SON DAKİKA

Suluboya, Seferihisar sanatçıları, Nişancı ve bayram

Bu haber 04 Temmuz 2016 - 21:15 'de eklendi.

Benim bildiğim zanaatkarlar, bilhassa karikatür, suluboya ve diğer el sanatçıları duygusal olur. Zaten duygusal olmayan bir meslek sahibi sadece ‘kasap olur’ diyeceğim ama o meslekte toplumumuza lazım…

Benim merak ettiğim konu önceki gün düzenlenen suluboya festivalinde Canip Taşkıran’ın niçin sergi açmadığı.

Hakikaten Canip hoca niçin bu festivalde sergi açmadı?

Seferihisar’ın bünyesine suluboya festivalini getiren Canip Hoca…

 O halde niçin bu festivalde yeri yoktu?

İnce bir araştırma yaptım ve kulağıma gelen fısıltılara göre Atanur Doğan ile Canip Taşkıran hocanın arası pekiyi değilmiş.

Dahası Atanur Doğan Bey’i Seferihisar’a taşıyan da Canip Hocaymış…

Peki, niçin bu festivalden dışlandı Canip Hoca?

Aralarında soğuk rüzgâr esiyormuş!

Peki, arkadaş siz sanatçısınız  ve ince ruha sahipsiniz ve her ikiniz de sanat camiasının önde gelen insanlarısınız. Biriniz Seferihisar diğeriniz uluslararası sanatı temsil ediyorsunuz ki benim için önce yereldeki insanın yaptığı ön planda tutulmalı. Çünkü yerel olmayınca genel olamaz…

Ayrıca sizin mesleğiniz toplumun aynasıdır!

Sizin yaptığınız iş 7 yaşından 70’e herkese örnek olması gerekir!

Ne demek aralarında soğuk rüzgârın esmesi…

Anlamak veya anlayabilmek inanın mümkün değil!

Burada Başkan Tunç Soyer’in iki üstadın aralarında soğuk rüzgârın estiğinden bilgisi olacağını zannetmiyorum ama Başkan Soyer’den sanat camiası adına ricam bu sanat camiasını bir araya getirip soğuk rüzgârı, yani kuşluk ve ılıman esintiye getirmesidir.

BELEDİYENİN İFTAR YEMEĞİ VE NİŞANCI

Seferihisar belediyesi bu akşam geniş kapsamlı iftar yemeği veriyor ‘Geniş kapsamlı’ dedim çünkü Atatürk meydanın bitiş noktasından çarşı meydanına kadar tüm meydan bu yemek için trafiğe kapatıldı. Belediye başkanlığının basın açıklamasında “İlçe protokolü, siyasi partiler, dernekler, vatandaşlar hep birlikte iftar açacak ve bayramlaşacak”denmesine rağmen bugün öğleden sonra AK Parti İlçe Başkanı Hamit Nişancı beni aradı.

Abi çok önemli değil ama belediye başkanlığının duyurusunda ‘Tüm siyasi partiler davetlidir’ deniyor ancak bu yemeğe ben davet edilmediğime göre tüm siyasi partiler cümlesi kullanılmaması gerekir. Bu konudaki tepkimi dile getirirseniz sevinirim”.

Benim düşüncem: Eski belediye başkanlığı bir yana İktidar partisinin ilçe başkanı davet edilmemesi nezaket kurallarına tamamen aykırı olduğu düşüncesindeyim…

BAYRAMIN EN ÖNEMLİ TARAFI KÜSLERİ BARIŞTIRMAK

Eski bayramlarda, bayram namazı biter bitmez insanlar bir araya gelir kim kiminle küs o insanları barıştırırdı. Yani bayramların çok önemli bir tarafı küsleri barıştırmak ve barış içerisinde bir dünya yaratmaktır. Gerçi bölgemizde birbirleriyle küs olan çok insan olmasa da yinede küs olan insanları arayıp bulup barıştırmalı.

