Seferihisar Emlak

Ustalarımız bize gazeteciliğin temelinin kuşkuya dayandığını öğrettiler. ‘’Bizim meslek olaylara farklı açıdan bakmayı gerektirir…’’ dediler.

Mesleğe ilk adımları attığımız yıllarda ustalarımızın bu sözleri kulaklarımıza küpe oldu.

Özellikle de rahmetli hocam Şevket Özçelik; ‘’Her gün geçtiğiniz sokak aynı sokak değildir… Her sabah oradan geçerken bir değişikliği görmeniz gerekir… Her değişiklik de bir haberdir. O değişimi göremiyorsanız gazeteci sayılmazsınız’’ derdi.

Tabi sokak örneğini verirken oradaki insan hareketlerine vurgu yapardı…

Bu yüzden tetikçi olmayan, etrafına tek pencereden bakmayan bir gazeteci olarak yıllardır olaylara hep sorgulayarak yaklaşır, ‘’Acaba…’’ sorusuna cevap ararım…

Bu girişin ardından, gelelim son kuşkumuza…

MERCEDESLİ GARİBANLAR

TOKİ Seferihisar’da yapılacak bin konutun hak sahiplerini belirlemek için bir kur’a çekimi yaptı… Kur’a da noter huzurunda gerçekleştirildi. Usulde itiraz edilecek bir konu yok…

Ancak , ‘Acaba’ dedirten bir durum var.

Birincisi; kur’a sonucunda sevinen Seferihisarlıların sayısı parmakla sayılacak kadar az…

İkincisi; bizim bildiğimiz TOKİ, dar gelirlileri ev sahibi yapar…

Ama Seferihisar’daki kur’a çekiminden sonra ilçeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, ayrıca çekilişe BMW, Mercedes, Nissan Qashqai gibi son model araçlarla gelen ve kur’ada kazananların sevincine tanık olunca, ‘’Bunlar mı gariban?… Bunlar mı dar gelirli?… Acaba burada bir fırıldak mı döndü?’’ diye düşünmeden edemedik.

Ve karar verdik; İstanbul seçimini kaybeden siyasetçinin ifadesiyle, ‘’Burada ne olduğunu bilmiyoruz ama mutlaka bir şeyler oldu’’ diye düşünüyoruz…

Biz kuşkulandık, araştırması, incelemesi ilgililere kalmış…

İZTAŞIT DİYE BİR GARABET

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren belediye otobüslerinin Seferihisar ayağında uygulama sonlandırıldı ve İZTAŞIT diye bir garabet başlatıldı… Yani taşıma işi kamudan alındı bir kooperatife verildi.

Ama dolmuşçu mantığıyla yürütülmeye çalışılan bu kamu hizmeti, Seferihisarlıları burunlarından solutuyor…

Çünkü belediye otobüsü şoföründeki nezaket burada pek yok…

Zaten belediye otobüsü havası da yok…

İkincisi 65 yaşlılara tanınan bir hak resmen gasp edilmiş.

Adam Erzurum’dan gelmiş.. Seferihisar’da memur olan oğluna veya kızına misafir olacak….

Uygulama başlarken Cumhurbaşkanı, ‘’Nüfus cüzdanını veya geçerli kimliğini gösteren 65 yaş üstü vatandaşlar, belediyelerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanacak’’ demişti… Ona güvenmiş yaşlı misafirimiz… Ama İZTAŞIT şoförü dikleniyor…. ‘’Nüfus cüzdanı geçmez. Git amca KONAK’taki bürodan kart çıkart gel…’’

Şoför haklı… Sonuçta altındaki araç belediye aracı değil kooperatif bünyesinde faaliyet gösteren özel teşebbüs malı. Yolcu başına belediyeden para alacak…

Vatandaş da haklı… 40 yılda bir İzmir’e gelmiş… Bir iki gün sonra memleketine dönecek… İsyan ediyor. ‘’Ben ne bilirim Konak’ı… O zaman büyükşehir belediyelerinin ilçelerle ulaşımı sağlama mecburiyeti nereye gitti. Cumhurbaşkanının sözü burada geçmiyor mu’’ diye soruyor.

Konu sadece F.Altay-Seferihisar arasını ilgilendirmiyor…. İlçenin mahalle bağlantılarında da aynı şey geçerli…

Üstelik uygulamanın pilot olduğu, bir süre sonra tüm ilçelere yayılacağı açıklandı…

Aferin…

AK Parti, Binali Yıldırım ve Nihat Zeybekci gibi ağır topları ile İzmir’i alamadı…. Bu saçma sapan uygulamalarınızla sıradan bir isimle bile olsa önünde sonunda İzmir’i vereceksiniz…

Gazeteci yaklaşımıyla, ‘’Bu kadar tepki çeken bir uygulamanın altında ne yatıyor acaba’’ diye sorguluyorum…

‘’Halka yönelik hizmetlerde kılı kırk yaran Tunç Soyer’in minibüsçüler kooperatifine diyet borcu mu var ki bu garabete geçit verdi’’ diye düşünüyorum ama cevap bulamıyorum…

Daha fazla soruya gerek yok…

En iyisi ben susayım, garabeti başlatanlar, gidip Seferihisarlı, Orhanlılı, Ürkmezli, Doğanbeyli, Ulamışlı vatandaşları dinlesinler de bir an önce bu saçmalığın farkına varsınlar…