Seferihisar Emlak

Bir yandan korona belası, bir yandan sıcaklar derken aylardır yuvamdan çıkamadığım için dedikodulardan uzak kaldım. Dolayısıyla yazılarımı da yazamadığım için zalim patronum  maaşımı kesti…

‘Haydi o zaman yazmaya başla’ diye kendime talimat verdim.

Çok geçmeden de Ürkmez ve Seferihisar Sanayi Sitesi’nde bana uygun dedikodular yakaladım.

Ürkmez’de bir sahil restoranındaki masada, küçük bir avizenin yanından denizi seyrederken Payamlı ve Ürkmez iş dünyasında, ayrıca siyaset arenasında isim yapmış üç kişi yan masaya yerleşiverdiler.

Birisi ay bıyıklı, birisi şişmandı. Üçüncü kişiyi pek tanıyamadım ama galiba Seferihisar Sanayi Sitesi esnafındandı.

Konu hemen siyasetten açıldı. Alkol almayan ay bıyıklı hemşerimiz, Afgan ve Suriyeli mültecileri savunuyor,  “Onlar olmasa çalışacak işçi bulamayacaktık” diyordu.

İnce yapılı, kısmen kel olan zat açtı ağzını, yumdu gözünü; “Sen vatanını terk edip kaçan insanları nasıl savunursun?” diye çıkıştı. Şişman olanı konuyu değiştirdi; “Arkadaşlar onları bırakın da yakınlarda Seferihisar Sanayi Sitesi’ne gittiniz mi?..diye sordu. Ardından ekledi; ‘’Gidemezsiniz. ‘Anayola asfalt dökeceğiz’ diye tüm girişleri kapattılar.’’

SEFERİHİSAR’DA AK PARTİ 4,5 PARÇA… SİZ HALA DEVLETTEN YARDIM BEKLİYORSUNUZ!

Aradan bir saate yakın bir zaman geçtikten sonra orta yaş üstü, Karadeniz şiveli beyefendi, “Arkadaşlar siz sanayi yolundan anayoldan söz ediyorsunuz! Tabiî ki o yolun yapımı bitmez, tabi ki sanayi sitesin yolunu kapatırlar. Sanayi sitesinde kaç kişi AK partili? Ben Orduluyum. Bu ilçeye taşınalı 20 yıl oldu. AK Parti ve bürokratları Seferihisar’da oy alamadıkları yerlere hizmet yapmıyor. Bunu hala öğrenemediniz gitti! Ayrıca AK Parti Seferihisar’da 4,5 parçaya bölünmüş durumda!..

Masadakilerden birisi şaşırmış halde soruyor; “Ne demek 4,5 parça?” Ordulu başlıyor saymaya” Birincisi şu an ilçe başkanı Ahmet Aydın grubu…

İkincisi Hamit Nişancı, üçüncüsü Ümit Cingöz, dördüncüsü Güler Boler, buçuk olanı da ilçe eski başkanlarından Kemal Derli…

O Derli ki;  tekrar siyasete dönmek için her sabah spor yapıyormuş…”

İnce yapılı yarı kel olan söze giriyor!

Diğer isimleri bilmem ama Hamit Nişancı’yı bu sıralamaya koyamazsın!

Nişancı’nın kendi kişisel oyu şu anda 2500’ün üzerinde…

Bakmayın sessiz kaldığına…

Siyasi arenada her an yerini alır ve ilçedeki siyasetin tozunu havaya kaldırır!

Hepsi bir yana Nişancı bir yana…’’

Karadeniz şiveli arkadaş AK Parti’ye yönelik siyasi değerlendirmeleri, “Sizden ricam, yarın sanayi sitesine gelin,  bir sürprizim var” cümlesiyle noktalıyor.

İşittiğime göre sohbetin diğer kahramanları ertesi gün Seferihisar Sanayi Sitesi’ne gelmişler ama içeriye giremedikleri için Ürkmez’e geri dönmüşler.

Kendilerini davet eden arkadaşlarını aradıklarında da Ordulu son cümleyi söylemiş ve noktayı koymuş. “Çok yakında AK Parti 5,5 parçaya bölünecek…

Bunu da restorandan yayılan fısıltılardan öğrendim.

CHP’NİN İMAR AVCISI

Geçtiğimiz haftalarda bir haber aldım… Seferihisar Ulamış- Düzce hattında yer alan ve imar planı yapılacak alanlar konusunda kendilerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde söz sahibi olduklarına inanan CHP kanadından bazı isimlerin ve bazı bürokratların Alsancak’taki bir balık restoranında yemekte buluşacaklarını öğrendim.

Hiç durur muyum?

Doğru o restorana yöneldim. Zınk diye uçup önceden rezervasyonu yapılmış masanın kenarındaki çiçek saksısının içinde yerimi aldım.

Bir baktım, gelenlerin birisi çok da yabancı değil.  Tunç Soyer’den el istemiş, Soyer de elini verince belediye başkanlığı hayali ile kollarını her zaman sıvalı tutan arkadaş…

Diğer iki kişi bürokrat…

KONULAR MASAYA YATIRILDI!

Konumu gereğince büyükşehrin daireleri üzerinde söz sahibi olabilecek iki bürokrat çok konuşmadılar, sadece,” Biz o başkanla konuşur hallettiririz…” demekle yetindiler. İleride belediye başkanlığı hayali kuran muhteremin iştahı çok kabarıktı.

Yemek boyunca imar, arsa, plan muhabbeti üzerine yoğunlaştılar. 

Başkentin havasını koklayarak buralara gelen zat kafayı biraz bulunca, “Bakın, Tunç Soyer benim bir dediğimi iki yapmaz, onun İzmir’e başkan olmasını ben sağladım… O bölgede ne kadar imara açılacak alan varsa hepsini takip ediyorum… Tunç Başkan ile görüşeceğim’’ derken bu yaklaşımı çok hoşuna giden masadaki sivil toplum lideri, “Haydi kadehleri kaldıralım arkadaşlar” diyerek zevkten dört köşe oluşunu dışarıya vuruyordu.

Anlaşılan bunlar köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya alışmışlar. Ama unuttukları bir şey var.

Köstebekli köyde o kadar rahat dolaşamayacaklar. Bundan böyle Alsancak-Güzelbahçe arasında fır döneceğim, sizleri asla fısıltısız bırakmayacağım sevgili okurlarım…