SON DAKİKA

Tunç Soyere Cemal Hoca ve Fransadan selam var

Bu haber 29 Aralık 2011 - 16:24 'de eklendi.

Seferihisarlı bir aile İzmir Güzelyalı’da kiralık daire arıyor. Camında “Sahibinden kiralık” yazılı bir dairenin önünde duruyor, yazının altındaki telefon numarasını arıyor. Daire sahibi ile karşılıklı görüşme sırasında kiralık dairenin sahibi aileye soruyor!
Nerelisiniz?

Aile, “Seferihisarlıyız” yanıtını veriyor.

Ev sahibi, “ Benim adım Cemal… Güzelyalı’da beni “Cemal Hoca olarak bilirler” diyor ve ekliyor:  “Güzelyalı’da 40 yıl imamlık yaptıktan sonra emekli oldum, hacca gittim. Şimdi emekliliğimi yaşıyor ve ömrümü tüketmeye çalışıyorum..”

Ardından soruyor: “Belediye Başkanınız Tunç Soyer ne yapıyor? Seferihisarlılar onu sevdi mi?
Seferihisarlı muhafazakar aile cevap veriyor:

“Kendisini pek tanımıyoruz ama gazete ve televizyonlar ondan çok söz ediyor..”

Bu cümleyi duyan Cemal Hoca,  “Aaaa” dedikten sonra başlıyor anlatmaya..

“Tunç Soyer, zeki bir çocuktu. Babası o yıllarda Güzelyalı’da oturuyordu. Tunç Soyer henüz 11 yaşındaydı. Babası din eğitim alması için onu bizim Kuran kursuna göndermişti. Tunç Soyer kısa sürede sınıf birincisi oldu. Benim geç kaldığım günlerde de Kuran kursu öğrencilerine  başkanlık yapardı.  Daha sonra camimizde ezan okudu, müezzinlik yaptı. Kursu bitirdikten sonra da babasıyla sıkça görüşür, çocuğunu sorardım.  Soyer ailesinin sağlıklı olması için hep dua ederdim .

Geçtiğimiz yıllarda Tunç Soyer’in Seferihisar’a belediye başkanı olduğunu duydum ve çok sevindim. ‘Dualarım tuttu, Seferihisarlılar iyi bir belediye başkanı seçti’  diye düşündüm” demiş.

Daha sonra Tunç Soyer’in çocukluğunda okuduğu dini kitaplardan birkaç tanesini seçmiş. ‘Bunları ve asıl memleketim olan Ödemiş’ten getirttiğim bu kuru incirleri kendisine ulaştırır mısınız?’ diye sormuş.

Cemal Hoca, depozito da almadan isteğini kabul eden Seferihisarlı muhafazakar aileye evini üç yüz lira gibi düşük bir fiyattan kiraya vermiş.

Hediyeyi yerine ulaştıran aile, Tunç Soyer’e, “Sayın Başkan, seçimlerde sizin için ‘İnançsız’ dediler. Biz de oyumuzu size vermedik. Meğer siz Kuran kursuna da gitmişsiniz. Güzelyalı’dan Cemal Hoca’nın selamını getirdik.”

Tunç Soyer duygulanmış ve demiş ki, “Ağabey, din ve imanın kimde olduğunu Allah bilir. Dedikodular bu dünyada yaşayan insanların icadıdır.”

Bunu anlatan isim bende saklı. Seferihisarlı muhafazakar aile. Ama isteyene ismini de verebilirim.

Bu konuyu Tunç Soyer’e sordum, aynen şu cümleyi kullandı: “Evet ağabey. Cemal Hoca’dan selam alınca o kadar duygulandım ki anlatamam. O yıllar çok güzeldi ama sizden ricam, bunları yazmazsanız sevinirim… Herkesin inancı kendisine aittir.”

Ben de inadına bu yazıyı yazdım. Bu gerçek hikayenin yazılması gerekirdi. Çünkü sandıkta Soyer’i yenemeyenler, “Tunç Başkan iyi hoş ama camiye bile gitmiyor” türünden dedikoduları yaymayı sürdürüyor.   Din de iman da insanların kendi dünyasındadır. Bu böyle bilinmeli. Tıpkı yaşnılan örneklerde olduğu gibi…

Fransa’dan gelen selam..

Geçtiğimiz hafta yıllar önce Seferihisar’ın Akarca bölgesinden yazlık alan bir dostum, eşiyle birlikte ofisime geldi.

Hal hatır faslının ardından, Başkan Tunç Soyer’i sordular:

“Belediye Başkanı Tunç Soyer nasıl? Görüşüyor musunuz kendisiyle?”

Laflar uzayınca kadıncağız anlatmaya başladı: “Mustafa Bey, Tunç Soyer, aylarca hastanede benim babamın altını temizledi biliyor musunuz?”

Bu cümleyi duyunca şaşırdım..

Kadın devam etti: “Mustafa Bey. Fransa’da hastaneye yatan hastalara yakınlarının bakması yasaktır. Hasta ile sadece hastane görevlileri ilgilenir.  O yıllarda Tunç Soyer Fransa’ ya hasta bakıcı olarak gelmiş. Daha doğrusu Fransızca lisan öğrenmeye gelmiş. Fransız devleti de onu hasta bakıcı olarak görevlendirmiş.

Babamızı ziyarete gittiğimizde, o yıllarda 23-24 yaşlarında olan Tunç Soyer’le tanışmıştık. Bu tanışıklığımız yıllarca devam etti. Hatta Tunç Soyer, Gümüldür’de Sultan Otel’in müdürüyken izinli olarak Türkiye’ye geldiğimizde kendisini ziyarete giderdik. Çünkü bu, babamızın vasiyetiydi…

Bazen, “Belediye Başkanımız ana dili gibi hem İngilizce hem de Fransızca biliyor” diye konuşuyoruz. Demek ki lisan öğrenebilmek  parayla değil hasta bakmakla da öğrenilebiliyormuş…
mustafa@seferihisar.com

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.