Seferihisar Emlak

Bodrum, Urla, Çeşme, Marmaris, Alaçatı, Seferihisar gibi tatil beldelerinde yaşayanlar sakın darılmasın… Türkiye’nin en ünlü ilçesi Ovacık… Burayı ünlü yapan sadece doğal güzellikleri değil elbette. Yaşayanlarının medeniyet yolunda attığı hızlı adımlar… Tunceli ve bölgesi Türkiye’nin okuma yazma oranı en yüksek bölgesi… Doğal olarak Ovacık’ı ünlü yapan hayran tabakasının karakteristik özellikleri, Bodrum, Çeşme gibi sosyetik yerleri hit sayanlardan farklı… Sözde sanatçılar, magazin ekranlarının şımarık yüzleri burada önemli sayılmıyor!

Burayı özellikle doğa hayranları, doğal tarıma düşkün olanlar, yaşamı doğayla ve hayvanlarla paylaşmak isteyenler ve azıcık da siyaset sohbetlerini sevenler meşhur ediyor. İşte bu kitle, tamamen doğal ürünlerin yetiştirildiği belediye kooperatifi ile neredeyse arkadaş olmuşlar. Kooperatif, internet üzerinden her gün yüzlerce sipariş alıyor. Nohut, fasulye, bal…

Hit ürünler bunlar!

Ayrıca tereyağı, çökelek, peynir burada çok ünlü. Bu ürünler tamamen organik olarak yetiştiriliyor. Belediye tarafından kurulan kooperatif büyük tarlaları işliyor. Bunu yaparken mevsimine göre çok sayıda kadını ve erkeği istihdam ediyor. Kooperatifin Başkanı Deniz Yerlikaya, eski belediye meclis üyesi. İstanbul’dan gelip yerleşmiş eşi Senem Yerlikaya ise mecliste halihazırda görevde. Deniz Yerlikaya, ürettikleri ürünler hakkında bilgi verirken bir bilim adamı gibi konuşuyor. Her konuya vakıf, her sorulana referansları ile cevaplar veriyor. Bir saate yakın, Ovacık’ın meşhur balından bahsediyoruz. Deniz’in anlattığına göre, bu balın Türkiye’de eşi benzeri yok.

Yerlikaya’nın eşi Senem Hanım’ın İstanbul’dan Ovacık’a gelin geldiğini söylemiştik. Orada bir kafeterya işletiyor. Kafeteryanın adı “CUBA” Kafeteryada dünyada direnişin ikonu olmuş Arjantinli Marksist Lelinist Che Guevera’nın fotoğrafı asılı.

KOMÜNİST BELEDİYE BAŞKANI

Ve gezimizin Ovacık’taki son durağı, Türkiye’nin tek Komünist Partili Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu…

Pazar günü olmasına rağmen, bizi makamına davet eden Maçoğlu, gerçekten ilginç bir kişilik. Kocaman bıyıkları olan bu uzun boylu adamı daha da ilginç kılan yaptıkları… Sık sık belediyesinin gelir gider tablosunu dev pankartla Ovacık Belediyesi’nin önüne asan Maçoğlu, “Halkın harcadığımız her kuruşu bilmesi gerekiyor” diyor…

Maçoğlu, halkın en büyük özelliği olan “İkram etmek” alışkanlığını da fazlaca benimsemiş.

Pazar günü olmasından dolayı belediyede çay, kahve olmadığından, engelleme ısrarımıza rağmen karşı kahveden tepsiyle çay taşıyıp, bize kendi elleriyle sunmuş olması büyük nezaketinin göstergesiydi!

Fatih Maçoğlu, aslında “uç” bir insan… Zaten Türkiye’de partisinin tek belediye başkanı olması da belki de bu nedenle…

Sohbetimiz Ovacık, Tunceli olunca, tarlalardan, doğal güzelliklerden, Munzur Çayından, dağından dönüp dolaşıp teröre ve siyasete elbette geliyor! Maçoğlu, terörün bitmesi için masaya oturulması gerektiğini savunanlardan. “Dağlarda sadece PKK değil, Tikko başta olmak üzere değişik bir çok örgütü militanları olduğu biliniyor” diyor.

