Seferihisar Emlak

ASYA YAŞARİKİZ / YENİ HABER – C vitamini deposu olan mandalina hasadına bir kaç ay kaldı. Uçak Kardeşler Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ile bu yılki mandalina hasadını konuştuk.

Üreticiler bu yılki mandalina hasadından umutlu mu?

Mandalina rekoltesi maalesef geçen yıla göre oldukça düşük. Bu nedenle üreticilerimizin bu sene için çok umutlu olduğunu söyleyemiyorum. Tabii ki her bahçe birbirinden farklı sonuçlar verebilir. Bahçenin yaşına, bakımına, kullanılan gübre ve ilaca göre her üreticimizin rekolte beklentisi birbirinden farklı olacaktır.

Ancak bölge geneline baktığımızda; Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünün bu yıl Temmuz ayında yaptığı rekolte çalışmasına göre; Narenciyede Ege Bölgesi rekoltesi bu sene,  geçen sezona göre 72 bin ton gerileyerek 361 bin 478 ton olarak tahmin ediliyor. Bu gerilemenin sebebi sadece iklim ve ürün ile ilgili değil maalesef. Turunçgil yetiştiriciliği yapılan bölgelerde turizm sektöründeki yapılaşma ve üreticilerimizin girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle bahçe sayılarının azalması da rekolte kaybında önemli bir yer almaktadır.

Bölgede ağırlıklı olarak yetiştirilen Satsuma mandarininde 2021 sezonu üretiminde bir önceki yıla göre yaklaşık olarak Aydın %18, Muğla %25, İzmir %29 ve Balıkesir’de ise %21‘e kadar bir verim azalışı tespit edilmiştir. Bu duruma sebep olarak Nisan ve Mayıs aylarındaki çiçek açma döneminde sıcaklık düşüşleri gösterilmektedir. Bunun yanında özellikle ağaçların meyve tutumunun az olması nedeniyle kalın kabuk meyve oluşumu daha fazla olacağı tahmin edilmektedir. Diğer mandarin çeşitlerinde de durum aynı şekildedir.

“ZOR BİR YIL OLACAK”

2021 yılı mandalina rekoltesi beklentiniz nedir, üreticileri ve ihracatçıları nasıl bir yıl bekliyor?

Mandarin’de Ege Bölgesinde 2019 ‘da 122 bin ton, 2020 ‘de 154 ton gibi rekolteler söz konusu iken 2021 yılı beklentisi 114 bin ton tahmin edilmektedir.

Üreticilerimiz ve ihracatçılarımızı düşük rekolte nedeni ile zor bir yıl beklemektedir. Ancak yine Enstitünün çalışmasına göre meyve kalitesinin iyi olması, üretici ve ihracatçılarımız için teselli kaynağı olmuştur. Mandarin kesimine artık iki aydan az bir zaman kalmıştır. Hasat başladığında sonuçları hep birlikte göreceğiz. İnşallah tüm üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için bereketli ve hayırlı bir sezon olur.

“TALEP ÇOK REKOLTE DÜŞÜK”

C vitamini deposu olan mandalinaya pandemi döneminde ilgi arttı mı? Yurt dışından talep var mı ?

Kesinlikle evet, gerek yurt dışı gerekse yurt içi pazarda mandarin ve tüm narenciye ürünlerine talep artmış durumdadır. Aslında sadece narenciye değil doğal tüm ürünlere talep oldukça artmıştır.

Bunun en önemli nedeni ise pandemi ile; İnsan sağlığı için gerekli doğal vitamin ve minerallerin doğal besinler ile alınması gerektiğini insanların tekrar anlamasıdır. Gelişen teknoloji ve yaşam şartları ile doğayı, tarımı, meyve ve sebzeyi unutan veya önemsememeye başlayan insanlar, pandemi ile tekrar asıllarına rücu etmişler ve tarımın, bahçenin ve meyve-sebzenin önemini tekrar anlamışlardır.

2021 ‘de talebin yüksek olmasını bekliyor ve umut ediyoruz. Düşük rekolteye rağmen kaliteli ürün üretmeyi başarabilirsek, rekolte kaybından dolayı yaşanacak zararların önüne geçebileceğimizi düşünüyorum.

