DOLAR

32,4518$% 0.12

EURO

34,5142% 0.04

STERLİN

40,4314£% 0.15

GRAM ALTIN

2.476,23%-0,26

ÇEYREK ALTIN

4.201,00%-0,64

BİTCOİN

2052341฿%-4.3886

İzmir PARÇALI BULUTLU 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Doç. Dr. Aksel ÇELİK

Doç. Dr. Aksel ÇELİK

12 Nisan 2024 Cuma

KALİTELİ YAŞAM YAKLAŞIMI: Longevity

0

BEĞENDİM

KALİTELİ YAŞAM YAKLAŞIMI: Longevity

Doç.Dr. Aksel Çelik yazdı…

İnsanların ortalama yaşam süresinin uzaması ve aynı zamanda yaş aldıkça sağlıklı ve kaliteli olarak yaşlanma sürecinin ilerlemesi her birey için en önemli istektir.

Yaşlanma; biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan ve kişinin genetik programı ile düzenlenen karmaşık bir süreçtir. Yaşlanma sürecinde bireysel, çevresel ve genetik özelliklerin önemli rolü vardır.

Yaşlanma sürecinin yavaşlatılması ve geciktirilmesi konusunda yapılan araştırmalar önemli bir aşama kazanmıştır. Özellikle hayatımıza yeni teknolojilerin girmesi ve yapay zekanın araştırmaları kolaylaştırması ile son dönemde ortaya çıkan yeni yaklaşım Longevity (lojeviti) yani “sağlıklı uzun ömür” olarak karşımıza çıkan YENİ YAŞLILIK KAVRAMIDIR.

Longevity yaklaşımının temelinde, bireyin genel sağlık durumunu düzeltme, hastalıkları önleme ve bunlara bağlı olarak yaşam süresinin uzaması hedeflenir. Bu yaklaşım; bireyin yaşam kalitesinin arttırılması için sağlıklı yaşam tercihlerini hayatına geçirmesi prensibine dayanır.

Longevity; nüfus cüzdanındaki yaş “Takvim yaşı” olarak ilerlerken “biyolojik yaş”, sağlıklı bir beden ve KALİTELİ YAŞAM TERCİHLERİ İLE devam ettiğinde “yaşlanma hızı azalacak” şeklinde açıklanabilir. Takvim yaşı ile biyolojik yaş arasında doğrusal (lineer) bir ilişki yoktur. Takvim yaşının kaç olduğundan çok biyolojik yaşın kaç olduğu önemlidir. Biyolojik yaş da artık kas/yağ oranı, hormonlar, kemik mineral yoğunluğu ve metabolik testler gibi pek çok ölçüm ile değerlendirilmektedir.

Longevity yani YENİ YAŞLILIK KAVRAMI; hem “sağlıklı yaşam süresi”nin uzun olmasını hedefler hem de beslenme düzeni, yeterli uyku, düzenli egzersiz ve stresle başa çıkmak gibi yaşamı şekillendiren seçimlerin tamamı ile ilgilidir. Bu seçimler nedeniyle aktif yaşam süren 70 yaşında bir kişi maraton koşabilirken diğer bir kişi hareketsizliğe bağlı olarak kısa yürüyüşlerde bile zorluk yaşayabilir. Burada sağlıklı iki kişi arasındaki temel fark yaşam tercihleridir. Biri fizyolojik kapasitelerini geliştirerek, potansiyelini ortaya koyarak maraton koşabilmekte, diğerinin ise hareketsizlik nedeniyle potansiyelini kullanamamaktadır.
İnsanların daha uzun ve daha sağlıklı yaşayabilmelerinin temelini oluşturan faktörlerden biri olan genetik, YAŞLILIK için de kilit roldedir. Sahip olunan genetik özellikler yaşlanma için belirleyici olsa da kaliteli yaşam unsurları ile yaşlanmanın yavaşlatılmasının mümkün olacağı artık “genler üstü genetik” anlamına gelen “epigenetik” ile açıklanmaktadır. Genler akıllı telefon gibi düşünülürse, epigenetik değişikliklerde bu telefona yüklenen program şeklinde açıklanabilir. Yani beslenme şekli, aktif yaşam tercihleri gibi bireyin tercihleri ile şekillenen KALİTELİ YAŞAM şekli ileri yaşlardaki sağlık durumu ve solunum, dolaşım sistemi gibi fizyolojik kapasitelerini belirleyerek yaşlanma sürecini yakından etkiler.

