Seferihisar Emlak

Tüm dünyayı etkileyen korona esareti, neredeyse bir yıla yaklaştı. Zengin fakir, kız erkek, yaşlı genç demeden hepimiz bu esaretten payımızı aldık… Halen de virüse yakalanmama veya kurtulma umudu ile çırpınan birer esiriz.

Öte yandan hayat devam ediyor. Evden maske ile çıkarak, en sevdiklerimizden bile uzak durarak, yığınla dezenfektan, sabun kullanarak bu illetten kaçmaya çalışıyoruz.

İşin bir de ekonomi boyutu var.

Şu anda ‘Maaşımız yetersiz’ , ‘Geçinemiyoruz’ diye haykıran memurlar, emekliler veya diğer bordrolular, inanın içinde bulunduğumuz ortamın en şanslılarısınız. Buna bir öğretmen emeklisi olarak ben de dahilim… Yeterli de olsa yetersiz de olsa aydan aya elimize sabit bir para geçiyor.

Diğer tarafta ise siftah yapmadan dükkanını kapatan, bir sipariş alabilmek için gözünü telefonundan ayırmayan esnaf, aylardır kontaklarını çalıştıramayan servisçiler, minibüsçüler var. Berberi, kuaförü, müzisyeni, kahvecisi, emlakçısı, kurumundan maaşını alamayan emekçiler, işsizler aynı durumda… Çok sayıda çaresiz; elektrik, su, doğalgaz faturasını avucunda sıkıştırıp kara kara nasıl ödeme yapacağını düşünüyor.

TARİHİ BİR GÖREV

İyi günde de kötü günde de dostlarına sırt çevirmeyen Seferihisarlılar olarak şimdi tarihi bir görevle karşı karşıyayız.

Gün; ilçe esnafımıza, zor durumda olanlara sahip çıkma, onlarla dayanışma içinde olma günüdür.

Partisi, dünya görüşü, hayat felsefesi ne olursa olsun birbirimizle kol kanat germe, dayanışma gösterme zamanıdır.

Gelin, şu dönemde alışverişler konusunda İzmir il merkezini unutalım. AVM’leri, indirim kampanyalarını, reklamların tüketim çağrılarını bir yana bırakalım.

Ayakkabımızı, giysimizi, gıda ürünlerimizi zincir mağazalardan değil mahallemizdeki, çarşımızdaki esnaf kardeşlerimizden karşılayalım. Şu veya bu nedenle bize soğuk gelen, bir sebeple dükkanının önünden bile geçmediğimiz kasaba, manava, bakkala kırgınlığı bırakalım, içinde bulunduğumuz şartlarda onların el uzatanı olalım. Biraz daha fedakarlık yaparak bu akşam evde yemek yapmayalım, bir köfteciye, bir pideciye, bir çorbacıya, bir büfeciye paket siparişi vererek dayanışmaya bir tutan tuz olalım.

Bunu yapmak zor değil.

Yeter ki biraz empati yapalım… Geçmişte kendimizin de şu veya bu şekilde zorluklar yaşadığını hatırlayalım, aynı havayı soluyan, aynı suyu içen, aynı pazarı paylaşan, aynı kutsallara sarılan, aynı coğrafyada yaşayan insanlar olduğumuzu fark ederek dosta düşmana Seferihisarlılık dayanışmasını gösterelim.

Son Güncelleme : 27 Aralık 2020 17:32