ÜRETİCİYE DÜŞEN GÖREV

Hasadına çok az bir süre kalan Mandalina hakkında söyleyecekleriniz özellikle üretici ve ihracatçılara iletmek istediğiniz konular nelerdir?

2021 rekolte tahminlerine göre; portakal 2020’de 206 bin 534 tondan 2021’de 184 bin 992 tona, mandarin 2020’de 154 bin 243 tondan 2021’de 114 bin tona, limon 2020’de 67 bin 666 tondan 2021’de 57 bin 541’e, greyfurt 5 bin 205 tondan 4 bin 492 tona geriledi.

Bu rakamlara baktığımızda üreticilerimizin gelir kayıplarını en aza indirmesi ve ihracatçılarımızın ve ithalatçı firmaların kaliteli ürün taleplerini karşılayabilmesi için hasadın başlayacağı güne kadar bahçelerin çok iyi kontrol edilmesi önem arz etmektedir. Özellikle Unlu bit ve Akdeniz meyve sineği zararlılarına karşı çok iyi önlemler alınmalıdır.

İKLİM KRİZİ FAKTÖRÜ 

Üreticiler için büyük bir risk olan Akdeniz meyve sineğine karşı nasıl bir yol izlenmeli?

Akdeniz meyve sineği, üreticilerimizin bir yıllık emeklerini birkaç gün içinde yok edebilecek bir zararlı. Sektörümüz bakımından, geçmiş yıllarda bu zararlının neden olduğu çok ciddi zararlar yaşadık. 2018 yılında Rusya’nın Akdeniz meyve sineği görüldüğü iddiası ile 500 tonun üzerinde mandarinimizi geri göndermesi bunlardan birisi.

Hasada 1,5-2 ay kala kendisini gösteren ve etkisi, zararı çok yüksek olan Akdeniz meyve sineği için alınacak önlemler zor gibi görünen ama son derece basit önlemler. Öncelikle, bahçelerimizde zararlının konukçusu olabileceği yere düşmüş veya dalında çürük, çatlak, bozuk meyve olmamalıdır. Bu tip çürük, çatlak ve bozuk meyveleri bahçemizden toplayıp çöp torbalarının içerisine koyduktan sonra ağzı bağlanarak uygun olan çöp alanlarına atmalıyız. Eylül ayının ilk 2 haftasında, çevre ve insan sağlığı bakımından en etkili ve en yaygın mücadele yöntemi olan biyoteknik mücadele tuzaklarını asmaya başlamalıyız. Geçmiş yıllarda başarısını gördüğümüz tuzakları bu yıl daha etkin kullanmalıyız. Devletimizin Akdeniz meyve sineği ile mücadelede kullanılan ürüne ruhsatlı tuzaklar için de desteği oluğunu da belirtmek isterim.

Bu canlı uçabilen ve kısa sürelerde yüzlerce metreyi aşabilen, ömrü boyunca 300 kadar yumurta bırakarak hızlı bir şekilde popülasyonunu artıran bir canlı. Bu da zararlı ile mücadelenin bireysel ya da bir bahçede yapılmasının mümkün olmadığını yapılsa bile başarı şansının düşük olduğunu ortaya koyuyor. Bir üreticimiz kendi bahçesinde ne kadar önlem alırsa alsın komşu bahçesi önlem almadıysa bu zararlıya karşı mücadelede yapabileceği fazla bir şey yok. Bu nedenle üreticilerimizin topyekün mücadele etmesi önem arz etmektedir.

Her geçen gün artarak daha fazla hissettiğimiz küresel iklim değişikliğinin etkisi sadece narenciyede değil, pek çok üründe hissedilmektedir. Bu yıl 10-20 gün arasında bütün ürünlerde gecikme var. Mevsimlerin sıcaklık ve yağış normalleri değişiyor. 2021 yılı için kullanılacak dünya kaynaklarını Temmuz ayı itibariyle tükettik. Dünyayı korumak artık bir varoluş meselesi haline gelmeye başladı.