Sağlıklı yaşam için dün yapılan her seçim bugün sahip olunan sağlık durumuyla ilişkili olduğu gibi, bugün yapılan tercihler de gelecekteki sağlık durumunu şekillendirecektir. Dünyanın en yaşlı kadını 122 yıl yaşayan Jeanne Louise Clement adında bir Fransızdı. En yaşlı erkeği ise 113 yıl yaşayan Japon Masazo Nonaka’dır. Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle en uzun yaşayan insanların Fransız ve Japon olmasının da bir tesadüf olmadığı açıktır.
100 yıl kadar önce insan ömrü 40-50 yıl civarındaydı ve yaşam süresinin daha uzun olması hedeflenerek “Yaşama yıllar katın” yaklaşımı benimsenmişti. Ancak son yıllarda ortalama insan ömrü 70-80 yıl kadar olup neredeyse yaşam süresi 2 katına kadar çıkmıştır. İnsan ömrünün uzaması ile artık “Yıllara yaşam katın” yaklaşımı ön plana çıkmıştır. Yıllara yaşam katmak, daha uzun bir yaşamda daha sağlıklı bir yaşamın hedeflenmesidir. NÜFUS cüzdanında yazan “takvim yaşı”na göre daha geç ve sağlıklı yaşlanan kişilerin ortak alışkanlıkları “kaliteli yaşam” tercihleridir. Sağlıklı ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite tercihleri aslında yaşamsal tercihlerdir.

Gerçekten de her tercih hayatın yönünü doğrudan etkiler. Nüfus cüzdanındaki yaş ne olursa olsun tercihler KALİTELİ YAŞAMDAN YANA olsun.

Devamını Oku

FİZİKSEL AKTİVİTENİN ÖĞRENMEYE KATKILARI

0

BEĞENDİM

FİZİKSEL AKTİVİTENİN ÖĞRENMEYE KATKILARI

Doç.Dr. Aksel ÇELİK yazdı…

Yürümek, koşmak, yüzmek, bisiklete binmek gibi fiziksel aktiviteleri düzenli olarak yapıyor musunuz?

Önerim düzenli olarak yapmanız yönünde olur. Çünkü bu aktiviteler; bedensel sağlığınızı korur ve performans artışını sağlar, hem öğrenme becerilerini iyileştirir hem de hormonal düzenlemeyi sağlayarak, uyku kalitesinin artmasına destek olur.

Düzenli fiziksel aktivite; kalp, dolaşım, solunum sistemi, kas ve kemik sağlığını olumlu etkiler. Diğer yandan fiziksel aktivite konsantrasyon, yaratıcı düşünme, problem çözme becerisi gibi öğrenme becerilerini iyileştiren bilişsel becerilerin gelişimine de katkıda bulunur. Bu durumda düzenli fiziksel aktivite yapanların hem kassal kuvvet ve dayanıklılıkla ilgili kapasiteleri gelişirken hem de öğrenme becerilerinde de olumlu artış gözlenmektedir. Düzenli fiziksel aktivite yapmanın beyin aktivitesi ve öğrenme üzerinde olumlu etkileri olduğu artık bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle öğrencilerin derslerde ve sınavlarda yaşadığı öğrenim başarısını önemli ölçüde etkileyen; öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, konsantre olamama gibi problemlerin çözümü için de fiziksel aktivitenin destek olabileceği belirtilmektedir.

Seferihisar gibi tertemiz havası olan sahile yakın yerlerde veya yürüyüşe uygun parkurlarda açık havada yürümek, bisiklete binmek şeklinde yapılan fiziksel aktiviteler analitik düşünme, karar verme, analiz yapabilme gibi beynin odaklanarak yapabileceği aktivitelerde bilişsel fonksiyonların gelişimine yardımcı olabilecektir.

Yapılan araştırmalarda; fiziksel aktivite sırasında beynin kan akışının arttığı ve beynin dolaşımdan daha fazla oksijen aldığı bulunmuştur. Bu durum konsantrasyon, yaratıcı düşünme, problem çözme becerisi gibi bilişsel fonksiyonları olumlu etkiler.
Fiziksel aktivite, nöroplastisite denilen beyinde sinir hücreleri arasında bağlantı sayısının artması oluşumunu destekler. Ayrıca beynin farklı bölgeleri arasındaki bağlantılarda güçlenir. Sinir hücreleri arasındaki iletişimide arttırır. Beyinde sinir hücreleri arasında bağlantı sayısının artması, beyin fonksiyonlarını destekler ve özellikle yaşlılıkta görülen beyin fonksiyonlarının yavaşlamasını geciktirir. Bu demektir ki düzenli fiziksel aktivite günümüzde görülme sıklığı gittikçe artan Alzheimer, demans (bunama) gibi hastalıklara karşı da koruyucu öneme sahiptir.

