On yıllar önce sabit telefonlar vardı, çalan telefonu açmak istemeyenler, “Ofis dışındaydım’’ veya ‘’Evde değildim” gibi bahaneler uydururlardı.

Son yıllarda elde veya cepte taşınan telefonlar yaygınlaştı; adını da “cep telefonu” koydular.

Çünkü minicik alet elde de taşınıyordu, cepte de

Cep telefonu ilk çıktığında karşıdaki isim, İzmir’de olsa bile “Abi, ben şu anda Ankara’dayım” diyebilirdi. Teknolojideki ilerlemelerle bu sorun da giderildi! ‘Konum gönder’ dediğinde o yalancının mumu oracıkta ortaya çıkar oldu…

Gelelim asıl konuya…

Günümüzdeki kamu teşkilatlarında; yöneticiler ve müdürler için birer telefon alınır, hattıyla birlikte kendilerine verilir.

Niçin?

İdari mekanizma veya kurumda işi olan vatandaşlar, bu ilgiliyi arasın, telefonla da olsa derdini anlatsın, sorunlar çözebilsin diye…

Bu gelenek; poliste, jandarmada, belediyelerde, bazı özel sektör firmalarında uygulanır.

Polis veya jandarma yetkililerini aradığınızda, günün 24 saatinde telefon açılır ve muhatabından mesleğine göre şikayeti veya talebi alınabilir…

Peki, belediyenin önemli kademelerinde görev yapanlar aynı mıdır?

İşte asıl cevap bekleyen sorumuz da burada…

Deneyin!

Seferihisar Belediyesi’nde de makam sahiplerine birer telefon verildi ve aylık telefon faturaları kurumca ödeniyor ama bu telefonlara sahip olanlardan cevap alabilmeniz asla mümkün olmuyor…

Bazen saatler sonra dönerler, bazen hiç dönüş yapmazlar. Her defalarında bir mazeretleri vardır!

Mazeretleri de genelde, “Abi Nilgün Hanım’ın yanındaydım da onun için cevap veremedim” şeklindedir.

İyi arkadaş da gün boyunca veya saatlerce Nilgün Hanım’ın yanında ne işiniz var?

Dahası, Nilgün Hanım’ın yanında olsanız bile telefonlara cevap vermenizi yasaklıyor mu Nilgün Hanım?

Öyle bir şey varsa Başkan Tunç Soyere gider, “Başkanım Nilgün Hanım, akşama kadar bir birimizi, ardından bir diğerimizi makamına çağırıyor ve biz de vatandaşın isteğine cevap veremiyoruz! Lütfen bu sorunu çözün” dersiniz…

Söz buraya gelmişken, sahi vatandaşa hizmet verebilmek için oluşturulan müdürlükler gün boyunca Nilgün Hanım’ın yanında niye otururlar?

Sizleri o makama günde sekiz defa Nilgün Hanım mı çağırıyor, yoksa “Şu anda vatandaşlar yoğunlukta, gideyim Nilgün Hanım’ın makamında bir çay içelim mi’’ diyorsunuz.

Bu konu, belediyede işi olan tüm vatandaşların cevap beklediği kocaman bir sorudur…

Ayrıca Cumartesi, Pazar günleri belediye ve Nilgün Hanım’ın odası da kapalı…

Hafta sonlarında telefon açmayışınızın bahanesi ne?

Burada Belediye Başkanı Tunç Soyer’den de bir ricam olacak!

Sevgili Başkan, hangi müdür veya hangi belediye çalışanı vatandaşın telefonuna cevap vermiyor veya dönüş yapmıyorsa telefonunu elinden alın, kendilerini de pasif görevlere kaydırın.

Çünkü siz vatandaşın her telefonuna cevap veriyor, o anda cevap veremeseniz bile en kısa sürede dönüş yapıyorsunuz. Bu uygulamayı tatil günlerinde bile yapıyorsunuz.

Peki, bu çalışanlarınız sizi de mi örnek almıyorlar!

Yazık, gerçekten çok yazık..

Okurlarımızdan ricam!

Sevgili okurlarım; bugünden sonra hangi müdür telefonunuza cevap vermez veya dönüş yapmazsa o ismi bize bildirin. Bizlerin de bu isimleri yine bu sayfalarda birer birer teşhir etmek asil görevimiz olacaktır…