Bence en büyük sevapların başında gelir insanları barıştırıp bu fani dünyada barış içerisinde yaşatmak. Bu görev de toplumun önde gelen insanlarına düşer….

Bu vesileyle bayramınızı kutlar barış içerisinde sağlık ve mutlu bir yaşam sürebilmeniz dileğimle

Tüm okurlarımın bayramını kutluyorum…

 

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

5 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nimet Topkaç10 Temmuz 2016 / 23:54Cevapla

Evet sayın gazete ,bu yazışmaları görmem iyi oldu.Sizler Seferihisar’ı Seferihisar yapan ordaki sanatçılarla uğraşmayı bırakın bence.o şımarmış esnafınızın etik olmayan davranışlarını gözlemleyin.3 temmuzda 6 kişilik gurupla söz konusu organizasyon için ilçeye geldik.Seferihar’ı resmetmek için sahilde bir yer bulduk.KAPTANIN YERİ…bildiniz mi?Kale duvarlarının orda 3 masa vardı oturduk.Hemen bir kadın geldi ne içeceğimizi sordu.dosyalarımızı ,malzemelerimizi hazırlıyorduk,biraz sonra alırız dedik .Daha 10 dakika geçmeden daha biz eskizlerimizi çizmeden bir adam geldi bu kez.Bir şey için yoksa kalkın dedi.Biz bayanlar şaşırdık.Bizim orda eskiz çizmemiz suluboya yapmamız en az 2 saat sürer,bu arada çay alalım demeye kalmadan o mahallenin muhtarı da dahil olmak üzere 3 adam üzerimize yürüdü.Daha çok şaşrdık,hakarete uğradık.Zabıtaya haber verdik,1 saat sonra zabıta geldi ve zabıtaya yalan söyleyerek bizim ‘hiç bir şey yiyip içmeyeceğiz’ dediğimizi ifade etmişler.Biz mekanın yerini,zabıtanın gelişini herşeyi fotoğrafladık,sosyal sayfalarımızda yayınlamayı düşündük… ama sanatla uğraşan,duyarlı ve etik düşünen insanlar olarak kötü reklamını yapmak istemedik.Bunu niye anlattım biraz çevrenize bakın 2 tane büyük suluboya festivaline ev sahipliği yapan ve gelenlerden dünya para kazanan esnafınızın da kulaklarına fısıldayın bakalım.Ben kişisel düşüncem olarak seferihisar esnafından bir daha alış veriş yapmayacağım ve çevreme de söyleyeceğim.Canip Hoca olmasa oraya da gelmeyiz bu da biline.Nimet Topkaç

Nilgün Akkoç8 Temmuz 2016 / 11:46Cevapla

Teos Salyangoz’lar orarak (Canip Taşkıran) grupu oldugumuzdan mı,neden se bir fotoğraf bir tablomuzu karede göremedim.

Eren Selçuk7 Temmuz 2016 / 00:58Cevapla

Dünyanın 4 yerinden sanatçılar katıldı denildi ama sadece 4 yabancı sanatçı vardı 1. Ve 2. Festivallerle karsilastirilamaz

Sibel Gülsüm7 Temmuz 2016 / 00:38Cevapla

Canip hocamızın dediklerine aynen katılıyorum ..ve yazısının altındaki beğeni kısmına (yeşil rengi) isaretlememe rağmen sayı 6 dan 7 ye neden çıkmıyor ?????