Düzenli fiziksel aktivite yapmanın bir diğer avantajı da fiziksel aktivite sırasında zindelik ve mutluluk hissi veren endorfin, dopamin ve seratonin gibi hormonların salınımının artışıdır. Bu hormonlar bilişsel fonksiyonları da olumlu etkiler. Vücudun strese cevabı olarak kortizol hormonu salgılanır. Kortizol hormonunun stres düzeyini dengede tutma görevi vardır. Yüksek stres düzeyi kortizolün bilişsel fonksiyonları olumsuz etkileyebileceği anlamına gelir. Düzenli fiziksel aktivite, stresi azaltmaya yardımcı olabileceği gibi kortizol seviyesini dengelemeye katkıda bulunabilir.

Düzenli fiziksel aktivite hormonal düzenlemenin yanı sıra uyku kalitesini olumlu etkiler. İyi bir gece uykusu, bilişsel fonksiyonları oldukça olumlu etkiler. Çünkü uyku kalitesi, yaşam kalitesini belirler. Yaşam kalitesi de hem bedensel hem de bilişsel faktörlerden etkilenir. Özellikle sınavlara hazırlanan gençlerin, stresle başa çıkabilmek, odaklanarak verimli ders çalışabilmek, analitik düşünmek-karar verebilmek ve rahat bir uyku uyuyabilmek için düzenli fiziksel aktiviteye katılmaları önerilir.
Sonuç olarak, düzenli fiziksel aktivite; hem bedensel hem de bilişsel yetenekleri olumlu yönde etkileyen, stresle başa çıkmanın en önemli yollarından biridir. Yaptığımız tercihler ve alışkanlıklarımız, yaşam tarzımızı şekillendirir. Günlük rutinlerimiz, beslenme alışkanlıklarımız ve egzersiz yapma sıklığımız, uzun vadede yaşam kalitemizi etkiler. Bu nedenle bilinçli tercihler yapmak ve olumlu alışkanlıklar edinmek, sağlıklı bir yaşam için önemli ve gereklidir.

Geçmişte verdiğimiz kararlar ve oluşturduğumuz alışkanlıklar, şu anki yaşamımızı şekillendirir. Bu nedenle gelecekte hedeflediğimiz sağlıklı ve zinde yaşam için de şimdiden yatırım yapmalıyız.

Bedensel ve zihinsel sağlık için olumlu alışkanlıklar ile yaşam rutinimizi oluşturalım, düzenli fiziksel aktivite yapalım.

Devamını Oku

BESLENME ŞEKLİ, YAŞAM TARZIDIR.

0

BEĞENDİM

Fransızca diète “beslenme rejimi, perhiz” sözcüğünden alıntıdır.

Günlük kullanımda diyet dendiğinde daha çok diyet yapmak (perhiz) anlaşılır. Bu durumda diyet: hedeflenen fiziki bir görünüme kavuşmak için zihinsel hazırlıkla karar alarak yada zorunlulukla uygulanan programlar olarak karşımıza çıkar. Diyet, besin öğelerinden bir yada bir kaçının kısıtlanması ya da yoksunluğu anlamına gelir. Uygulanan diyete göre besin grupları değişse de genellikle kısıtlanan ekmek, makarna, pilav, tatlılar gibi karbonhidrat içerikli besin öğeleridir. Yasakların, kısıtlılıkların çok olduğu diyetler sürdürülebilir değildir. Örneğin çikolatayı çok seven biri hiç çikolata yemeden diyet yapmaya çalışırsa ancak belli bir süre devam edebilir. Zihindeki kısıtlılık hissi nedeniyle belli bir noktada kırılma yaşanır ve sonrasında kısıtlanan besinden çok miktarda yeme davranışı göstermesi kaçınılmazdır.

