SON DAKİKA

Yerel seçimlere giderken Seferihisar siyaseti

Bu haber 29 Haziran 2012 - 15:46 'de eklendi.

Türkiye yavaş yavaş yerel seçim havasına giriyor. Ortalık henüz alevlenmese de partiler hazırlıklarını yerel seçime göre yapıyor. Kongreler de bu düşünce ile gerçekleştirildi, partilerin seçim kadroları oluşturuldu.AK Parti kurmaylarının açıklamalarına göre, seçim gününde yapılacak. Öne alınması veya ertelenmesi söz konusu değil. Yerel seçimlere 20 ay kala Seferihisar siyasetinde taşlar yerli yerine oturmaya başladı mı dersiniz?
İşte burada bir analiz yapalım.

Ufuktaki gelişmelere göre Seferihisar’ın güneyinde yer alan Doğanbey, Ürkmez, Gümüldür ve Özdere’nin bir belediyelikte birleştirilmesi ve ayrı ilçe yapılması projesi rafa kalktı.  Aksi olsaydı Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti İzmir İl Kongresi’ne geldiğinde konuyla ilgili iki cümle kullanırdı.

Bu olmadığına göre bence bu defter kapanmıştır.

Yeni Asır’ın bana verdiği güzergah Menderes ve Seferihisar bölgeleri olduğuna göre iki cümleyle Menderes’e değinelim. Menderes’te Ergun Özgün makamını kaybedecek. CHP, burada adayını değiştirse bile koltuğa önümüzdeki dönemde büyük olasılıkla AK Partili bir başkan oturacak. Çünkü Özgün,kendisinin Özdere ve Gümüldür’ün de başkanı olduğu gerçeğini bir türlü kavrayamadı.

Menderes merkezinde de halk arasında eski sempatisi kalmadı, yüz eskimesine uğradı.

Seferihisar’da Tunç Soyer’in yeniden aday olacağı kesin! Görünürde büyük bir sempatizan kitlesi var ama bu sempatizanların büyük çoğunluğu Seferihisar’da oy kullanmayacak. Sıkça yurt dışına çıkması, seçmenle sıcak iletişim kuramaması, eksi puan olarak hanesine yazılsa da Ürkmez ve Doğanbey bölgelerine son aylarda eskisinden daha fazla önem verilmesi, CHP’nin ilçe merkezi ve Sığacık’taki oy potansiyeli ile birleştiğinde bir dönem daha seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Partide zaten bir başka aday adı da geçmiyor.

AK Parti’de adaylık düğümü çözülüyor gibi…  “İktidar partisinin adayı İlçe Başkanı Ümit Cingöz mü, ANAP’lı eski Başkan Hamit Nişancı mı olur” soruları da sanki cevabını buluyor.

Hamit Nişancı, Yeni Asır Yazı İşleri Müdürü Nevzat Dönmez ile birlikte yaptığımız görüşmede,  “Gerekirse Genel Başkan RecepTayyip Erdoğan’ın kapısına gider, projelerimi anlatırım. AK Parti’den Seferihisar’ın belediye başkanı adayı olacağım” demişti.

Bu sözler kulağımda çınlarken partinin İlçe Başkanı Ümit Cingöz de son haftalarda sık sık Ankara’ya gitmeye başladı. Kulislere göre de Seferihisar’ın AK Parti belediye başkan adayı olmak için de ağır toplardan önemli destek aldı.

Konuya başka açıdan bakacak olursak; Hamit Nişancı’nın siyaset dışında mesleği yok. Ailenin iştigal konusu olan mandırayı da kapattı. Demokrat Parti ve MHP’de şansının olmadığını biliyor. Artık bağımsız veya ANAP adayı olarak da seçim kazanması mümkün değil.

Kala kala iktidar partisi kalıyor. Bu nedenle AK Parti adaylığını düşünüyor. Önünde engel gördüğü ilçe teşkilatını bertaraf edebilmek için de işi Ankara’da bitirmeye çalışıyor. Ama AK Parti, içinde öyle kolay kolay ‘at oynatılacak’ , ‘Bizans entrikaları döndürülecek’ bir parti değil. Hiçbir partide olmayan merkezi disiplin var. İlçe kongrelerinin başkan adayları bile Ankara’dan onay aldıktan sonra ortaya çıkıyor. İkinci bir adaya olumlu gözle bakılmıyor.