canip Taşkıran6 Temmuz 2016 / 20:02Cevapla

Sayın yenihaber gazetesi,
Öncelikle sanat ve sanatçılara karşı duyarlı ve ilgili davranışınızdan dolayı çok teşekkür ederim. İki gündür köşenizde yazdığınız yazı ile ilgili olarak şahsıma gelen birçok soru sebebi ile bazı yanlış anlamaları düzeltmek için cevaplama gereği duydum.
2012 yılında Uluslararası suluboya derneğini 7 arkadaşım ile birlikte kurduk ve kurucusu olduğum dernekten yasal olarak dışlanmam söz konusu olamaz. Halen o derneğin kurucu üyesiyim.
2 yıl üst üste dernek faaliyetlerinin ve özellikle festivalini düzenlemenin bizzat başında bulundum.. Hedeflerimiz, ilkelerimiz doğrultusunda cittaslow anlayışıyla özdeşleştiğini düşünerek hareket ettik ve dünyada ilk kez bu kadar kapsamlı bir faaliyeti örnek olarak sunduk. Artık dünyanın değişik yer ve yörelerinde izimizi sürenler benzerlerini uygulamaya çalışmaktadır.
2. yılın sonunda o anda yönetimde bulunan arkadaşlarımızla bir toplantı yaparak festival bitiminde olağan üstü genel kurul yapıp görevlerimizi bu işi kendi anlayışlarında sürdürmek isteyen arkadaşlara bırakmaya karar verdik ve gönüllü olarak kendi isteğimizle dernek yönetiminden ayrıldık.
Sanata, sanatçıya ve yaratmaya dair küslük olmaz. Anlayışlarda hedeflerde farklılıklar olabilir. Geçmiş dönemden ve yeni idareci arkadaşlar ile aramda bir kırgınlık olmadığının bilinmesini isterim.Hepsi ile dostluğum ve muhabbetim devam etmekte. Ama sanata sanatçıya yaklaşımlarımızdaki anlayış farklılıklarından dolayı hepimiz kendi mecramızda yürümeye gayret ediyoruz. Biz sanatçılar kendi algılarımızla anlayışımızla hedeflediğimiz yolda ilerlemeyi doğru buluruz. Sonuç ise sanatsever ve sanatla ilgili şahısların beğenisine kalır.
Sefereihisarda ki 5.si olduğu söylenen ama bizim 3 olarak bildiğimiz festivale gelince; Dernek başkanı Sayın Ayşın Keskiner tarafından bizzat davet edildim. Kendilerine sonradan gelen bu davete teşekkür ederek katılmayacağımı bildirdim. 1 ve 2. Festivalin hedeflediği formattan çok uzaklaşmış isminden başka uluslararası niteliğini kaybetmiş, yarışması, organizasyonu, önceden açıklanmış sanatçı listesi olmayan ve alalacele olsun yapalım mantığı ile düzenlenmiş. Her yeni festival ile üstüne koyarak yol katetmek gerekirken geriye gittiği görülmüştür. 2 sene evvel derneğin yönetimini diğer arkadaşlarımıza devrederken izah ettiğimiz sebeplerin ne kadar doğru olduğunu gördük.
Atölyemdeki arkadaşların kararlarını kendilerine bıraktım ve atölyedeki arkadaşlarım da kendi afişlerini açarak eserleriyle katıldılar başka bir ifade ile köstek olmak gibi bir anlayış içinde olmayı da kendime yakıştıramam.
Ama sanatçını kendi ilke ve hedeflerine dair omurgalı duruşunu da sanatçının kendisi belirlemelidir. O tarihlerde Sığacıkta sergim açıktı ve ben de bu sene planladığım segilerime yoğunlaştığım.
Ben yaşamımı seferihisarda sürdürüp seferihisarda tamamlamayı ve yaşadığım, ekmeğini yediğim yerin insanı olarak naçizane sanat temsilini yapmaya gayret ve devam edeceğim. Su akar kum kalır misali kimi suyla savrulur kimi kumlarına tutunur erozyona kapılmamak için…
Değerli Dostlarım, Seferihisar sanata, sanat seferihisara yakışıyor. Bu ilke ve inancımdan, günlük spekülatif yaklaşımlardan etkilenmeden ödün vermeden yol almaya devam edeceğimi bilmenizi isterim. Saygılarımla..