DOLAR

32,2079$% 0.01

EURO

35,0424% 0.08

STERLİN

40,9268£% 0.04

GRAM ALTIN

2.529,12%1,15

ÇEYREK ALTIN

4.103,00%1,84

BİTCOİN

2154243฿%-0.45567

İzmir AÇIK 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Prof. Dr. Mehmet Karaçuka

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka

19 Mayıs 2024 Pazar

İzmir futbolunda Göztepe dominasyonu

0

BEĞENDİM

İzmir futbolunda Göztepe dominasyonu

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka yazdı…

Nereden nereye ve Göztepe yeniden Süperlig’de.

Pazar günü bir şölen havasında ligin son maçını oynayan ve şampiyonluk töreni yapan Göztepe, İzmir’de yine bir heyecan fırtınası yarattı. Son haftalarda sürekli kapalı gişe oynayan takım artık İzmir’in en önemli markası oldu. Maç biletleri karaborsaya düşen, başka şehirlerden maçlarına gelinen, diğer takım taraftarlarınının da tribün atmosferini deneyimlemek için maçlara girmeye çalıştığı bir kulüp oldu artık.

Şüphesiz bu günlere kolay gelinmedi. Altınbaşlar, Yeni Asır’lar, amatör ligler ve Mehmet Sepil ile tekrar küllerinden doğan bir efsane. Artık kulüp yönetimi İngiltere merkezli Sport Republic şirketinde ve belkide ülkemizin en verimli doğrudan yabancı yatırımı oldu. Futbola bilimsel ve uzun dönemli bakan bu yönetim, tek adam kulüp başkanlarından çok farklı bir vizyona sahip.

İzmir’de futbol çok sevilir ve irili ufaklı bir çok İzmir takımı alt liglerde mücadele vermektedir. Birbirleriyle ezeli rakip olan bu kulüpler şehrin temsilciliğini de rekabetten öte onur meselesi olarak görür. Bu ezeli rakipler artık çok alt liglerde kalmışlar ve yönetim olarak da pek ümit vaad etmektedir. Göztepe artık İzmir’in tek umudu olmuş ve ezeli rekabette diğer İzmir takımlarının çok önüne geçmiştir. Bu süreç böyle devam ederse yeni nesil İzmirliler, İstanbul takımlarına mahkum kalmayacaktır.

Toplumun kendi şehrine aidiyet duygusu bir bölgenin gelişimi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Göztepe bu konuda İzmir için önemli bir şans. Aidiyet duygusu gelişmiş bir toplum yerel değerlerine, yerel ekonomisine ve kentine sahip çıkar. Birbirine saygı, sevgi ve güven duyar. İzmir’in ve Göztepe’nin çok daha fazla gündem olacağı yeni bir döneme giriyoruz. Bu da İzmirlilerin kent bilincine büyük katkı sunacaktır. Umarız yerel siyasetçiler, iş insanları ve İzmir halkı bunun önemini idrak ederler.

Devamını Oku

Orhanlı Köyü direnişi ve toprağın önemi

1

BEĞENDİM

Orhanlı Köyü direnişi ve toprağın önemi

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka yazdı…

Orhanlı köyü son zamanlarda sıkça gündeme gelmekte ve kendi halinde huzur içinde yaşayan bu köyün sakinleri istemedikleri halde medyanın spot ışıkları kalmakta. Tek dertleri var bu köy sakinlerinin. Havasına, suyuna ve toprağına dokunulmaması. Köyün yaşam alanlarının talan edilmemesi yani bir çeşit öz savunma mücadelesini uzun süredir yürütüyorlar. Bunu da tek başlarına, hiç bir kurum ve kuruluştan destek almadan yapıyorlar.

Önce JES projeleri gündeme geldi. İş makinaları dahi köye yerleşti. Ancak köy halkı direndi, büyük bir hukuk mücadelesi verdi ve kazandı. Tabi şimdilik. Çünkü bakanlığın JES inadı tekrar gündeme geliyor. JES’leri, Aydın Germencik’teki ova köylerine verdiği zararı gören ve bilenler, Orhanlı Köyü’nün bu mücadelesinin hakkını verecektir.

Son haftalarda ise konu hobi bahçeleri gündeme geldi. Orhanlı’da büyük araziler küçük parçalara hisse ile bölünüp satılıyor. Peki sonra ne oluyor dersiniz hobi bahçesi adında oralara tiny house’lar yerleştirilerek ikamete açılıyor. Peki neden Orhanlı halkı buna karşı çıkıyor? Bunun çok çeşitli nedenleri var.

