SON DAKİKA

Vazgeçemiyorsanız bedeline katlanırsınız

Bu haber 31 Aralık 2014 - 10:49 'de eklendi.

Seferihisar Emniyet Müdürü Hüseyin Genç’i ne kadar tanırsınız bilmem.

Bende kendinden emin, ne zaman ne yapacağını bilen, sözünü esirgemeyen kararlı bir amir izlenimi bıraktı.

Geçtiğimiz günlerde kendisini ziyaret ettik. Seferihisar’ın asayişinden, uyuşturucu tacirlerinden söz ederken söz döndü dolaştı, Sığacık yolunu kesen trafik ekiplerinin araç sürücülerine, özellikle de alkollü araç kullananlara kestikleri cezalara geldi.

Sohbette, “Bu cezalar Seferihisar’ın turizmine zarar verir mi vermez mi” konusu tartışılırken Müdür Genç, “Alkollü araç kullanmak turizme niye zarar versin ki” dedikten sonra şöyle devam etti:

“Bir şeyi çok seviyor ve vazgeçemiyorsanız onunla ilgili bedelleri de ödersiniz. Ben de araç kullanırken hız yapmasını seviyorum. Bu sırada yasal sınırları aştığım da oluyor. İzmir’den Seferihisar’a gelirken 130 kilometreyi aştım, ekiplerin kestiği cezaya da itirazım olmadı.

Yine Ankara’ya giderken 4 kez radara girmişim. Ardımdan gelen cezaları peşin indiriminden yararlanmak için tebligatları alır almaz ödedim. Yani bir şeyi çok seviyor ve vazgeçemiyorsanız hiç şikayet etmeden bedelini ödersiniz. Alkollü araç kullanan araç sürücüleri de bundan vazgeçemiyorlarsa para cezası ödemeyi, ehliyetlerine el konulmasını, kısaca yasada suç olan eylemin bedelini öderler. Seferihisar’da da böyle olacak, kimse kusura bakmasın…”

DDEĞİŞİN GÖRELİM

AK Parti kongresinde sezdiğim kadarıyla İlçe Başkanı Hamit Nişancı’nın hedefinde milletvekilliği değil, belediye başkanlığı var. O zaman artık yeni bir dönemece giren Nişancı’ya şu kadarını söyleyeyim.

Seferihisar’da yeniden başkan seçilmek istiyorsan, artık bazı alışkanlıklarından vazgeç.

Mesela; Artık “Şunu sattılar, bunu sattılar” diyerek, “Ankara’nın sopasını tepelerine indiririm” diye tehditler savurarak ‘şahin’ siyaset yapmayı bir yana bırak. Şahin üslubunu, partinin Ankara’daki büyüklerine bırak.

Mesela; yüzde 50’nün üzerinde oy alarak seçimi kazanan Beyefendi Başkan Tunç Soyer’e karşı seni sürekli gaza getiren çevrendeki zinciri kır. Kaçak inşaatlarla kişisel çıkar gözetmeyen, seni bilemeyen, sağduyu sahibi kişilerden bir çalışma grubu oluştur.

Mesela; mikrofonu eline aldığın zaman karşındakilere avına saldıran bir kartal gibi değil de kurucu ağabeyin Mehmet Tekelioğlu, İl Başkanın Bülent Delican veya koordinatör milletvekilin Mehmet Yüksel’in sakinliği ile konuş.

Mesela; kalabalığın karşısına çıktığın zaman “Alçak dağları ben yarattım” edasında değil de sokaktaki, kahvehanedeki vatandaşın sırtını sıvazlayan mütevazı Nişancı gibi ol.

Mesela, yönetimine talip olduğun belediyeyi, “CHP küçük küçük belediyeleri kazanıyor, sonra da duvara tosluyor” diye küçük görme. O zaman sandıkta adama, “Küçük küçük belediyeye niye talip oluyorsun” diye sorarlar.

Mesela; kongrede karşına rakip çıkmamasına sevinme, kırgınları kucaklamaya, küskünleri kazanmaya çalış.

Mesela, halkın iradesiyle seçilmiş başkana sürekli saldıracağına Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı’nın ezdiği çiftçilere sahip çıkarak yanlışlıkların karşısına dikil. Mandalinanın dalda kalmasının sızısını yüreğinde hisset. Seferihisar-Kuşadası yolunun bölünmüş hale getirilmesi için çalış. İlçe Başkanlığı gücünü Doğanbey’de yapılması planlanan balıkçı barınağının bir an önce başlatılıp bitirilmesi için harca…

Madem Seferihisar’a hizmet için varsın, madem yüreğin Seferihisar için çarpıyor, işte fırsat elinde. İlçe başkanı olduğun parti iktidarda…

Üstelik karşısında muhalefet de yok…

İlçene hizmet yağdır.

İşte o zaman başkanlık koltuğuna üçüncü kez oturman hayal olmaktan çıkar… Ama bu ‘hırçın’ tavrını sürdürürsen, sadece etrafında sana gaz verenleri mutlu etmiş, hedeflediğin koltuğu da her seferinde kendinden biraz daha uzaklaştırmış olursun.

Benden ağabey öğüdü…

Ne de olsa senden 22 yaş daha fazla hayat tecrübem var…

ERBAKANA LAYIK SİYASET

Geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi’nin yemeği vardı. Yemeğin ateşli konuşmacısı olan İzmir İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erduran, rahmetli Erbakan döneminden övgüyle söz etti. Ahlaki çöküşten bahsetti. İşsizliğin, borçların arttığını söyledi. Ama konuşmanın özünde rahmetli hocanın anti-emperyalist, anti-siyonist tavrından eser yoktu. Batı’ya birkaç cümle salladı o kadar. Ben daha önce CHP Aydın milletvekili Lütfi Baydar ve Bülent Tezcan’a da yönelttiğim, ancak doyurucu cevap alamadığım kafamdaki şu üç soruya Saadet’te de cevap bulamadım.

1. 65 yaş emekliliğe ne diyorsunuz?

2 . Nükleer santralların yapımına izin verecek misiniz?

3.Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?

Sadece bu üç soruya net yanıtlar vermeyecekseniz, lütfen söyler misiniz, AK Parti’den CHP’den ne farkınız var?..

AHTAPOT AVCISI

“Ya adam gibi çıkarın ya da kapatın”

Ahtapot Avcısı kafayı yine bize takmış. “Seçim döneminde her hafta düzenli olarak gazete çıkardınız. Zevkle okuduk, yeni sayıyı sabırsızlıkla bekledik. Fakat seçimden sonra yayın aralığı uzadı. Neredeyse aylık dergiye dönüştünüz. Bu durumda bile yayınlarınız aksıyor. Gazete çıkaracaksanız ya adam gibi zamanında çıkarın ya da kapatın gitsin” dedi.

İnternet sitesinden söz edecek oldum, “Ben de biliyorum internet sitenizin olduğunu. Ama ben gazeteyi elime alıp okumak istiyorum. Ona göre” diye çıkıştı. Eeeee…

Ahtapot Avcısı bu, sözünü esirgemez ki… Susup arkasından bakakaldım.

HAYAT DERSLERİ

Dal rüzgarı affetse de bir kere kırılmıştır. Sızısı asla geçmez….

Tevfik TORTAMIŞtevfik@seferihisar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.