Özellikle dikkatimizi çeken konu, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yöre halkı bunlara “terörist” demek yerine “Gerilla” demeyi tercih ediyor. Ama bunu onları onurlandırmak için mi söylüyorlar, yoksa dağda vur-kaç yapan kişileri tarif etmek için mi böyle dillendiriyorlar, doğrusu çok anlaşılmıyor. Anlaşılan tek şey, her konuştuğumuz insanın çatışmalardan sıkıldığını, istemediğini, barışın tesis edilmesi gerektiğine inandığı…

Maçoğlu OHAL durumunun bölgede farklı uygulandığından yakınıyor bize…

İzmir’de farklı hissedersiniz, burada farklı hissedersiniz. Burası potansiyel suçlu gibi görüldüğünden baskı daha fazla. OHAL var ve bu durumdan biz çok rahatsızız. Mesela burası hayvancılıkla geçinen bölgeler. OHAL kapsamında sen, hayvancıların yaylara çıkıp hayvanlarını beslemesini yasaklarsan bu hakkaniyetli değil.

‘Efendim bunlar teröre yardım ediyor’ gibi bir söylem doğru değil. Buranın halkının kimseye yardım edecek hali yok. Akşam sofrasına koyacağı ekmeği zor bulan insanların, gidip örgütlere yardım etmesi, edebilmesi tezi doğru olabilir mi?” diyor!

Maçoğlu’na göre, yöre insanı devletten daha yumuşak ve hakkaniyetli bir tavır beklediğini söylerken bakın neler diyor: Buranın halkının bölgeyi ele geçireceği gibi bir yaklaşım var. Böyle bir şey olabilir mi? Olabilir diyorsanız nasıl olabileceğini de anlatmalısınız. Burada öyle bir güç varsa, o zaman İzmir, İstanbul gibi büyük ve modern şehirleri de alırız biz…

Bizim istediğimiz beraberce kardeşçe yaşamak. Eşit yaşamak. Burada çok değişik kültürler var. Kimi Zazaca konuşur, kimi Arapça konuşur, kimi Kürtçe konuşur. Herkes birbirini bildiği dilde ifade eder. Bunun neresi kötü? Bir adam İngilizce konuştuğu zaman herkes alkışlıyor, yıllarca Kürkçe konuşana başka gözle bakılıyor. Bu yanlış. Biz kimsenin burnunun kanamamasını istiyoruz. Buraya gelen misafirler yöre halkını tanıdığı zaman bütün fikirleri değişiyor! Buranın insanları farklı. Çat kapı birisinin evine girebilir ve misafir olabilirsiniz. Bu kültürle yetişmiş insanlarız biz. Okuma oranımız çok yüksek.”

Gerçekten de, belediye içinde iki büyük kütüphane oluşturulmuş…

Başkan bize kütüphaneleri gezdirirken görüyoruz ki; binlerce kitap var. “Bu kitaplar sürekli olarak elden ele dolaşıyor. Okumayı seven bir halk kötü halk olamaz” diyor!

Başkanın okumaya özendirmek için çeşitli zamanlarda promosyonlar da yaptığını biliyoruz. Bir kitap alıp okuyan gence iki saat bisiklet vermek gibi… “İmkanlar olsa bisikleti hediye edeceğiz ama yok” diyor gülerek!

Önümüzdeki günlerde İzmir’in Seferihisar Belediyesi ile ortak bir Tohum Takas şöleni yapacak olan Ovacık Belediyesi’nin Başkanı Maçoğlu, yeni bir kalkınma projesine yakında imza atacaklarını da anlatıyor. Bir süt ineği projesi ve akabinde büyük bir mandıra oluşturacaklarını söyleyen Maçoğlu, “Türkiye’nin her tarafına ürün göndermeyi hatta ileride ihracat yapmayı bile planlıyoruz” diyor.

TUNCELİ CADDELERİ

Tunceli şehir merkezinde lüks oteller var. Büyük otellerin hizmet anlayışı ile donatılmış bu otellerde beş yıldızlı keyif yaşamanız mümkün. İlginç bir nokta, geceleri şehrin sokakları çok hareketli. Kızlı erkekli Munzur Üniversitesi gençleri kafeteryaları, birahaneleri, restoranları dolduruyorlar. Tunceli’nin en meşhur yerlerinden biri Kalan Restoran…

Burada canlı yöresel müzikleri dinlemeniz, yan masadaki gençlerle el ele tutuşup halay çekmeniz mümkün. Kimse sizi yadırgamaz. Son derece modern giyimli gençler, bölgeye ayrı bir güzellik verirken yöre insanları Tunceli’de kızların kadınların asla rahatsız edilmediğinin altını çiziyorlar. “Bir kadın gecenin kaçı olursa olsun, bu şehrin sokaklarında son derece güvenli şekilde gezebilirler. Onları rahatsız etmek bir yerine sahiplenen bir halkımız var” diyorlar. (SON)