Her şeyden önce bu tiny house’lar tarım arazileri üzerinde kaçak yapılaşmaya neden oluyor. Tarımsal topraklar konusunda ülkemizin kısıtlı imkanları var. Çağımızın en stratejik sektörü olan tarımda dışa bağımlılığımız hızla artıyor ve kanunlara rağmen bu kaçak yapılaşmanın önüne geçilemiyor. Ülkemizde kaçak yapılaşma sıklıkla gelen imar aflarıyla yasal hale gelebiliyor. Bu da köylerimizin hobi bahçeleri aracılığıyla talan edilmesi anlamına geliyor. Hobi bahçeleri ve tiny house sistemi sadece üstünde bulunduğu toprağa zarar vermiyor geniş bir arazideki tarımsal verimliliği etkiliyor. Atık ve çöpler bütün köyün eko sistemine olumsuz yansıyor.

Bir ülkede imar planları yapılmasının temel nedeni toprağın korunması, gelişigüzel çarpık yapılaşmanın önlenmesi, altyapı yatırımlarının etkinliğinin sağlanması ve çevre-insan ilişkilerinin düzene sokulmasıdır. İmar planlarının dışında her bir yapılaşma kaçaktır ve kamu idareleri tarafından gereği yapılmalıdır. Bir konuta plaka takıp, bu ev değil römork demek en basit deyişle hile-i şeriyedir. Devletimizin kurumlarının bu çarpık anlayışa artık sur demesinin zamanı çoktan gelmiştir.

Devamını Oku

Seferihisar Tokihisar oluyor

0

BEĞENDİM

Seferihisar Tokihisar oluyor

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka yazdı…

Barınma ve konut sorunu toplumların temel olarak çözmesi gereken konuların başında geliyor. Her insanın temel ihtiyaçlarının en önemlisi olan barınma ihtiyacı, çağdaş yaşamla birlikte kentlerde toplanan nüfusun nasıl uyum içinde yaşayacağı problemini de beraberinde getiriyor.

Kamu idaresi, bu sorunu çözmek için özellikle Avrupa’da sosyal konut girişimlerinde bulunmakta ve dar gelirli vatandaşlarına barınma ihtiyacını karşılayabilmeleri için destek vermektedir. Bu yönüyle kamunun konut sektöründe hizmet vermesi ve daha da önemlisi bu piyasaları regüle etmesi kuşkusuz toplumsal refahın sağlanması için son derece önemlidir.

Ancak genel olarak ülkemizdeki kentleşme süreci büyük bir plansızlık örneği göstermektedir. Ülke nüfusunun çok büyük bir bölümü Ege ve Marmara kıyılarında toplanırken, buralardaki şehirler nefes almadı zor beton kentler haline gelmiştir. Kanımca bu bölgelerde artık daha fazla konut yapılarak, nüfusun artışına destek vermemek gerekir. Artık İstanbul ve İzmir doğal büyüklüklerinin çok ötesine gelmiştir.

Seferihisarımız’da son yıllarda genişleyen imar alanları ve gelen göçten farklı olarak önümüzdeki aylarda TOKİ’lerin ikamete başlamasıyla kitlesel bir göçle karşılaşacağız. 1000 konutluk birinci etap bitmiş ve 500 konutluk ikinci etap da bitmek üzeredir. Ortalama hane büyüklüğü 4 kişi olarak alırsak bunun anlamı 53 bin olan nüfusun kısa sürede yüzde 10’dan fazla artmasıdır. İşin ilginç yanı 3. etap olarak da 1000 konut daha planlanmaktadır.

Bu yeni nüfusun doğal kaynaklarımıza yani tarıma, suya, çevreye getireceği yük ortadadır. Bir anda yüzde 10 nüfus artışı Seferihisar’ın kaldırabileceği bir yük müdür? Yollarımız, otoparklarımız, çarşımız, pazarımız bu yükü kaldırabilecek mi büyük bir soru işareti.

Doğal kaynaklara, suya, elektriğe ve trafiğe getireceği yükün yanında ilçemizin demografik yapısı da değişecektir. Yeni konutlara gelen göçün büyük kısmı İzmir ve Ege bölgesi dışından olacağı beklenmektedir. Bu süreçte kültürel hassasiyetlerimizden siyasi dinamiklere ve partilerin oy oranlarına ve bizim için çok önemli olan yaşam tarzlarımızın da değişime uğraması imkan dahilindedir.

Devamını Oku

Göztepe Altyapı Tesisleri Seferihisar’da olmalı

0

BEĞENDİM

Göztepe Altyapı Tesisleri Seferihisar’da olmalı

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka yazdı…

İzmir’in ve Türkiye’nin önde gelen spor kulüplerinden olan Göztepe SK, uzunca bir süredir alt yapı ve akademi tesisleri için Torbalı’daki arazinin sorunlarıyla uğraşıyor. İlçemizde de önemli bir taraftar desteğine sahip olan Göztepe’mizin alt yapı tesisleri planları, bir spor akademisini de içeriyor. Çocuklar ve gençlerin hem eğitim hayatını hem de spor kariyerlerini beraber devam ettirecekleri bu tesisler uzun süredir Torbalı Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında içinden çıkılamayan bir sorunlar yumağına dönüşmüş durumda.

