sen anlarsın” diye bir yaklaşımda bulunmuyor? Yanıt açık: Haldun Ertok’un önümüzdeki yerel seçimlerde kendisine rakip olmasından korkuyor.

Yazık, gerçekten yazık…
İşte ülkemizde siyasetin kara mizahı bu!  İnsanların başarısına, becerisine bakılmadan, “İleride bana zarar verir” diye düşünmek ve önemli isimleri tasfiye etmek…
İşte siyasetin kara mizahı… İşte Haldun Ertok…

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.