AK Parti’nin İzmir’deki istihbaratının, Nişancı’nın iki dönemlik başkanlığı döneminde Seferihisar’a hiçbir hizmetinin olmadığı, gününü gün etmekle geçirdiği, ‘Küçük dağları ben yarattım’ edasında olduğu yolundaki değerlendirmelerini Ankara’ya çoktan verdiğini biliyor, “Genel Merkez Nişancı’ya geçit vermez” diye düşünüyorum. Ayrıca ‘Küçük dağları ben yarattım’ edası ile kaybettiği medyanın desteğini alma şansı da sıfır.

Bu durumda AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’ün partisinin başkan adayı olması kesin gibi. Tevazu sahibi Cingöz, bu konuda ‘Adayım’ demiyor ama “Partim bana nerede görev verirse yapmaya hazırım” sözleriyle başkan adaylığına hazır olduğunu da belli ediyor.

Ümit  Cingöz, kurulduğu günden bu yana partisinin her kademesinde görev yapan bir isim. Ayrıca Doğanbey çevresinde sevilen, etkin bir kişi olması, Seferihisar’da oturması, halkla her gün iç içe olması şansını artırıyor.  Yolda karşılaştığı kişilerden, “Sizi belediye başkanı görmek istiyoruz” diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoğunlukta.

Seferihisar siyaseti bu söylentilerle dalgalanırken bir konuyu da unutmamak gerekir.

Hamit Nişancı’nın zirvede olduğu günlerde gerek Cumhuriyet Halk Partisi gerekse AK Parti teşkilatları, kapılarını kendisine sonuna kadar açmışlardı. Ama o günlerde Seferihisar Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan Nişancı, “bulunmaz hint kumaşı” gibi seçimi çantada keklik görüyor, “Bağımsız girsem bile yüzde 70 oy alırım. Başkanlık koltuğuna tekrar oturacağım” diyordu.

Ayrıca Hamit Nişancı döneminde Seferihisar halkı,   Seferihisar’da yaşayan yabancılar, Hamit Nişancı taraftarları ve Hamit Nişancı karşıtları olarak üç parçaya bölünmüştü.

Tunç Soyer döneminde bu bölünmüşlüğün unutulmaya başladığı net bir şekilde görülüyor.  Seferihisar halkı siyasi bölünmüşleri mazide bırakmışken, insanların birbirlerine düşürüldüğü, birbirlerine düşman gibi baktığı o günlere dönmeyi de asla istemeyecektir.

Halkın oylarıyla koltuklara oturan siyasetçiler hiçbir zaman,  “Seçim çantada… Şapkamı koysam yüzde 70 ile yeniden seçilirim. Karşımda kimseyi tanımam” dememeli. Sonuçta seçimler, sandıktan çıkan kurşun askerlerin oylarıyla değil, halkın iradesiyle kazanılıyor.

Her kim ki, ‘başkanlığı döneminde,  siyaset tarihinde ders konusu olacak tavır ve davranışlar sergileyen Nişancı’nın durumunu göz ardı ederse’ sonu da onun gibi sandıktan çıkamamak olur.

SON CÜMLEM

Aslında Hamit Nişancı’ya bir kırgınlığım, kızgınlığım yok. Genç bir siyasetçi olarak Etem Çalış gibi Cumhur Gürüz gibi onun da Seferihisar’da unutulmaz başkanlar arasına girmesini isterdim. Ama biraz gençliğinin, biraz çevresinin, biraz da hayata ‘terlemeden’ girmesinin etkisi ile sadece beni değil, pek çok kişiyi hayal kırıklığına uğrattı.

Siyasete eski günlerdeki ‘şaayı’ yeniden yaşamak için tutunmaya çalışacağına yol yakınken kendisine bir meslek tutsa hiç fena olmayacak.

Böylece kendisine de Seferihisar halkına da gerçekten büyük bir hizmet yapmış olur.

Belki o zaman gerçek bir ‘hayat üniversitesi mezunu’ olarak, ileriki yıllarda Seferihisar’a yeniden siyaseten hizmet edebilir.
mustafa@seferihisar.com

DUYURU: Haber ve yorum yazılarımıza isim ve E-posta adresi yazılmadan yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Tüm seferihissar.com okurlarımızın bu kararımızı anlayışla karşılayacaklarını umuyoruz.
Saygılarımızla
Seferihisar.com editörlüğü

Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUTmustafakarabulut54@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.