Bu tesislerin Seferihisar’da yapılması durumunda hem kulübün hem de ilçemizin önemli kazanımları söz konusu. Her şeyden önce, böyle geniş boyutlu bir spor akademisi çocuklarımızın gelişimi, uyuşturucu ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzak durması, iyi birey ve iyi vatandaş olarak yetişmesine büyük katkı sağlar. Çocuklar ve gençler sporun birleştirici ve dayanışmacı ruhunu yakından teneffüs ederek kişisel gelişimlerini gerçekleştirirler.

En az bunun kadar önemli bir diğer konu ise Seferihisar’ın marka değeri yaratma zorunluluğudur. Göztepe SK, İzmir’in en büyük sivil toplum örgütü olmasının yanı sıra, en değerli markasıdır. Güzelyalı ile özdeşleşen bu marka, Seferihisar’ın da marka değerini artıracaktır. Coğrafi konumu ve ulaşım olanaklarıyla, Gürsel Aksel Stadına ve Urla’daki tesislere yakınlığıyla da Seferihisar bu konuda çok daha avantajlı konumda yer almakta.

İlçemize hem sportif anlamda hem de marka değeri anlamında büyük katkısı olacak böyle bir tesisin kazandırılmasında, Seferihisar Belediyesi’nin inisiyatif alması hem ilçemizdeki hem de tüm İzmir’deki Göztepelileri çok sevindirecektir.

Devamını Oku

Ekonomik krizin faturasını kim ödeyecek?

1

BEĞENDİM

Ekonomik krizin faturasını kim ödeyecek?

Prof. Dr. Mehmet Karaçuka yazdı…

Ülke ekonomisinde uzun süredir işler yolunda gitmiyor. Yaklaşık 10 yıldır kişi başı düşen milli gelirde bir artış yok hatta uluslararası sıralamada geriye düşmüşüz. Enflasyon sorunlu ölçümlere göre yaklaşık yüzde 70 seviyelerinde. Gençler arasında ve eğitimli kesimde işsizlik büyük sorun.

Bu sorunlarla baş edebilmek için seçimden önceki ekonomi yönetiminin çeşitli nedenlerle düşürdüğü faiz oranlarını yeni ekonomi yönetimi iş başına geldiğinden beri sürekli artırıyor. Faiz oranlarındaki bu artış reel kesime iki yönlü etkide bulunuyor. Birincisi yatırımların finansmanı pahalanıyor ve bu da reel kesimde yatırımları negatif etkiliyor. İkincisi ise işletmeler artık sermayelerini yatırıma dönüştürmek yerine daha çok getirisi olan mevduata yönlendiriyor. Dolayısıyla faizler hem ikame hem de gelir etkisiyle yatırımların önünde önemli bir engel oluşturuyor.
İşletmeler için yatırımların durması işçileri de etkiliyor. Emeğe olan talep azalıyor ve reel ücretler düşüyor. Enflasyonun bu denli yüksek olduğu ekonomide maaşlarda artış yapılamıyor. Asgari ücret geçmiş dönemlerde yılda iki defa artarken artık yıl ortası artış düşünülmüyor. Emekli maaşlarının durumu siyasete bile yeni yön çiziyor.
Şüphesiz bu acı reçeteye toplum olarak maruz kalmamızın temel nedeni karşılaştığımız enflasyon sorunu. Enflasyonist bir ekonomi çok büyük sorunları beraberinde getiriyor. Piyasa ekonomisinin temelindeki gücü oluşturan fiyat mekanizmasının düzgün çalışmaması toplumun üretim güçlerine büyük bir sorun teşkil ediyor.

Bu beladan kurtulmak için fedakarlık gerekiyor ancak enflasyonun düşmesinde faiz artırmak tek ve kesin çözüm müdür? Maalesef değildir. Kamu maliye politikasının bu konuda üstüne düşeni yapması gerekir. Aksi halde yaptığımız fedakarlıklar boşa gider. Kamuda gereksiz harcamaların bitirilmesi ve bütçede açıkların kapatılması bu mücadelenin olmazsa olmaz kuralıdır. Bütçe açıkları devam ettikçe bu önünde sonunda para basmaya gider ve enflasyon daha da artar. Bütçe açıklarının sosyal devlet uygulamalarından taviz vermeden kapanması da mümkündür. Dolayısıyla kamu maliyesi bu mücadelede elini taşın altına koymalıdır. Ancak bu o kadar da kolay değildir. Kamu bürokrasisi doğal olarak sadece ülkemizde değil tüm dünyada maksimum bütçe ister. Ayrıca ülkemizde bürokrasinin siyasi gücü sandığımızdan çok daha fazladır.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.