Seferihisar Emlak

Gübre, tohum ve zirai ilaçtaki dışa bağımlılık, tarım ve hayvancılığı perişan etti.

Hibrit yani tek kullanımlık melez tohumun hegemonyası, yerli tohumu yok etme noktasına getirdi. Türk çiftçisi de sertifikalı tohum dayatması ile Anadolu’nun binlerce yıllık tohumlarını kaybetti. Bugün öyle bir noktaya geldik ki İsrail, ABD ve Hollanda tohum vermeyi durdursa neredeyse toprağa ekecek tohum bulamayacağız…

Emperyal güçlere bu kapıyı kim açtı?

Sadece AK Parti döneminin değil 1980’nden bu yana görev yapan tarım bakanlarının ve bürokratlarının çoğu, tohum ve zirai ilaç kartellerine geçit verdi…

SEFERİHİSAR VE SOYER FARKI

Bu kısa özeti niçin yaptım?..

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’i başarılı bulanlarımız olduğu gibi kadrolaşma yanlışlığı ve belediye mülklerinin satışı konusunda eleştirenlerimiz var… Bunlar her belediyede yapılan veya bundan sonra da yapılabilecek uygulamalar olabilir.

Ama Seferihisar’da her belediyenin yapamayacağı önemli güzellikler de yaşandı… Bana göre bunlardan en önemlisi Tohum Bankası ve Tohum Takas Şenliği ile yerli tohumların korunması, organik üretimin desteklenmesi, böylece saçma sapan tohum satış yasağı engelinin aşılmasıdır… İlçemiz tarımda bugün öyle bir noktaya gelmiştir ki tüm yurt tohumsuz kalsa bile Seferihisar, kendisine ve çevresine yıllarca yetecek zirai üretimi gerçekleştirebilecek tohuma sahiptir.

SU DERİNE KAÇTI

Gelelim ikinci bir konuya…

Kontrolsüz endüstriyel üretim, akıllı bombalar, sera gazları ve diğer nedenlerle yıldan yıla ısınan dünyada su kaynakları giderek azaldı. Buna Anadolu insanının bilinçsiz salma su kullanımı da eklenince biz de kuraklık tehdidi ile karşı karşıya kaldık… 15-20 yıl öncesinde 25 metrelik sondajla ulaşılan yer altı suyuna şimdi 80-100 metrelerde rastlanabiliyor.…

İşte bu noktada da Seferihisar Belediyesi gelecekteki tehlikeyi gördü.

DSİ ile işbirliği yapılarak Seferihisar Barajı’ndan mandalina bahçelerine su sağlayan ishale hattı yenilendi… Ardından da çiftçinin 24 saat tasarruflu su kullanmasına imkan sağlayan sayaç uygulaması hayata geçirildi… Böylece daha önce salma sistemle 10 ton su kullanılarak sulanabilen aynı bahçe şimdi damlama yöntemiyle 2 ton su ile kana kana sulanabilir hale geldi.

Bu olay da öyle küçümsenecek, hafife alınacak bir konu değildir… Gelecekteki susuzluk tehlikesini şimdiden görme işidir…

YURT GENELİNDE YAYGINLAŞMALI

Ancak Seferihisar’ın lokal olarak hareket geçmesi büyük tehlikeyi önlemeye yetmiyor.

Sulama suyu sadece tarımsal üretim açısından önem taşımıyor… Hayvancılığı temeli de suya dayanıyor. Hayvan yeminin ana ham maddeleri olan arpa, buğday, mısır, yonca, şalgam, pancar su ile yetişiyor.

Barajlardaki doluluk oranının kimi yerde yüzde 50’lere, kimi yerde yüzde 10’lara düştüğü göz önüne alınırsa bir an önce etkili önlemlerin alınması şart…

Bu konuda üretici ve besicilerin üç önerisi var.

Diyorlar ki;

AK Parti iktidarının ilk yıllarında yarım baraj ve göletlerin tamamlanması konusunda gösterilen çaba giderek zayıfladı… Hükümet, bundan sonra da tarımsal sulama için yapılabilecek her yere baraj ve göletler inşa etmeli…
Tüm yurtta vahşi sulama olarak adlandırılan salma sulama yasaklanmalı, damlama sistem mecburi hale getirilmeli. Üreticilere bu sistem için sağlanan imkanlar genişletilmeli…
İkinci ürün ekimi sınırlandırılmalı, 15 Ağustos’tan sonra barajlardan beton kanallara, kanaletlere su verilmesi ve sondaj pompaları durdurulmalı… 15 Ağustos’tan sonra tarlalarda suya ihtiyaç duyan hiçbir mahsul kalmamalı…
Yasaklarla ne derece sonuç alınır bilemem ama uyarılarla, ‘Yapmayın, etmeyin’ demekle salma suyun önüne geçilemediğine göre son çare olarak bana da bu yasak isteğine destek vermek düşüyor.

21. Yüzyıldan çıkmadan kuraklık ve kıtlıkla boğuşmak istemiyorsak buna katlanmak zorundayız…

NOT: TRT Belgesel kanalında 10-15 günde bir melez ve GDO’lu tohumun dünyayı esir alışını işleyen bir program yayımlanıyor. Bu program TRT’de hangi cesaretle yayımlanıyor bilemiyorum ama ekranda rastlarsanız tek kelimesini kaçırmadan sonuna kadar izleyin lütfen… Hawai, Hindistan ve Meksika’dan yayılan feryadı bir de çoğu iflas eden o çiftçilerden dinleyin… Çok yakında o program yayından kaldırılır çünkü…