Seferihisar Emlak

TRT’nin Sığacık’ta çektiği Ege’nin Hamsisi dizisi pazartesi günleri TRT 1’de yayınlanmaya başladı.

Seferihisar’ın ve Sığacık’ın tanıtımı açısından eşsiz bir fırsat daha doğurdukları için yapımcılara ve TRT’ye teşekkür ederiz.

Zaten son dokuz yıldır tüm çabamız Seferihisar’ın Sığacık’ın tanıtımı için değil mi?..

Bu açıdan Ege’nin Hamsisi bölgemiz için bir şans…

Ama…

ŞİMDİ DURUP DÜŞÜNÜN

İşte burada duracaksınız…

Bir yazar, bir gazeteci, bir siyasetçi herhangi bir konuda ‘’Güzel iyi olmuş ama… ‘’ dedi mi bu ‘ama’ ifadesi üzerinde duracak, düşüneceksiniz…

Ege’nin Hamsisi de iyi olmuş, ama…

Son cümlemi baştan söyleyeyim…

Ne senarist, ne yapımcı, ne yönetmen, ne TRT’nin proje sorumlusu ne de Kaleiçi’nde muhteşem bir gala düzenleyen TRT yönetimi, çekimlere başlamadan önce Ege ve Seferihisar kültürünü hiç incelememişler.

Özellikle de Ege’nin yabancısı olduğu anlaşılan senarist Filiz Bahar Ekinci, galiba Seferihisar’ı Muğla’nın ilçesi sanmış…

Konu bir yana ağız tamamen Muğla’ya ait…

Sayın Ekinci Hanım Köylü, Güzel Köylü, Düriye’nin Güğümleri’ndeki karakter ve ağzın etkisini üzerinden atamamış olacak ki aynı dili Ege’nin Hamsisi’ne taşımış. Yönetmen, yapımcı ve TRT yetkilileri de sadece seyretmiş.

Dizi, ilk bölümünde tüm kategorilerde reyting birincisi olmuş ama bana Seferihisar’a külliyen yabancı gibi geldi…

GEREKÇELERİM VAR

Ön yargımın nedenlerini sıralayayım…

Birincisi; Sığacık bir kasaba değil, Büyükşehir Yasası öncesinde Seferihisar’ın bir köyü, şimdi de mahallesidir…  Dizide ‘kasaba’ olarak nitelendirilmesi Seferihisar’ı gölgede bırakma çabası mıdır yoksa RTÜK’ün bu konuda zorlamaları mı vardır bilemiyorum…

İkincisi; Bizde bölge ayrımı yoktur. Siz ‘Egeliler’ dersiniz ama biz ‘’Egeliyiz’’ demeyiz.

Üçüncüsü; Seferihisar kültürü, Kasap İbo’nun komşusu olan kadın manava aleni ilanı aşkı gibi bir densizliği asla mazur görmez.

Dördüncüsü; Seferihisar ve Sığacık dilinde ‘’Gelcez’’ , ‘’Gitcez’’ ‘’Deyiver gari’’ türünden Muğla, Denizli ve Aydın ağızlarından gelen ifadeler kullanılmaz. Belediye Başkanı da Akyakalı diliyle hitap etmez… Seferihisarlılar, ‘’Geleceğiz’’ , ‘’Gideceğiz’’ , ‘’Söyleyiver’’ derler…

Beşincisi; komedi de olsa iddialı bir dizinin daha ilk bölümünde, hayatlarında ilk kez karşılaşan Deniz ile Zeynep, yerel yemeklerin ağırlıkta olduğu bir restoran işleten Melahat’ın kızı Derya ile Karadeniz’den gelip Sığacık’ta mıhlama lokantası açan Şevket’in oğlu arasında muhtemel bir aşk filizlenmez…

Kasap İbo’nun komşu manava taciz boyutundaki sarkıntılığı gülmece konusu olarak izleyiciye sunulmaz…

Altıncısı;  Seferihisar kadınları,  Zeynep ile Deniz’e kahve getiren kadın gibi meraklı insanlar değildir. Yöreye her gün yüzlerce, hafta sonlarında binlerce konuğun geldiği Kaleiçi’nde, ‘’Bu kız yabancı galiba’’ demezler.

Zeynep’i vitrine hazırlayan mıhlamacının oğlu gibi, ‘’Şimdi sığacık düşünsün’’ diyerek Zeynep’in Sığacık’ın kızlarından daha güzel olduğu vurgusu yapmaz…

Bizim kızlarımız da Karadeniz dilberi kadar güzeldir. Üstelik bu özelliklerini yüreklerinin güzelliği ile daha da zenginleştirirler…

Bu arada dizide görev alan oyunculardan sadece Deniz, Melahat ve Melahat’ın kız kardeşinin Sığacık tiplemesine uygun olduğunu ifade edeyim…

Belki diğerlerine örnek olur.

Sonuçta ben sinema veya dizi eleştirmeni değilim… Ama daha ilk bölümde yukarıdaki tespitler gözümü tırmaladı, yol yakınken senarist, yönetmen ve yapımcılarla paylaşmak istedim.

Hele hele Emir Demir adlı bir izleyicinin ‘’Rezalet’ başlığı ile internette paylaştığı, ‘’Ne zaman akıllanacak bu kanal yöneticileri, derdim ama artık hiç umudum kalmadı. Yine ultra, bayat bir hikaye ile karşımıza utanmadan sıkılmadan çıkmışlar ama sanki muhteşem bir konuymuş gibi haftalardır reklamı dönüyor.

Bana ne iki ailenin yan yana olan dükkan kavgasından! Bana ne birbirlerine karşı abuk zubuk nazirelerinden! Bana ne onların kavga ile oluşacak aşklarından maşklarından. Bana ne veriyor, bu millete ne veriyor?’’ isyanını okuyunca konunun özüne de inmek gerektiğini düşündüm ama bakalım birkaç bölüm daha seyredelim o zaman işin özüne eğiliriz…

Bu arada dizinin görsel yönetmenine ve kameramanlara teşekkür ediyorum…

Kaleiçi ve Pazar günleri el işleri tezgahlarının açıldığı sokakların görüntüsünü muhteşem yansıttınız…

Elinize sağlık…

Son Güncelleme : 23 Temmuz 2018 21:26