Yunanca da ise diyet; beslenme veya yaşam tarzı demektir. Diyeti, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı olarak tanımlarsak, sağlıklı ve dengeli beslenme ögelerinin içinde bulunduğu bir beslenme şeklini yaşantımıza dahil etmemiz anlamına gelir. Her besin öğesinden yeterli ve dengeli miktarda yemek, zihinsel olarak kısıtlılık hissini ortadan kaldıracak ve daha uzun süre hatta yaşam boyu sağlıklı ve dengeli beslenmenin uygulanması mümkün olacaktır.

Sağlıklı ve dengeli beslenme, yaşam tarzı haline getirilebilir. Bunun için öncelikle, beden ölçüleri veya sıkı diyetler gibi kalıplaşmış fikirlerden uzak durulması gerekir. Önemli olan sağlıklı bir beden, sağlıklı bir ruh hali ve bunların hepsinin bir bütün olması halidir.

Sağlıklı yaşam için, sağlıklı beslenmenin yanı sıra egzersiz ile desteklemek gereklidir. Harcadığımız enerjiden daha fazlasını alırsak, vücut yağ oranı artar. Harcadığımızdan daha az besinlerle enerji alırsak da vücut yağ oran azalır.

Eğer kilo vermek istiyorsanız en önemli adım, kalori açığı oluşturmaktır. Kalori açığı demek harcanan kalorinin besinlerle alınan kaloriden daha fazla olması demektir. Bu durumda kalori açığı oluşacak ve egzersiz ile de desteklediğinizde de depo yağlar enerji olarak kullanılabilecektir. Böylece vücut ağırlığında azalma görülecek, sağlıklı şekilde kilo kaybedilebilecektir. Sağlıklı kilo vermek ancak sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle kalori açığı oluşturarak mümkündür. Kilo vermek için kısa süreli yoğun diyetler sürdürülebilir değildir. Sağlıklı yaşam için izlenecek yol öncelikle sürdürülebilir, sağlıklı ve dengeli beslenme şeklinde planlanmalıdır.

Temel besin gruplarını; tahıllar, sebze grubu, meyve grubu, süt ve süt ürünleri, yumurta, et, kuru bakliyat gibi proteinler, yağlar olmak üzere başlıca altı başlık olarak ele alırsak günlük beslenmemizde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli şekilde tüketilmelidir. Güzel bir nohut yemeği (protein) yanına yoğurt (süt ürünü) ve pilav yada ekmek (tahıl grubu) bir öğünde yenebilir. Önemli olan hangi besinin hangi besin grubuna girdiğini bilmek ve besinleri bilinçli olarak seçebilmektir. Mesela patates ve makarnayı aynı öğünde tüketmemek gerekir. Çünkü aynı tür besin grubundan oldukları için sağlıklı ve dengeli bir beslenme bu besin tercihleri ile mümkün değildir. Makarnanın yanına salata veya sebze yemeği daha iyi bir alternatif olacaktır.

Sağlıklı ve dengeli beslenme; kısıtlılık düşüncesinin yerine daha küçük porsiyonlar da farklı besin gruplarının da olduğu her çeşit besinin tüketilmesi ve bu beslenme alışkanlığının sürdürülebilir olması ile mümkündür. Unutmayın mucize diyet diye bir şey yoktur. Sağlıklı ve dengeli beslenme tarzı, yaşam tarzı haline getirilerek, egzersiz ile desteklenerek ancak bu şekilde sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir.

Devamını Oku

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları

0

BEĞENDİM

Sağlıklı yaşam; fiziksel ve zihinsel sağlığı korumak ve geliştirmek, kaliteli ve uzun bir ömür için takip edilmesi gereken bir yaşam tarzıdır. Sağlıklı yaşamı oluşturan en önemli unsurlardan biri sağlıklı beslenmektir. Sağlıklı beslenmede; günlük enerji gereksinimini karşılamak için gerekli olan tüm besin gruplarını kapsayan yeterli ve dengeli beslenme yer alır.

Yeterli beslenme; vücudun işlevlerini sürdürebilmesi için besinlerle gerekli enerjinin sağlanmasıdır. Dengeli beslenme ise, bütün besin ögelerinin yaşa, cinsiyete ve aktivite düzeyine göre gereksinim kadar alınması anlamına gelir. Dengeli beslenme için gün içinde farklı öğünlerde farklı besinler tüketilmeli ve hiçbir besin grubunda aşırıya kaçılmamalıdır.

