Seferihisar Emlak

Bu ülkede ‘örgüt’ ve ‘örgütlenme’ kavramları yıllarca öcü gibi görüldü. Örgütlenmeden söz eden, örgütlü güce destek veren aydınlar ‘aykırı isimler’ olarak nitelendirildi, oradan oraya sürüldü.

Oysa örgüt, aynı amaç doğrultusunda çalışanların güçlerini birleştirmesinden başka bir şey değildi. Her örgütçü; terörist, anarşist, vatan haini anlamına gelmiyordu.

Tarımda, çalışma hayatında, eğitimde, sağlıkta örgütlenmeyi, bir arada olmayı savunanlar, sürüle sürüle, fire vere vere bu anlayışlarını öylesine yücelttiler ki Türkiye Cumhuriyeti devleti, sonunda işçi sendikalarının yanı sıra memur sendikaları ile de masaya oturmak zorunda kaldı. Hatta örgütlü gücün önemi öylesine arttı ki bakanlıklar, hibe kredilerde, prim ödemelerinde tek muhatap olarak birlikleri, örgütlü güçleri kabul etmeye mecbur oldular. Örgütsüz kalanlar, ne prim alabildi ne hibe…

O zor yıllarda en hızlı örgütlenenler ise; başta öğretmenler ve gazeteciler olmak üzere aydınlardı.

SEFERİHİSAR ZİNCİRE KATILDI

Seferihisar yıllarca bu örgütlenme anlayışının dışında kaldı. Yine de Çorumlular Derneği, Bitlisliler Derneği, Yozgatlılar Derneği gibi hemşeri örgütlenmeleri ile bu konuda farklı bir yol izlendi. Ne zaman ki Seferihisar Belediye Başkanlığına Tunç Soyer seçildi. Seferihisar da Mandalina Birliği, Hıdırlık Kalkınma Kooperatifi, Sığacık ve üretici pazarları ile birlikte, hareketin, güçleri birleştirmenin meyvelerini toplamaya başladı.

Tunç Soyer ile gelen bu örgütlü anlayış, ne yazık ki basın sektörüne pek yansımadı. Mustafa Karabulut’un 40 yıllık yerel basın mücadelesi, özellikle seçim öncelerinde ortaya çıkan naylon gazeteler ve çıkar uğruna bir siyasi görüşe angaje olan veya ayakta kalabilmek için bir siyasi görüşün peşine takılan gazeteciler yüzünden zaman zaman sekteye uğradı.

GAZETECİLER GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ

Son iki yılda ise mucizevi işler oldu. Yeni Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, yerel basına inanılmaz ölçüde kucak açtı. Hamit Nişancı, yıllar önce köprüleri attığı gazetecilerle dost oldu.

AK Parti ve CHP ilçe teşkilatlarına kendileriyle ve çevreyle barışık yöneticiler geldi. Bunun sonucunda da Seferihisarlı gazeteciler, Seferihisar Gazeteciler Derneği’ni kurarak örgütlü güce katıldı. Medya alanında faaliyet gösteren bazı isimlerin sudan bahanelerle şimdilik bu oluşumun dışında kalması hiçbir şey ifade etmiyor.

Örgütlü güç öylesine bir seldir ki kırıntılarla uğraşmaz, onları kıyıya savuruverir. O kırıntılar da bir süre sonra sel sularına katılmak zorunda kalır.

İşte bu selin yaratıcıları, genç gazeteciler, şimdi mesleğin duayenlerini Seferihisar’da buluşturarak profesyonelliğe adım atıyorlar. Düzenledikleri Gazetecilik Okulu bu açıdan son derece önemlidir. Yürekten inanıyorum ki; Seferihisar’ın geleceğinde bu kardeşlerimizin çok önemli rolleri olacaktır.