Seferihisar Emlak

Aslında bu yazıma, “Tunç Başkan’a açık mektup” başlığı koymam gerekirdi ama bu ifadeyi şimdilik uygun görmedim…

Seferihisar’ın Sevgili Belediye Başkanı Tunç Soyer!

AK Parti 16 yıldan beri iktidarını sürdürüyorsa bunda en önemli etkenlerden birisi kadrolarını sıkça değiştirmemesidir. Hatta öylesine sahip çıkmıştır ki İstanbul, Ankara, Bursa belediye başkanları dışında derinlere inmemiş, meclisteki FETÖ bağlantılı vekillerinin bile üzerine gitmemiştir…

Siz ise genel seçimlere 50 gün, yerel seçimlere 9 ay kala ehil kadroları yerinden oynatıyorsunuz…

Niçin?…

Verdiğiniz kararların ardında 3 K’nın olduğu yönündeki iddialar aldı başını gidiyor. Yani kararlarınızda üç kadının etkisi olduğuna inanılıyor…

Peki, bir yöneticide böyle bir zayıflık olabilir mi?

Tabi ki olamaz!

Olmamalı da…

Tarihe bakın, Kösem Sultanları, Hürrem Sultanları hatırlayın…

Yönetim mekanizmasına ne zaman bir kadının entrikası karışmışsa sonu hüsranla sonuçlanmıştır.

Tüm tarih sayfaları buna benzer örneklerle doludur.

Gelelim konuya!

Sevgili Tunç Soyer kardeşim!

Size tek soru soracak ve altını dolduracağım!

İmar Müdürü Nilay Eşin Hanım’ı encümendeki görevinden niçin aldınız?

Üstelik genel seçimlere 50 gün, yerel seçimlere 9 ay kalmışken

Bir iddiaya göre; imar müdürünün, sizin ve 3 K’nın istemediği bazı meclis üyeleri ile yakınlığını hazmedememişsiniz.

Bunu ben söylemiyorum!

Tüm memleketin ağzında bu söylentiler dolaşılıyor ve kararınızda bunun etkili olduğuna inanılıyor. Meclis üyeniz de bunu teyit ediyor.

Ha, benim kanaatimi sorarsanız!  Nilay Hanımı encümenlik görevinden almanızın nedeni de aynen bu konu…

BİZ BU FİLMİ YAŞAMIŞTIK!

Tahminen üç ay sonra yayımlanacak olan kitabımda Hamit Nişancı döneminde yaşadığımız benzer olaylara yer vereceğim.

O günlerdeki Gürcan Öğünç ile yakın arkadaştık…

Dönemin belediye başkanı Hamit Nişancı, personeliyle yaptığı bir toplantıda Gürcan Öğünç’ün yüzün baka baka, “Mustafa Karabulut ile kim konuşursa onu orada yere gömerim” türünden sözler etmişti.

Şimdi de Tunç Soyer, kendisine muhalefet ettiği vahmine kapıldığı bazı meclis üyeleri ile konuşan ve samimi görüntüler veren belediye çalışanlarını belki yere gömmüyor ama yere gömmekten beter ediyor. Onları birer birer etkisiz hale getiriyor…

Bu konuda şimdilik çok daha derine inmek istemiyorum. Çünkü önümüzde genel seçim var, seçmenin siyasi tercihini etkileyecek şeyler yazmak istemiyorum…

Ancak Tunç Soyer’in, personeli pasifize etmeye yönelik aciz kararlarında 3 K’nın etkili olduğuna, adımın Mustafa Karabulut olduğu kadar eminim.

Kim bu ‘3 K?’

Bu ‘3 K’nın ne yaptığını ve nerelerde nelere hükmettiklerini  bu düzen böyle devam ederse 25 Haziran 2018 gününden sonra alenen açıklamaz isem adım ne gazeteci, ne de Mustafa Karabulut olsun.

Encümen üyeliğine ‘3 K’ dan birisi göreve getirilmiş! 

İlahi Tunç Soyer, memleket idare etmenin sadece insanların gönlünü yapmak olmadığını bilmenizi isterim…

Memleket idare etmek, zamanında  seçtiğin ve göreve getirdiğin isimleri muhafaza etmekten geçer!

Sen, seçtiğin ve kamuoyunda beğeni kazanan isimlere birilerinin etkisi altında kalarak bir anda tükaka dersen bir anda çekirdek muhalefet dağ gibi karşına çıkar ve “Sensin tükaka” der…

Bugüne kadar yanlışlarını pek görmedik. Seferihisar adına iyi gördüğümüz işlerde desteğimizi esirgemedik. Ancak görevde 9 yılı doldurup 10 yıla yaklaştığımız şu günlerde ‘3 K’ gibi, dünya görüşü az, hatta yetersiz, dahası da ne yaptıkları herkes tarafından bilinen isimler üzerinden icraatlarınıza yön verirseniz,  dokuz yılın izlerinin bir kalemde silineceğini bilmelisiniz.

Bize ‘’Şu gerekçeyle encümenlik görevinden aldım, şu gerekçeyle daha uygun oldu’’ diye bahaneler sıralamaya kalkmayın. Biz 3 K’nın marifetlerini yakından bilenlerdeniz.

Şimdilik bu kadar…

Gelişmelere göre; yeri ve zamanın  geldiğinde başka yazacaklarımızı da sıralarız.