Vücut için gerekli olan, yenilmeye elverişli her türlü maddeye besin denir. İnsanların gereksinimi olan besin ögeleri: karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerdir. Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral içeriği yüksek, uygun oranda protein, yağ ve karbonhidrat içermelidir.

Büyüme ve gelişme için önemli olan proteinler: yumurta, balık, et, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal veya baklagiller, tahıllar, fındık, kabak çekirdeği, badem gibi bitkisel kaynaklı olabilir.

Yağlar margarin, tereyağ gibi doymuş yağlar ve zeytinyağı, çiçek yağı gibi doymamış yağlar olarak ikiye ayrılır. Sağlıklı beslenme için daha çok doymamış yağları tercih edilmelidir. Vücudumuzun ihtiyacından fazla alınan besinler yağ olarak depolanır. Vücudumuzdaki yağlar aynı zamanda enerji depomuzdur.

Karbonhidratlar yediğimiz besinlerde en çok bulunan besin öğeleridir. Gün içinde tükettiğimiz besin ve içeceklerle aldığımız enerjinin çoğunu (%55-60) karbonhidratlar oluşturur. Ekmek, pilav, makarna, patates en çok tüketilen karbonhidratlardır.

Yeterli ve dengeli beslenmede öncelikle beslenmenin kapsamını oluşturan karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden oluşan besin gruplarının hangi yiyeceklerde olduğunun bilinmesi ve bu gruplara göre günlük öğünlerde beslenmenin yönlendirilmesi gerekir. Özellikle evde yemek yapan ebeveynlerin besin grupları konusunda yeterli bilgiye sahip olmaları besin seçiminde ve hazırlanmasında seçici olmalarını sağlayacak ve bu ailenin beslenme alışkanlıklarını da etkileyecektir. Örneğin patatesli börek yerine pırasa, mercimekli ya da peynirli börek tercih edilebilir. Çünkü patates ve yufka, her ikisi de karbonhidrat grubu iken pırasa, vitamin ve mineral içerir, mercimek bitkisel protein, peynir de süt ürünüdür. Bu nedenle böreğin iç malzemesi değiştiğinde besin öğelerini de çeşitlendirerek daha dengeli bir öğün hazırlanabilir.

Her öğünde değişik türde besin grubu, beslenme ilkelerine uygun olarak tüketilmelidir. Sağlıklı ve dengeli bir öğün için tabakta farklı besin gruplarından besinler ve farklı renkte sebze-meyvelerin bulunmasına özen gösterilmelidir. Nohut, barbunya gibi bakliyatlardan biri veya tavuk, balık gibi et ürünlerindenbiri protein olarak tercih edilebilir. Sağlıklı ve dengeli bir öğünde: kırmızı domates, yeşil biber, turuncu havuç,yeşilliklerden oluşan rengarenk bir tabak bedenimiz için gerekli vitamin ve mineralleri sağlar aynı zamanda bağırsakların çalışması için gerekli lif kaynağını sağlar, üzerine ekleyeceğiniz zeytinyağı sağlıklı bir yağdır. Tabakta patates varsa ekmek veyamakarna tercih edilmemelidir. Ayrıca gün içinde renk renk taze meyve, sebze ve kuruyemiş tüketmek için öğünler oluşturun. Ancak abartmadan porsiyonla tüketin.

Sonuç olarak, sağlıklı yaşamın en önemli unsurlarından biri olansağlıklı beslenme, kilo kontrolünü sağlar, fiziksel ve zihinsel zindelik için de önemli rol oynar. Besin gruplarını bilerek yeterli ve dengeli şekilde farklı besin gruplarını tercih ederek sağlıklı ve dengeli beslenmeye katkıda bulunabilirsiniz. Beslenmek sadece karnınızı doyurmak için yemek değildir. Vücudunuz için gerekli besinlerin alımıdır. Bu nedenle beslenme tercihleri, sağlıklı yaşam için atılan önemli ve gerekli adımlardır.

Devamını Oku

Sağlıklı yaşam için egzersizler

0

BEĞENDİM

Sağlıklı insanların günlük rutin yaşam alışkanlıkları oluşturmaları önerilir. Günlük rutinler yaratmak günü ve yaşamı planlamayı kolaylaştırır. Sağlıklı ve zinde bir yaşam için düzenli egzersiz yaşamın içindeki rutinlerden biri olmalıdır. Egzersiz yapmak için konfor alanının dışına çıkmak ve egzersiz kazanımlarının farkında olarak düzenli şekilde devam edebilmek gerekir. Egzersizi yaşam şekli ve günlük rutin olarak düşünerek, planda kararlı olmak egzersize düzenli devam edebilmeyi sağlar. Yoksa hava şartları, canınızın sıkılması, sosyal medya gibi pek çok faktör zamanınızı alıp götürecek ve gün bitecektir.

