Belediye başkanları genelde seçilinceye kadar mütevazı ve halkın içinden birisi olurlar, seçilip makama geçtiklerinde ise çok değil üç ay sonra kendi kendinize, “Seçtiğimiz adam bu olmamalı” diye düşünürsünüz.

Burunları Kaf Dağındadır. Bindikleri makam aracını, makam odalarını beğenmezler, yenilerler. Etraflarında sayısız yalama, yalaka oluşur. Onları aşıp oy verdiğiniz başkana ulaşabilmek deveye hendek atlatmak kadar zorlaşır. İki cümlelik derdinizi anlatabilmek için epey efor sarf edersiniz.

BİR ANIMI TEKRAR YAZACAĞIM…

Seferihisar’ın önceki Belediye Başkanı Hamit Nişancı’nın son yıllarıydı. Hollanda’dan Erwin isimli bir arkadaş ve nişanlısı Erwin Bey ile yemekteydik. Konu konuyu açtı, sohbet seçilenler üzerinde yoğunlaştı. Erwin Bey “Belediye başkanının kaç para maaş aldığını sorduğunda ben, “Bizim belediye başkanlarına benzer soruları sorduğumuzda bize kızar ve küserler, ancak bilgi edinme yasası ile sormamız gerekir..” dediğimde, Erwin Bey, “Olur mu öyle şey? Bizim oralarda belediye başkanları mesaiden sonra bisikletle veya ailesiyle çevreyi gezerken bir vatandaşın böyle bir sorusu ile karşılaşırsa sadece kendi maaşını değil, kurumunda kim ne kadar maaş alırsa yazar gönderir. Bu soruyu bir gazeteci sorduğunda da en kısa sürede basın açıklaması yapar..” demişti.

O anda, “Ah! Bizim belediye başkanlarımız da böyle olsa” diye hayıflanmıştım…

İNSANLAR EV, ARABA, BAHÇE; YETMEDİ DENİZDE BİR MİNİ YATLARI OLSUN İSTER

Aslında her insanın hayali zengindir. Kimi, “Bir evim ve bir motosikletim olsun” ister. O hayaline de er veya geç ulaşır. Benim o andaki hayalim de ‘‘Seferihisar’da böyle bir belediye başkanı olabilir mi?” idi.

Geçtiğimiz aylarda aracımla Ballıkuyu Caddesi’nden Kocaçay‘a doğru giderken önümde Tunç Başkan‘a benzeyen, bisikletle giden bir vatandaş gördüm. İçimden, “Adam kendisini Tunç Soyer’e benzeteblmek için saçlarını sıfıra vurmuş” diye düşünürken Ballıkuyu‘da bir markete girdim, tam çıkarken o bisikletli ile karşı karşıya kaldım. Meğer bisikletteki kişi Tunç Soyer, yani Seferihisar‘ın belediye başkanı imiş…

Allah var, o anda içimden Erwin ile konuştuklarımız geldi aklıma…KÖŞEM İÇİN

BAŞKANIN MAKAM ARACI PASSAT MARKA

Pek çoğumuzun dikkatimizden kaçmış olabilir ama İzmir ilçe belediye başkanlarının içerisinde sadece Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in makam aracı Passat marka, bu araç da kiralık…

Başkan Soyer fırsat bulduğunda bisikletiyle ilçenin çevresini gezer, hafta sonları da eşi Neptün Soyer’e ait ve Neptün Hanım’ın kullandığı araçla Doğanbey, Ürkmez ve diğer mahalleleri gezer. Kimse Tunç Başkan‘ın bölgeyi gezdiğinin farkında olmaz, yani Başkan Soyer’in önünde veya arkasında koruma araçlarıyla gezdiği hiç ama hiç görülmemiştir…

Hazır söz açılmışken aklıma Düzce Belediye Başkanı geldi. Aslında ülkemizde çok rastlanan bir başkan modeli… Kulakları çınlasın:

TELEFON VE E-POSTA HASSASİYETİ

Başkan Soyer’in ayrıca bir özelliği daha vardır. Mesai dahilinde veya haricinde telefonla aradığınızda o an cevap veremiyor ise ilk fırsatında dönüş yapar, e-posta ile sorununuzu anlattığınızda 24 saat içerisinde mutlaka cevap verir. Ancak Seferihisar Belediyesi’nde öyle daire müdürleri de var ki, evlere şenliktir. Mesai dahilinde veya haricinde birkaç kez aramanıza rağmen ne telefonunuzu açarlar ne de dönüş yaparlar.

GÜÇ ZEHİRLENMESİNE DİKKAT!

Geçtiğimiz haftalarda Başkan Soyer ile bir sohbetimizde “ Abi bu makama seçildiğimde tahmin etmediğim kadar insan beni ablukaya almaya çalıştı. İlk aylarda neredeyse bu insanlar yüzünden etrafımı göremez hale düşüyordum. Bir anda ‘Tunç kendine gel..’ dedim ve onlardan sıyrılıp görevime odaklandım, halkın ne istediğine kulak verdim. İlk dönemimde bazı icraatlarımızda kamuoyunun ne istediğini bilmeden, sadece ‘daha iyi olur’ düşüncesiyle iş yapıyorduk, baktık ki bizim iyi olacak dediğimiz konular ilçe ve bölge halkı tarafından benimsenmiyor. Biz de bilhassa ikinci dönemimizde ilçemizin insanlarını ilgilendiren tüm icraatlarımızı halkın onayına sunuyor ve çoğunluğun sesine önem vererek icraatlarımızı yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Son Güncelleme : 29 Eylül 2016 16:40