Seferihisar Emlak

Gazetecilik yaşamım boyunca yapılması gereken hizmetlerin ‘ALTIN ÇAĞ’, ‘DEVRİM’ , ‘BEYAZ SAYFA’ abartılmasını ve –cek, cak- edebiyatını hiç sevemedim. Belediyelerin, zaten yapması gereken işleri yerine getirmelerine zafer nidalarıyla ve alkışla yaklaşamadım. Bu işlerin zaten yapılması gerekmiyor mu?

Fırıcının ekmeğini çıkarması, kasabın hayvanını doğraması, turizmcinin konuğunu ağırlaması, çiftçinin tarlasını ekip biçmesi nasıl olağan iş ise belediyelerin yol yapması, içme suyu borularını döşemesi de bana göre olağandır. Bu yüzden manşetimizdeki ‘altın çağ’ ifadesi beni fazla etkilemedi.

AMBARDA DANE VAR MI DANE

‘Cek cak’ konusuna da sıcak bakamadım hiçbir zaman… Seçim öncesinde genel siyasette yüksek perdeden atılan cek, caklı vaatler bu zamana kadar yerine getirilmediği emeklilikte yaşa takılanlar, 3600 ek gösterge bekleyenler, seçim geçeli aylari yıllar oldu, hala umut rüyaları görüyorlar. Bu yüzden yerel siyasetin –yapılacak, edilecek, ihale aşamasına gelindi, projesi açıklandı- türünden açıklamaları benim karnımı doyurmuyor. Ben ambardaki daneye bakıyorum… Somut olarak ne yapıldı, ne yapılıyor?

Stadyum tepeden tırnağa yenilenmişse; ‘Güzel olmuş ellerine sağlık’ der geçerim.

Caddelere taş döşenmişse; ‘’Bu hizmet, kenar mahallere kadar da giderse iyi olur’ der, yürümeme bakarım.

Seferihisar’ın yolları yapılıyormuş, yapılacak tabi ki… Bugüne kadar yapılmaması kabahat. İçme suyu boruları değiştirilecekmiş… Eh eski başkanların yanı sıra Hamit Nişancı ve Tunç Soyer’in ikişer dönemden 20 yıl süren başkanlıkları döneminde değiştirilmeyen borular, yarım asır sonra artık değişsin gari…

SİYASETTEKİ YUMUŞAMAYI DESTEKLERİM

Seferihisar siyasetinde kardeşlik rüzgarı esmesini ise yürekten desteklerim… Keşke o rüzgar seçim öncesinde de esse, Ankara’da da kendini gösterse… Liderler ve milletvekilleri birbirlerine itici, ötekileştirici bakmasa… Milleti de birbirine düşman yapmasa…

İşte o zaman Türkiye çok daha güzel çok daha yaşanır bir ülke olacaktır.