Sağlıklı olma hali, hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyi olma halidir. Sağlıklı insanların günlük yaşam alışkanlıklarını tercihleri belirler. Ne kadar hareket ettiğiniz ya da ne kadar hareket etmeden günü geçirmiş olduğunuz bir tercihtir. Bu tercih de gelecekte kendinizi ne kadar iyi, zinde ve sağlığınızı korumak için bir nevi nasıl bir yatırım yaptığınızı gösterecektir.

Eğer düzenli egzersiz yaparsak, solunum sistemi, dolaşım sistemi, hormonal sistemin kapasiteleri artar, eğer hareketsiz yaşamı tercih edersek de, gün geçtikçe vücudun hareket kabiliyeti ve kapasiteleri daha da azalacaktır. Kadınlarda hareketsizliğe bağlı olarak basen bölgesinde yağ oranı artarken, erkeklerde özellikle göbek çevresinde yağ oranının artması (bel kalça oranının fazla olması) yani göbeğin kemerin üzerinden sarkması sağlıksız bir görüntüye işarettir ve ilerleyen süre içerisinde kalp krizi riskini arttırır.
Egzersiz, belli bir plan doğrultusunda düzenli olarak yapılan ve tekrarlanan fiziksel aktiviteler demektir. Düzenli egzersiz; kalp-damar sisteminin gelişmesine ve sağlıklı vücut ağırlığının korunmasına katkı sağlar. Diğer yandan, öğrenme sürecine olumlu katkı sağladığı gibi, kendini iyi hissetme halini de olumlu etkiler. Ayrıca düzenli egzersizin obezite, diyabet gibi kronik hastalıklardan koruyucu bir rolü olduğu da kanıtlanmıştır.

Yetişkinler için Amerikan Spor Hekimliği Derneği’nin önerdiği egzersizler; dayanıklılık ve kuvvet (direnç) egzersizleridir. Sağlığı korumak ve aktivite sırasında yorgunluk duymadan sürdürülebilmesi için yapılan egzersizlere dayanıklılık egzersizleri denir. Uzun süreli uygulanan, yürüyüş, koşu, bisiklete binme ve yüzme gibi egzersizler dayanıklılık egzersizleridir.

Aktif ve sağlıklı yaşam için önerilen dayanıklılık egzersizi haftada 150 dakika orta şiddette olmalıdır. Örneğin; haftada 5 gün, 30 dakikalık orta şiddette yürüyüş egzersizi yaparak 150 dakikayı tamamlayabilirsiniz. Peki orta şiddette egzersiz ne demektir? Orta şiddette egzersiz, yürüyüş yaparken “konuşabileceğiniz”, ancak “şarkı söyleyemeyeceğiniz” bir tempodur.

Düzenli yapılması önerilen diğer egzersiz türü ise kuvvet (direnç) egzersizidir. Kas kuvvetini geliştirmeyi hedefleyen egzersizler, haftada en az 2 defa tüm kas gruplarına yönelik olarak yapıılabilir. Kas kuvvetini geliştirmek için evinizde vücut ağırlığınızı kullanarak egzersizler yapabilirsiniz. Ya da elastik bantlar, ağırlık kullanarak da kas kuvvetinizi geliştirebilirsiniz. Kuvvet egzersizleri için hedef; bacakları, sırtı, göğsü ve kolları güçlendirmektir. Başlangıç için 8-12 tekrar ile başlayıp, 2-4 set olarak yapabilirsiniz.
Düzenli uygulanan egzersizler, dayanıklılık, kas kuvvetini artıracak, vücut yağ oranı azaltacak ve kilo kontrolü sağlayacaktır. Ayrıca vücudun duruşunu düzeltecek, sağlıklı ve zinde yaşam için fark yaratacaktır. Hayatınızda egzersiz rutini oluşturmak yaşam kalitenizi de arttıracaktır Bugün yaptığınız her şey gelecekte karşılaşacağınız sonuçlardır. Tıpkı geçmişte yaptıklarınızın sonuçlarını şu an da yaşamanız gibi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.